Reklamı Kapat

Tevhit -2-

İnsanlar bu anlamda hüküm/kanun koyma hakkına sahip değillerdir. Hilafet, ilahi mesajla insanların yönetilmesine nezarettir. Yoksa hududu aşarak, aykırı hüküm koymak değildir. Rububiyet ihlali en çok hukuk/siyaset alanında ortaya çıkıyor.

Peygamberler Allah-u Teala’nınrububiyetini reddeden tağutlarla mücadele etmişlerdir. Hüküm, egemenlik Allah-u Teala’nın olsun, kullara kulluk edilmesin mücadelesini vermişler zulme/şirke itirazla adalet ve tevhit için cihat etmişlerdir. Hz. İbrahim (a.s.) Nemrut’la, Hz. Musa (a.s.) Firavun’la tevhit/adalet mücadelesini yapmışlar, Son Elçi (s.a.v.) de zamanının cahiliyye kurulu şirk düzenine karşı tevhit/adalet mücadelesini vermiştir.

Peygamberler siyaseti en ideal anlamda -dünyalık beklemeksizin- tevhit/adalet ve insanlara hizmet için yapıyorlardı. Zulme, şirke karşı adalet ve tevhit mücadelesi... Onun için karşılarına zalim hükümdarlar çıkıyor, tevhidi önlemeye çalışıyorlardı. İslam’da ilk farklılaşmalar siyasi görüş/imamet ihtilafı ile ortaya çıkmıştı. Ve çatışma nedenlerinden birisiydi. Zalimler İslami siyaseti/dinimizi en büyük tehdit/tehlike, düşman görüyorlardı. Firavun: “Bırakın Musa’yı öldüreyim. Siyasi düzenimizi bozmak istiyor, müfsittir” diyordu. “Yaratan, rızıklandıran dünya işlerine karışmasın, söz/egemenlik benim olsun” düşüncesindeydi... Halkını da tevhidi de bölerek, parçalayarak, bir kısmını yok sayarak zulmünü sürdürüyordu.

İblis de Rabbimizin Hz. Adem’le ilgili emrine karşı itiraz edip, karşı sözle görüş ileri sürdüğünden cennetten kovuldu, lanetlendi. Aykırı görüş ve hükümlerin babası iblis oldu. Sınav hikmetiyle insanların tağutlaşmalarına izin veriliyor. Ve insanların düşmanı olarak doğru yolun üzerinde durup, müminleri sağa, sola saptırarak düşmanlığını sürdürmektedir. Böylece iki hizip oluşmuştur: Hizbullah, hizbüşşeytan... Mücadele de bunlar arasında değil mi?

İnsanlar dünyada Allah-u Teala’nın rızasına, hükümlerine/emir ve yasaklarına riayet ederek ve tağutları rab edinmekten, şeytana uymaktan kaçınarak yaşayacak (Al-i İmran/102), bununla denenecekler. Ya İslami hayat veya gayri İslami hayat tercihlerimiz, gücümüz ve sorumluluğumuz var.

Tevhidin zıddı şirk en büyük zulüm (Lokman/13). Allah-u Teala’nın insanlar üzerindeki rububiyet hak ve yetkilerine haddini aşarak müdahale ile hevaya, tağuta, nefse, şeytana kölelik etmektir. Şirki af dışında tutmuş Rabbimiz. Başka günahları dilerse affediyor. Şirk daha çok rububiyette ortaya çıkıyor. Hükümdarlar, insanlara tahakküm etmek için, tevhidimizin rububiyet yönünü gizlemeye, örtmeye, yok saymaya büyük özen gösterirler. Egemenlik iddiasıyla insanlara zulmederler. Laik, seküler hukuk da bunun için üretilmiş, uydurulmuştur. Rab, yaratan, yöneten, yaşatan, düzenleyen, emir ve yasak koyan anlamlarında...

-İmanın alametleri: Namaz, vefa, eminlik/güvenirlik, temizlik, merhamet/sevgi, Allah için sevmek ve buğzetmek, O’nun sevdiklerini sevmek, düşmanlarına düşman olmak, en çok Allah’ı ve Resulünü sevmek, ilim, cihat, zikir, infak, doğruluk, sünnete ittiba, İslam şiarına saygılı olmak, emanetlere riayet etmek...

-Şirk imanı bitirir, amelleri boşa çıkarır. İman ile ilgili esaslarda değişiklik olmamıştır. Hukukta/şeriatta değişiklikler olagelmiş ve Kur’an’la tamamlanmış ve sonlanmıştır.

İmanın sahih olmasının şartları:

İmanda şek, şüphe etmemek (Hucurat/15), imanda tecezzi (bölünme) olmamak, imana şirk bulaştırmamak (Lokman/13, En’am/82, Tevbe/31, Nisa/136, Al-i İmran/102, Muhammed/7,9). Yeis halinde iman olmaz (Firavun boğulurken). İmanda samimi olmak (Hucurat/15). “Eğer Allah’ın dinine yardım ederseniz O (c.c.) da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar” (Muhammed/7). Allah’ın indirdiğini beğenmek (Muhammed/9) “Tağutlar reddedilmeden iman sıhhatli olmaz” (Mevdudi). Gaybı ancak Allah-u Teala bilir. Haramları haram, helalleri de helal kabul etmek: Allah’tan umut kesmemek. Azabından emin olmamak. Ahdinde/sözünde vefalı olmak. Allah-u Teala’nın sevdiklerini sevmek, sevmediklerini de sevmemek (hubbufillah, buğzufillah) Allah için sevmek, Allah için buğzetmek. İmanda artma veya eksilme olmamak.

Amelde noksan imam edinilir; itikatta noksan imam edinilmez. Allah’ın sevdiklerini sevmemek, sevmediklerini sevmek imansız gitmenin nedenlerindendir. Evliyalık taslamak imansız gitmenin nedenlerindendir. Bir sözle (tevhit) Müslüman olunur; bir sözle küfre sapılabilir. “İman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız” (s.a.v.).

Şirk ile ilgili ayetlerden birkaçı:

“Şirkin en büyük zulüm olduğu” (Lokman/13), “şirkin affedilmeyeceği” (Nisa/116), “Cinlerin ve insanların ancak Allah’a kulluk için yaratıldığı” (Zariyat/56), “Allah-u Teala’ya kulluk edip, tağuttan kaçınmamız” (Nahl/36), “İki ilah edinmememiz” (Nahl/51), “Tağutu reddedip, Allah’a imanetmemiz” (Bakara/256), “Allah’ı bırakıp da kullarını (hahamlar, rahipler, Meryem oğlu İsa...) rab edinmememiz (Tevbe/31), “Çoğunluğun Allah’a şirk koşarak inandığı” (Yusuf/106), “Şeytana tapmamamız, onun bize düşman olduğu” (Yasin,60), “Nefsimizin hırsını (heva) ilah edinmememiz” (Casiye/23), “Allah ile birlikte başka bir ilaha tapmamamız” (Zariyat/51), “Allah ile birlikte başka bir şeye tapmamamız” (Cin/18), “İmanlarımıza zulüm (şirk) bulaştırmamamız” (En’am/82) vurgulanmaktadır.

Merhum Mevdudi:”Bir kimse tağutu reddetmeden imanı sahih olmaz. Çünkü tağutlar Allah’ın dinine alternatif din koyarlar ve itaat isterler. Tevbe/31’in tefsirinde Efendimiz (s.a.v.) “haham ve rahiplerin dine aykırı emir ve yasaklarına uyulmasının, onları rabb edinmek olduğunu” beyan buyurmuştur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bahaddin Elçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?