Kudüs'ten Farklı Notlar (2)

 KUDÜS

Mirasımız Derneği'nin organize ettiği 'Mescid-i Aksa'da İftar Sofrası' programı çerçevesinde birkaç gündür Kudüs'teyim. Kudüs izlenimlerimi aktarmaya devam ediyorum;

* İşgalci İsrail'de askerlik kadınlara da mecburi.

* Kudüs bir İslam toprağı, elbette parçalanamaz. Ama Doğu Kudüs'ü Batı Kudüs'ten ayıran sadece bir tramvay yolu.

* Mahalli seçimlerde Kudüs'te Müslümanlar oy kullanamıyor. Zira vatandaş değiller...

* Kadın belediye otobüs şoförü oldukça yaygın Kudüs'te...

* Tünellerde araçlara hız sınırı yok.

* Kudüs'te sık sık önümüze çıkan fotoğraf, yüksek yüksek duvarlar...

* 60'a yakın yeni yerleşim bölgesi var. Burada yapılmak istenen bölgeleri izole etmek... Daha sonra da boşalan alanlara yeni Yahudi işgal alanları açmak...

* 6 milyon Filistinli kamplarda yaşıyor.

* Filistin'de sanayi yok. El Halil'in üzüm bağları meşhur. Kudüs’ten El Halil'e giderken yol boyu uzanan üzüm bağları dikkat çekiyor.

* El Halil'de yeni Yahudi işgal bölgeleri... Beton mikserleri her yerde... Her yer inşaat. İş makineleri, dozerler... Sen senin olana sahip çıkmazsan, senden olmayan düşman senin olana çöker!

* Batı Şeria'nın nüfusu 5 milyona yakın. Mülteci kampları dikkat çekiyor. Kendi topraklarında, kendi vatanlarında mülteci konumunda Filistinliler. Filistinlilerin evi Kudüs'te ama El Halil'de mülteci durumundalar. Son derece çarpıcı bir tablo... İnsanın, "Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa / Yaşasın kefenimin kefili karaborsa!" diyesi geliyor... Üstadın deyimi ile...

* Kudüs'te 50 bin Hıristiyan’ın 5 hastanesi var.

350 bin Müslüman’ın ise sadece 3 hastanesi var. Bunun birkaçı da göz hastanesi. Bu hastaneler üzerinde de yıldırma politikaları yoğun olarak sürüyor. Mesela, alınan medikal araç ve gereçler sebepsiz yere aylarca gümrükte bekletiliyor.

* Hz. İbrahim kabri... Müslümanlar Kâbe’nin hemen yakınındaki Hz. İbrahim makamına el sürmek için yarışırken, Hz. İbrahim kabri adeta yalnızları yaşamakta. Müslümanlar bu alanda neden duyarsız sahi? Anlamak zor! Burası adeta peygamberler şehri; Hz. İshak, Hz. Yakup, Hz. Yusuf...

* El Halil şehrindeki Halilürrahman Camii’nin şu andaki durumu şöyle; yarısı cami yarısı sinagog! İsrail askerleri elleri tetikte caminin farklı mekânlarında nöbet tutuyor... Camide 2 yıldır akşam ezanı okunmuyor. Cumartesi günleri de hiç ezan okunmuyor. Gerekçe mi; Yahudilerin rahatsız olması...

* Her zaman açılmıyormuş kapıları; Halilürrahman Camii ziyaretinde Hz. Yusuf’un (A.S.) kabrinde dua etme imkânı bulduk, Elhamdülillah.

* Hz. Musa makamında bulunan tüm saatler durmuş... Neden acaba?

 ZABITA MI O DA NE?

Cuma namazını Mescidi Aksa'da kıldık, şükürler olsun.

Hac vazifesini yaparken "Arafat'ta vakfe" sırasında ne hissettiysem aynı yoğun duyguları burada da yaşadım.

13 Ekim 2013 tarihinde bu köşede şunları kaleme aldım;

"Hac ibadetinin en önemli parçası Arafat’ta vakfe durmak. Kelime olarak Arafat, “bilme, anlama, tanıma” ve “güzel koku” gibi manaları taşıyan bir kökten geliyor. Dünyanın her tarafından gelen insanların bu yerde birbirleriyle görüşüp tanışmaları veya günahlarını itiraf ederek Allah’tan af dilemeleri, affedilmelerinden sonra günah kirlerinden temizlenip Allah (c.c.) katında güzel bir kokuya sahip olmaları sebebiyle Arafat’a bu adın verildiği ileri sürülüyor.

