Anne-babaya itaat ve iyilik etmek

İslâm dininde anne ve babaya itaat etmek farz, onlara isyan etmek ise haramdır. Allah-ü Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’inde anne ve babaya itaat ve iyilik yapmamızı emretmektedir. “Biz insana anne ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye ettik. Annesi onu, güçsüzlükle karnında taşımıştı. Çocuğun sütten kesilmesi iki yıldır. (İnsana) ‘Bana, anne ve babana şükret’. Dönüş ancak banadır (dedik)” (Lokman, 14) ayetinde Lokman aleyhisselamın ağzından anne-baba hakkı hatırlatılmaktadır. Ayetin devamında anne ve babaya itaatteki sınır da çizilmekte ve “Eğer anne-baban seni körü körüne bana ortak koşman için zorlarsa itaat etme, dünya işlerinde onlarla güzel geçin…” denilmek suretiyle itaatteki tek istisnanın “Allah’a şirk koşma” konusunda olduğu belirtilmektedir.

Kur’an-ı Kerim’de, anne-babaya iyilik etme hususunda, “Allah’a hakkıyla kulluk edin ve açık veya gizli hiçbir şeyi O’na ortak koşmayın; anne ve babanıza iyilik edin” (Nisa, 36) buyrulmaktadır. İsra Suresi’nde ise anne-babaya itaat ve iyilikteki incelik hatırlatılmakta, onları kıracak en ufak bir hareketin dahi sadır olmaması için dikkat etmek emredilmektedir. Ayette, “Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, ana babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara ‘öf’ bile deme; onları azarlama, onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek tevazu kanadını ger ve deki: Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı” (İsra, 23-24).

Lokman aleyhisselamın ağzından anne ve babaya itaati beyan eden Kur’an-ı Kerim, Yahya aleyhisselamı da örnek göstererek iyilikte bulunmayı tavsiye etmekte ve şöyle buyrulmaktadır: “O (Yahya Peygamber) anne ve babasına iyilik ederdi. Ömrü boyunca anne ve babasına zulmetmediği gibi emirlerine de asla isyan etmedi” (Meryem, 14).

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Cenâb-ı Hak, kıyamet günü üç kimsenin yüzüne rahmetle bakmaz: Anne ve babasına isyan eden kişi, Kıyafeti ve bazı halleriyle erkekleşen kadın ve Ailesinin iffetsizliğine aldırış etmeyen kimse” buyurmaktadır. Başka bir hadis-i şerifte, “Evlat, isyan ettiği vakit anne-babasının evladına lanet etmesi, evladın neslinin kesilmesine sebep olur” (Tirmizi, Birr, 3) buyurulmaktadır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), günümüzde bazı küfürbazların başkalarının anne ve babasına küfretmelerini de yasaklamış; bu şekildeki küfür sebebiyle kendi anne ve babalarının aynı küfre muhatap olabileceğine dikkat çekmiştir. Bir gün Peygamberimiz (s.a.v.), “Kişinin kendi anne ve babasına sövüp sayması en büyük günahtır” dedi. Sahabe-i kiram: “Ya Rasulallah, kişi kendi anne ve babasına nasıl söver?” Peygamberimiz, “Kişi başkasının anne ve babasına sövüp onları kötüler. O başkası da onun anne ve babasına sövüp kötüler” (Buhari, Edeb, 4) buyurdular.

Günümüzde maalesef gençler arasında başkasının anne-babasına küfredenler olduğu gibi kendi anne babasına hakaret eden ve küfreden gençlere de rastlamak mümkündür. Kur’an-ı Kerim’de anne-babaya “öf” bile denmesi yasaklanmışken, evlatların anne-babaya saygısızca davrandığı, hakaret hatta küfür ettiği bir topluma evrilmek ne acınası bir hâldir!

Batılıların icat ettiği “Anneler Günü, Babalar Günü”, anne ve babaların sadece o günlerde hatırlandığı zaman dilimlerinden öteye geçmemektedir. İnsanlığın kurtuluşu, diğer bütün konularda olduğu gibi anne ve baba hakkı konusunda da İslâm’la mümkündür. Hiçbir ideoloji İslâm’ın anne ve babaya itaat ve iyilik noktasındaki koyduğu ilkeleri hayal bile edemez. İnsanların acı, bezginlik ve bungunluk anında karşısındakini üzmemek için kendini tutarak söylediği “öf” kelimesini dahi, anne-babaya karşı sarfetmeyi men eden bir din ve onun getirdiği kurallar insanlığın kurtuluşuna medar olmaz mı?

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?