Reklamı Kapat

Kalplere yapılan sefer: Fetih

Geride bıraktığımız Mayıs ayı bize hep fethi hatırlatır. Fethin üzerinde çok konuşuldu ve daha çok da konuşulur. Ama şu bir gerçek ki, fetih bir Müslüman için bir sorumluluktur. Bu yüzden fethi anlamak önemlidir. Kalplerin İslam’a açılmasını sağlamak fethin asli anlamını bize verir. Fethi savaş için yapılan seferle ilişkilendirmeden önce kalplere yapılan seferle izah etmeliyiz. Ancak bu şekilde fethin insanlık için karşılığını bulabiliriz. Fethin nihai sonucu, kalplere dokunmasıyla amacını bulur.

Bir toprağın fethi üzerinde kurulan askeri ya da siyasi hâkimiyetle değil, kalplerde sağlanan itminan ile gerçekleşir. Yani fetih toprağın ele geçirilmesi değil, kalplere nüfuz edilmesidir. Bunun için fethe muhatap coğrafyada dört temel değerin hâkim olması zaruridir. Bu değerleri emniyet, hürriyet, adalet ve merhamet olarak sıralayabiliriz.    

Eğer bir toprağa sahip olmuşsanız, o toprak üzerinde yaşayan insanlara güven duygusunu vermelisiniz. Bu insanlarla aranızdaki engellerin kalkması için size güvenmeleri gerekir. İnsanlar her şeyden önce canının, malının ve neslinin korunmasını ister. Bu çok temel bir hak ve taleptir. Bu fıtri talebin yerine getirilmesi insanların kalbinde size olan güveni sağlayacaktır.

Aynı şekilde insanlar onurlarıyla yaşamak ister. İnsan onurunu koruyan en önemli değer hürriyettir. Sahip olduğunuz topraklarda yaşayan insanlara hürriyet ortamı sağladığınız sürece o insanlar sizinle yaşamaktan razı olurlar. Bu rıza kalpleri size karşı yumuşatacaktır.

Bir Müslüman’ın temel sorumluluğu nerede ve hangi şart altında olursa olsun adaleti tesis etmektir. Sahip olduğunuz topraklarda adaleti tesis edebiliyorsanız, orada yaşayan insanlar bu toprakları sizinle birlikte sahiplenirler. Ortak bir aidiyet oluşturur. Bu ise o insanlarla ortak paylaşımı ve kalbi birlikteliği getirir.

Yine fethin amacına ulaşması için gerekli olan diğer bir değer merhamettir. Merhametli davranıldığında orada mukim insanlar başkalarından önce sizi tercih ederler. Kardinal külahının yerine Müslüman sarığının tercih edilmesinin sebebi burada yatmaktadır. Merhametli yaklaşım size olan hissiyatı güzelleştirir ve kalplerin açılmasını sağlar

Tarihimizdeki fetihlerde bunun örneklerini görebiliyoruz. Mesela Mekke’nin fethinde Efendimizin ilk yaptığı duyuru “evinde olan güvendedir” olmuştur. Aynı şeyi Kudüs’ün fethinde de görüyoruz, İstanbul’un fethinde de. Fethedilen topraklarda yaşayanlar için ilk önce can ve mal güvenliğinin sağlanması, din ve inanışlarına müdahale edilmemesi, adaletin yerleşmesi için hukuk sisteminin tesis edilmesi ve herkese merhametle muamele edilmesidir.

Fetihler, sahip olunan topraklarda hâkim kılınan bu değerlerle gerçekleşmiştir. Fethedilen coğrafyada yaşayan insanların kalbine bu değerlerle bir yol açılmış ve bu yoldan ilerleyerek tevhit ve adalet sancağı o insanların kalplerine dikilmiştir.

Tam bunun karşısında nerede emniyet yerini kaosa, hürriyet yerini baskı ve tahakküme, adalet yerini haksızlık ve zulme, merhamet yerini gaddarlığa bırakmışsa orada fetihten değil işgalden söz ediyoruz demektir. Çünkü fetih kalpleri diriltmek için yapılırken işgal kalpleri öldürmek için yapılır. İşgalin nihai amacı toprağı ele geçirmekken, fethin amacı toprağın üzerinde yaşayan insanların kalbine dokunmaktır.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?