Hac esnasında Arafat’ta vakfe, bütün dünya Müslümanlarını temsilen gelen heyetlerin oluşturduğu dünyada eşi benzeri görülmeyen bir zirve... Arafat, insanlığın başladığı yer…"

Şimdi...

Mescid-i Aksa'da Cuma namazı kılmak...

300-350 bin müminin aynı anda aynı mekânda Kıble Camii imamının arkasında saf tutması... Yüreklerinin aynı yönde attığı, farklı ülkelerden gelen yüzbinlerce Müslüman...

Bizim Timurtaş hocanın replikleriyle vaaz veren Kıble Camii imamının dualarına yek vücut olarak yürekten ve derinden çıkan "âmin" nidaları...

***

Bizim Ercan Özcan ve Türkiye Yazarlar Birliği Vakfı Başkanı D. Mehmet Doğan ile beraber gittik, Mescid'i Aksa'ya...

Cuma namazı çıkışı dönüş tam bir izdiham... Mescid-i Aksa'ya açılan yollar tıklım tıklım dolu, bir türlü açılamıyor. Karınca gibi yürümeye çalışıyoruz o dar koridorlarda. Yaşlılar... Çocuklar... Kadınlar var.

O sıkışık anlarda dar yolların üzerine kurulan seyyar satıcılar...

Hemen yanımda olan haber7.com Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli'ye gayriihtiyarî sordum; "Buranın zabıtası falan yok mu, acaba?"

***

Gerek Mescid-i Aksa alanı gerekse bu mübarek beldeye açılan koridorlar için farklı tedbirler alınamaz mı?

 KUDÜS'TEN GELECEĞE DAİR NOTLAR...

 1) Filistinliler Türkleri müthiş bir sempati ile karşılıyor.

2) Şunun bilinmesi önemli; Kudüs çok pahalı bir kent. Tam da burada kritik bir soru; acaba Müslümanlar gelmesin, gitmesin diye mi bu şehir bu kadar pahalı ve kazık!

3) Esas olan Mescid-i Aksa'yı yalnız bırakmamak... Sahiplenmek... Yalnız kalan, sahipsiz görüntüsü veren bir Mescid-i Aksa, tahriklere açık bir alan oluşturuyor. Adamlar ilk fırsatta Mescid-i Aksa'yı yok etmek istiyor.

4) İsrail, Mescid-i Aksa'yı ziyarete gelenleri yıldırmak, bıktırmak, usandırmak, bir daha gelmemesini sağlamak için akla hayale gelmedik numaralar ortaya koyuyor. Tüm bunlara rağmen ısrarla Mescid-i Aksa'ya sahip çıkmak gerekiyor. Mescid-i Aksa'yı ziyaret bu anlamda bir "güç". Zira İsrail de güçten anlıyor.

5) 60'tan fazla İslam ülkesi var. İslam ülkeleri devlet ve hükümet yönetimleri, halkını vatandaşını Mescid-i Aksa'yı ziyaret etmeleri için desteklemeli, yönlendirmeli, cesaretlendirmeli... Filistin'e destek sözde kalmamalı...

6) Kudüs bir İslam beldesi ve Filistinlilerin vatanı. Ancak bunu bu şekilde dile getirmek yetmiyor; tez zamanda İslam Birliği'nin kurulması ve bu anlamda gerekli somut adımların atılması elzem...

***

Kudüs izlenimlerime devam edeceğim, inşallah. Kaçırmayın, gelecek yazıda son derece ilginç başlıklar var;

  1. Kilisedeki merdivenin öyküsü ne?
  2. Netanyahu'nun çalıntı ofisi!
  3. Arkasında saklanan Yahudileri haber vermeyen ağaç!
  4. CNN Türk muhabirlerinin yaşadığı duygusal anlar...

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Mahmut Sarar - Kudüs Notları, yerinden görerek yaşayarak yazılmış notlar. Büyük emek ve gayret var. Editör kardeşlerimden ricamdır; Kudüs Notlarını manşetlerden vermek gerekmez mi? Mesela bu sorunun islam birliği ile ancak aşılacak olması tespiti bence önemli... Eminim sizce de öyledir... Hürmetle...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 20 Mayıs 18:16
01

Tülay Demir - Çok güzel bir değerlendirme. Tebrikler. İslam Birliği sağlanmadan filistin meselesi çözülemez...

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 20 Mayıs 17:12

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?