Reklamı Kapat

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti

Geçen gün sosyal medyada bir paylaşıma denk geldim. Fatih Sondaj Gemisi ile birlikte Akdeniz’de bulunan Barbaros Hayreddin Paşa Sismik Araştırma gemisinin mürettebatı Güney Kıbrıs tarafından telsizle uyarılıyordu. Türk mürettebat ise bu uyarılara Mehter Marşı dinleterek cevap veriyordu. Tabi bu tepki herkes gibi beni de çok mutlu etti. Ancak yeterli bir tepki mi idi o konuda emin olamadım. Sözlü olarak da bir şeyler söylendi mi, paylaşılmadığı için onu da göremedim. Sanki bir şeyler söylense ve zamanın o diliminde tarihe not düşülse daha mı iyi olurdu diye düşünmeden edemedim. Çünkü Rum tarafının telsizin ucundaki yetkilisi İngilizce yaptığı konuşmasında “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin haklarının ihlal edildiğinden dem vuruyordu. Bizim mürettebatımız da keşke “Kıbrıs’ta iki devlet var. Adanın tamamını siz temsil etmiyorsunuz. Sizin Doğu Akdeniz’de ne kadar hakkınız varsa KKTC’nin de en az o kadar hakkı var. Biz de Türkiye olarak garantörlükten doğan haklarımızı kullanırken sizden izin alacak değiliz” diyerek onların konuştuğu dilden ve anlayacakları tondan gerekçeleriyle cevap vermiş olsaydı. Çünkü bence sorunun nirengi noktası tam da burası. Bugün hem ABD, hem de AB Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlığını aynen telsizin diğer tarafındaki sesin gerekçelerinde olduğu gibi “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin haklarına müdahale olarak görüyor. Şimdi çemberi daha da daraltmaya çalışıyorlar. Türk tarafını tamamen işin dışında tutacak adımları sıklaştırmak istiyorlar. Amerika’nın Noble ve Exxon Mobil, Fransa’nın Total ve İtalya’nın ENI şirketleri Güney Kıbrıs ile mesailerine çoktan başladılar bile. Hatta geçtiğimiz Cuma günü ajanslara düşen haberlere göre bütün itirazlara rağmen Kıbrıs Rum Yönetimi 12. parselden doğalgaz çıkarılması için Amerikan Noble şirketiyle anlaşmış. Toplam süre 18 yıl olarak öngörülmüş ve Rumlar sonuçta 9 milyar dolar gelir elde etmeyi planlıyorlarmış. İsrail, Mısır ve GKRK arasında yapılan görüşmeler neticesinde boru hatlarının döşenmesi dahil yol haritası ve kar paylaşımı meselesi de halledilmiş. Yani yaşananlar, öteden beri bağıra bağıra geliyorum diyen tehlikeyi daha da belirgin bir hale getirmeye başladı. Diğer taraftan tam da bu gelişmelerin ortasında ABD ile Güney Kıbrıslı yetkililer arasında “ABD’nin Rumlara uyguladığı silah ambargosunun kaldırılması” konusunun da tartışıldığını duyuyoruz. Suriye’deki varlığı ve PYD’ye verdiği silah desteği ile “Suriye’nin toprak bütünlüğünün” önündeki en büyük engel olarak duran ABD’nin, Akdeniz’deki varlığı ise doğrudan KKTC’yi tehdit etmeye başlamış durumdadır. Fransa bile Güney’de üs kurarken, garantör ülke Türkiye Kuzey’deki askeri varlığını daha da güçlendirecek adımları bir an önce atmalıdır. Kuzey Kıbrıs bu zamana kadar gereken bedeli fazlasıyla ödemiştir. Bu saatten sonra yapılacak hiçbir görüşmede asker sayısının azaltılması, garantörlük haklarının tartışılması veya başka şekillere evirilmesi gibi şartlar asla dikkate alınmamalıdır. BM’nin de son zamanlarda açıkça Yunanistan’ın tezlerine yakın açıklamalar yapması da tehlikenin boyutlarını gözler önüne sermektedir. Ayrıca Kıbrıs Türkiye’nin diğer dış politik sorunlarını konuşurken pazarlık konusu da yapılamaz. İki devletli çözüm, acabası olmayan yegane çözümdür. Bunun dışındaki her seçenek son tahlilde Kuzey Kıbrıs’a kaybettirmek üzerine kurgulanmış demektir. Tam bağımsız bir devlet olarak KKTC olmazsa olmazdır. Bu hedef de bu gerçeğe tepeden tırnağa inanmakla olur.

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Veyiszade - Tamda inanacak bir iktidar vsr ortada.Gene sahnede ayrı, arkada ayrı cambazlık yapmasalar bu iş şimdiye çoktan halledilmişti.Allah bu milleti korusun.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Haziran 07:19

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?