Beğenmediğin taş, yarar baş

Zoraki de ve eksik de olsa 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın 100. yılı münasebetiyle liderlerin bir araya gelmeleri, birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu açısından çok önemlidir. Ülkemizin buna çok ihtiyacı vardı. Bundan ötürü teşekkür etmekle birlikte, daha geniş katılımlı “liderler zirvesi” yapılması temennimiz ve arzumuzdur.

Umarız ki 23 Haziran İstanbul büyükşehir belediye seçimlerini bahane ederek liderler ağızlarını bozmazlar.

“Aslında seçimin tekrarına ne gerek vardı?” diye soranlara AKP kanadı gayet mantıklı(!) cevaplar veriyor. “Oylar çalındı” diyorlar. “Hırsız var” diyorlar. Kim bu hırsız peki? Sizin tuttuğunuz bekçi. Yani malınıza bir bekçi tutuyorsunuz, sonra da “bu bekçi hırsız” diyorsunuz. Peki, şahitleriniz var mı? Var. Kaç tane? 11 tane. Bunların dördü hırsızlık olduğuna inanmıyor, diğer yedisi de aslında inanmıyor da, inanmış gibi görünüyor. Bekçiye ceza var mı? Yok. Cezayı millet çekecek.

Binali Bey’in tespiti daha enteresan. Sandık kurulu seçmenin yüzüne bakıyormuş. AKP’ye oy vereceğini anlayınca büyükşehir pusulasını vermiyormuş. Bu trajikomediye gülsek mi, ağlasak mı? Biz gülüyoruz, ağlanacak halimize. İşte bu zihniyet, bu anlayış bu ülkeyi yıllardır yönetiyor. Neden enflasyon bu durumda? Neden işsizlik had safhada? Neden ekonomik kriz bitmiyor? Neden Milli Eğitim düzelmiyor? Neden şahsiyetli bir dış politikamız yok? İşte bütün bu soruların cevabı bu zihniyet, bu anlayış değil mi? Birileri sanki kulağıma fısıldıyor. Bunlar da gerçeğin böyle olmadığını biliyor, resmen sizinle alay ediyor, dalga geçiyorlar. Yani toplumu koyun gibi güdüyorlar. Helal olsun. Çoban Sülo bile bu kadar güdememişti. Bu toplum buna layıksa, siz haklısınız. Ne demeli?

Bu arada Sayın Melih Gökçek’in geçen günlerde yapmış olduğu beyanatı manidar bulduk. Saadet Partililere “kardeşim” diye söz ediyorlar. Şimdiye kadar PKK ile itham ediyorlardı. Seçim çalışmaları esnasında bayrakları toplama, yasaklama, salon vermeme, hatta fiili saldırılar bile yaparken bu kardeşlik neredeydi? Buna denize düşerken yılana sarılmak denir. Saadet Partililer her zaman her yerde samimiyet ister. Seçim kazanma, günü kurtarma politikalarına asla tevessül etmez. 31 Mart seçimlerinde, “Saadet Partisi’nin İstanbul’da adayı yok” demiştiniz. Ama sonra bir baktınız ki varmış. Hatta aldığı oyla da kaybettirildiğinizi düşündünüz. Atalarımızın bir sözü vardı: “Beğenmediğin taş, yarar baş.” Bu demek oluyor ki kimseyi hafife almayacaksınız. Dostunuzu sadece dar gününüzde değil, geniş gününüzde de hatırlayacaksınız. Yoksa insana “günaydın” derler Sayın Gökçek.

“Dağ odur ki üzerinde kar ola.

Bülbül odur ki ötüşünde zar ola.

Dost odur ki dar gününüzde yar ola.

Geniş günde düşman bile yar olur...”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Şeyhmüslüm - AKP zihniyeti bu işte. Her şey menfaat için. Menfaat için FETÖ/HDP/PKK/PYD ile işbirliği yapmadılarmı. Zinayı suç olmaktan çıkarmadılarmı, Aileyi yıkan yasayı çıkarmadılarmı, İstanbul Sözleşmesini yapmadılarmı. Önce PKK ye göz yumup 24 haziranda seçimi kaybedip tek başına iktidar alamayınca memleketi savaş alanına çevirmedilermi...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 22 Mayıs 11:05

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?