Kötülükler ile Mücadele ve Saadet

Bismillahirrahmanirrahim;

Hamdımız âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Cenab-ı Allah’adır. Salâtımız ve selamımız ise Peygamberimiz, âli ve sahabeleri içindir.

Kötülükler ile mücadele etmek önemli bir Müslümanlık görevidir. Kimi çevrelerin inatla hâlâ Saadet Partisi düşmanlığı yapması, zanna ve taassuba dayanan ithamlarına devam etmesi, bu konunun tekraren ele alınmasını zorunlu hale getirmiştir. Allah Teâlâ İslam dinini insanlığa lüzumsuz olarak ikram etmemiştir. İslam, haktır ve batılı düzeniyle birlikte etkisiz hale getirmek, yerine barış ve adalet düzenini ikame etmek için gönderilmiştir. Bakara suresi 193. Ayette ilahi emir şöyledir: “Fitne (zulüm ve batıl uygulamalar) tamamen yok edilinceye ve din (yaşanan düzen) de yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla harp edin. Şayet harbe son verirlerse, artık zalimlerden başkasına yoktur.” Kötülüklerle mücadele etmek, Müslümanlığın şiarındandır. Müslüman; İslam’ın, emredici hükümleri gereği, kötülüğün her çeşidi ile mücadele eden kimsedir. Bu görev ihmal edildiği zaman, Müslümanlar, helak edici musibetlere uğrar. Müslümanlar bu görevi, tek başına değil, kuracakları bir teşkilat altında bir araya gelerek yapmak zorundadırlar. Böylelikle organize olup, insanları hayra çağırırlar, iyilik düzenini emrederler, kötülük düzeni ile de mücadele ederler. Müslümanlar bu üç görevi yapmak için ümmet olurlar. Ümmet olmak, tek bir lider etrafında toplanarak faaliyette bulunmak ve böylece insanlara önderlik yapmak demektir. Bu, namaz gibi, oruç gibi farz bir görevdir. Ve bu farz, yerine getirilmesi gereken ilk farzdır. İslam’da tefrika haramdır. İttifak; batıl bir dava için değil, İslam için olur. Rum Suresi 31 ve 32. ayetlerinde bize yolumuz gösterilmiştir: “Allah’a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O’na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kabullendikleri (görüş) ile sevinip böbürlenmektedir.” Burada İslam’da ittifak edin, Allah’ın emir ve yasaklarını çiğnemeyin, görevlerinizi kâmil manada yerine getirin deniliyor. İslam’ı usul ve fıkıh olarak bilenler, yolu batıl toplulukların işlediği günahlara ortak olmak istemezler. Bu bir şuurdur. Bu konuyla ilgili olarak Mücadele suresinin 22. ayeti, temel Müslümanlık tavrını ortaya koymaktadır: “Allah'a ve ahirete iman eden bir toplumun, Allah'a ve Resulüne karşı kanun koyanlarla; velev ki bunlar babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları da olsa, dostluk edip seviştiklerini göremezsin. İşte onların kalbine Allah, iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir. Onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedi kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar Hizbullah, (Allah'ın tarafında) olanlardır. İyi bilin ki, kurtuluşa erecek olanlar da sadece Hizbullah (Allah'ın tarafında) olanlardır.” Bir şeytanın taraftarları var. Bir de bu ayette ifade edilen Allah'ın taraftarları var. Eğer şeytanın ve şeytanlaşmış insanların koyduğu kurallar benim¬senir ve o doğrultuda hareket edilirse, Allah korusun şeytanın tarafında yer almış olunur. Müslümanların bu hususu dikkate almaları gerekir.

ESASA BAĞLI KALMAK

Kötülükler ile mücadele etmek, bir Müslümanlık esası ise, bu esasa bütün Müslümanların sadakat göstermesi gerekir. Faiz bir kötülüktür. Bu kötülükle mücadele etmek Müslümanlar üzerine farz bir görev değil midir? İçki, kumar, zina ve benzeri şeyler birer kötülükse, bu kötülüklerle mücadele etmek Müslümanlık görevi değil midir? Materyalist eğitim bir kötülükse, bu kötülükle mücadele etmek gerekmez mi? AB’yi medeniyet projesi olarak benimsemek bir kötülük ise, bununla mücadele etmek gerekir. ABD ve İsrail stratejik ortaklığı girişimi bir kötülük ise, bu kötülük ile mücadele etmek gerekir. İsraf ve yolsuzluk bir kötülük ise bunlara karşı tavır almak gerekir. 2019 yılı bütçesine 117 milyar faiz gideri konması bir kötülük ise, bu kötülük konusunda duyarlı olmak gerekmez mi? Yalan konuşmak bir kötülüktür. Bu kötülükle mücadele etmek inancın gereğidir. Bu ve benzeri kötülüklerle sadece Saadet Partisi mücadele ediyor. İktidarın yürüttüğü kötülükleri Saadet Partisi’nin dile getiriyor olması, ülkemiz için büyük bir kazançtır. Saadet Partisi, sadece yanlışları söylemiyor. Yapılması gereken doğruları da bir teklif olarak sunuyor. Saadet Partisi, bunu yaparken sadece Allah rızası için yapmanın niyetini taşıyor. Saadet Partisi’ni, AK Parti eksenli olarak değerlendirmek ve itham etmek hakkaniyete uymaz. Bu Saadet Partisi’ni ve 50 yıllık Milli Görüş davasını tanımamak anlamına gelir. Saadet Partisi gücün değil hakkın yanındadır.

MİLLİ GÖRÜŞ

Milli Görüş; Dicle kenarında bir kurt koyunu yese, yarın Allah onu benden sorar diyen Hz Ömer’in şuurudur. Şam valisine, “İşittim ki bir saray yaptırıyormuşsun, eğer kesenden yaptırıyorsan israf ediyorsun, yok eğer bütçeden yaptırıyorsan ihanet ediyorsun” diyebilen Ebu Zer’lerin hidayetidir.

Milli Görüş; Milli Nizam Partisi’nin kuruluşunda Erbakan Hocamızın millete seslenişindeki heyecandır. "Aziz milletimiz! Bugün, daima Hakk’a bağlılıkta, Hakk’ı tutmakta, iyiyi destekleyici, kötüyü men edici hüviyetiyle insanlık tarihinin en ulvi mahreki üzerinde yürüyen Büyük Milletimizin çeşitli tesirlerle kendi yolundan saptırılması gayretlerinin hüküm sürdüğü oldukça uzun bir devreden sonra, yeniden ulvi ve şanlı tarihi yörüngesi üzerine oturtulması için füzelerin ateşlendiği gündür. Milli Nizam Partisi; milletimizi karışık ve karanlık devrelerden sonra aydınlığa götürecek, onu parlak tarihi yörüngesi üzerine yeniden oturtmak için ateşlenen güçlü füzedir. Bugün bu füzenin ateşlendiği gündür. Bugün bu mutlu gündür. Bütün milletimize uğurlu ve hayırlı olsun; ey daima Hakk’ı tutmak, iyiyi sağlamak ve kötüyü men etmek yolunda bulunmak üzere seçilmiş mümtaz ve aziz milletimiz!" Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?