Başlama Devrimi

Başlasaydık başlardık belki ama başlamadık diyor. Neden başlamadın! Buna kızdım böyle oldu şunu beğenmedim şöyle oldu diye devam ediyor. Kızmışlık veya beğenmemişlik başlamayı engellemekten başka ne kazandırdı peki. Kocaman bir hiç! Kader belki de diyerek yaygın rahatlama yöntemlerinden birini seçerek başlamayı yine erteliyor. Oysa başlamak lazım. Önemli olan başlamaktır. Nereden başlandığı sonra düşünülebilir. Nasıl başlanacağı sonra tartılabilir. Niye başlandığı sonra yargılanabilir. Şunu şöyle yapsaydım daha iyi olurdu bunu böyle yapmasaydım daha verimli gelişebilirdi aşağı inseydim engebe düzelirdi yukarı çıksaydım yokuş kalmazdı önerileri sonra değerlendirilebilir. Peki, ne yapılması gerekir?

Ne yapılması gerekir sorusu sorulmamalıdır. Herhangi bir soru sorulmamalıdır. Soruları şöyle bir kenara çekelim. Çektik mi? Tamam! Sorudan kurtulana kadar soru sormamaya çalışılmalı. Öyle sorulmayacak ki soru kalmayacak ortada. Herhangi bir şey sormadan herhangi bir şey sormadığı görülecek. Temizlendi mi etraf? Temizlendi sayılır. Sayılmamalı! Çok iyi bir şekilde temizlenmeli. Herhangi bir soru kalmayana kadar iyice sorulmamalıdır. Sorulmayacak bir şey kalmayıncaya kadar sorulmayacak. Sıfır olacak. Sıfırlanacak. Sıfır derecesine inilecek. Veya çıkılacak. Sıfır mı sıfır!

Herhangi bir cevap da aranmamalıdır. Cevap aramaya çıkılırsa her şey koca koca cevap olup üzerine üzerine gelmeye başlayacaktır. Cevapları kökten söküp bırakalım şuraya. Bıraktık mı? Hah evet! Cevaptan kurtulana kadar cevap aranmayacak. Öyle aranmayacak ki cevap gelip kapıya dayansa bile yüz verilmeyecek. Ben seni aramıyorum kardeşim denilecek örneğin. Cevap öyle aranmayacak ki cevabın kendisi çekip gidene kadar aranmayacak. Cevap cevapsızlaşana kadar cevap aranmayacak. Cevap cevapsızlaşana kadar cevap olacak. Kendi kendini bitirene kadar beklenecek. Şimdi her şey biraz dümdüz mü? Birazı da atalım. Şimdi her şey dümdüz mü? Dümdüz!

Ayağa kalkıp eller güzelce yıkanmalıdır. Bu olmadı. Önce lavaboya gidip musluktan su akacak şekilde musluk çevrilmelidir. Çevirdik mi? Oh ne güzel su akıyor musluktan. Olabilir musluktan su güzel de akabilir kötü de hiç de akmayabilir. Ama akan musluk bulunmalı. Suyun güzel akışı değil musluğu açanı ilgilendiren. Musluğu açmış suyun akıyor olmasıdır. Bu noktada suyun güzelliği bile ilgilendirmez. Neden? Musluğu açan güzelce ellerini yıkayacak da ondan. Ama temizliği ilgilendirir. Su temiz olmalıdır. Suyun temiz olduğu gibi niyetin de temiz olması gerekir. Temiz niyet temiz sudan önce gelir. Şimdi niyet nerden çıktı? Güzel fiiller güzel niyetle başlar. Ama konumuz niyet değil başlamak! Niyetsiz başlanır mı? Başlanır.

Başlangıç olarak niyet etmeden direkt ayağa kalkmak lazımdır. Oturuluyorsa önce ayağa kalkılacak. Ayağa kalkılmışsa önce yürünecek. Yürüyelim bir. Yürüdük. Yürüyelim. Lavaboda musluğu açalım. Açtık. İşte şimdi başlamanın başındayızdır. Niyet edelim. Hatta niyet etmeden ellerimizi suyun altına tutalım ki başlamanın fiilinden vazgeçmeyelim. Çünkü şeytan o köşede bekliyor nefis bu köşede bekliyor. Niye bekliyor? Başlama diye bekliyor! Niyet edelim. Euzübillahimineşşeytanirracim. Bismillâhirrahmânirrahim! İftitah. Allah-u ekber!

İnsanın kendi devrimine ihtiyacı var!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?