Reklamı Kapat

S-400 bahane, maksat Türkiye’yi kuşatmak

Çevremizde bunca yaşananlara ve özellikle de ABD’nin birtakım bahanelerle ülkemizi köşeye sıkıştırma hamlelerine daha ne zamana kadar tahammül edilecek bilinmez ama yapılanların tahammül sınırını aştığını söylemek abartma olmaz sanıyorum. ABD’nin çevremizi sarma hareketi önce Irak’ın işgali ile başladı. Ardından Suriye ve özellikle de Suriye’nin kuzeyinde yapılanlar, ardından Doğu Akdeniz’de yaşananlar, bu arada Ege’de sahnelenen Türkiye düşmanlığını dışa vuran söylem ve atılan adımlar ve şimdi de ABD’nin Yunanistan’ın Türkiye’ye 60 kilometre mesafedeki liman kenti Dedeağaç’a 700 zırhlı araç ve 2 bin asker sevk etmesi sanıyorum dostça hamleler olarak düşünülemez. Yani olayların geçmişi hatırlanmaz sadece bugün söylenenlere bakılırsa sanki Türkiye’nin Rusya’dan almak için anlaştığı S-400 füze sistemleri bahane olarak gösteriliyor. Bunun içindir ki, parası ödenmiş F-35 uçaklarının verilmeyeceği, hatta NATO’daki durumumuzun gözden geçirileceği bile ileri sürülüyor. Hâlbuki bunca gelişmenin ardından bizim NATO ile ilişkilerimizi gözden geçirmemiz gerekmez mi?

Meseleye özellikle Suriye boyutu üzerinden bakacak olsak bile ABD’nin Türkiye’nin çıkarlarından çok Rusya’nın çıkarlarına uygun davrandığı, bunun yanında Suriye’ye yönelik operasyon başlatıldığında gerekçe olarak ileri sürülen Suriye’nin özgürleştirilmesi ve Esad’ın iş başından uzaklaştırılması iddiaları da aradan geçen 8 yılda görüldü ki, bu söylenenler sadece dünyayı kandırmaya yönelikmiş. Çünkü Suriye’de Esad işbaşından uzaklaştırılmadığı gibi, iç muhalefete karşı direnmesini sağlayacak destekler ABD ve Rusya tarafından veriliyor. Görünüşte Esad’a Rusya destek veriyor, ABD karşı konumunu koruyor. Görünüş bu ama gerçek hiç de böyle değil. Çünkü Suriye konusunda ABD ile Rusya arasında bir çıkar çatışması görünmüyor. Onlar sadece birbirlerine destek veriyorlar. Bu arada, Türkiye köşeye sıkıştırılmaya çalışılıyor. Bunun nasıl olduğu da açıkça görülüyor.

Esad yönetiminin İdlib’e yönelik saldırıları, bombardıman ile sivillerin katledilmesi karşısında ABD’den ciddi bir tepki geldi mi? Hatta Esad’a yönelik ciddi bir eleştiri bile gelmedi. Belli ki, ABD, Rusya ve İsrail bölgenin geleceği konusunda açıklanmamış gizli bir mutabakat içindeler. Bu mutabakatın içeriğini öncelikli olarak ABD ve Rusya’nın Suriye’deki konumlarını güçlendirmek, bunun ardından bölgede Irk’tan sonra Suriye’de de bir özerk bölge oluşturmak, böylece İsrail’in Büyük İsrail hedefinin önünü açmak ve böyle bir gelişmeye bölgede karşı çıkabilecek güçlü bir ülke bırakmamak oluşturuyor. Bu planın adını da ABD geçmişte Büyük Ortadoğu Projesi olarak ilan etti. Planın ikinci boyutu da yine ABD tarafından Yüzyılın Anlaşması olarak ilan edildi. Böylece İsrail’in mevcut konumu güçlendirilerek Büyük İsrail Projesi’nin önü açılacak.

Tüm bu gerçekleri yıllardan beri her fırsatta hatırlatıyoruz. Ne yazık ki, ne bölge ülkeleri ne de İslam dünyası bir birlik oluşturamıyor. Yapılan bazı açıklamalar ile sanki karşı tavır sergilenmiş oluyor. Bu açıklamalar da dikkate alınmıyor. Belli ki Suriye’de Esad yönetimi bu projelerin kendi payına düşen bölümüne destek vermek konusunda taahhütte bulunmuş, karşılığı olarak iktidarını korumak sözünü de almış olabilir. İktidarda kalabilmek adına Haçlı-Siyonist ittifakının projelerine destek verenlerin ileride bir kenara atılıvereceklerini görmeleri gerekiyor. Bizi en çok bu gelişmelerin Türkiye boyutu, ülkemizin ısrarlı bir şekilde kuşatılmakta oluşu ilgilendiriyor. Bu kuşatmayı kırmak için öncelikli olarak içeride el ele verilmesi, bir takım hesaplar uğruna kamplaşmaları körüklememek gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?