Reklamı Kapat

Allah’ın Gadab ettikleriyle işbirliği yapanların akıbeti

 Mücadele Suresi’nin 14. ayetinde Yüce Allah, “Allah’ın gadab ettiği kavimlerle tevelli edenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardan; (Gerçeği) bildikleri halde yalan yere yemin ederler” uyarısında bulunuyor.

“Tevelli” kelimesi dost edinmek anlamına da geliyor; ama veli edinmek, işbirliği yapmak, işinin velisi, takipçisi yapmak anlamlarına da gelmektedir. Ülkemizde okula giden öğrencilerin okuldaki durumunu takip etmek üzere baba, anne, nine veya bir başkasının veli yapılması veya veli edinilmesi bu kabildendir. Tevbe Suresi’nin 23. ayetinde Yüce Mevla, “Ey iman edenler küfrü imana tercih eden baba ve kardeşlerinizi veli edinmeyin; onları kimler veli edinirse onlar zalimlerdir” beyanında bulunmaktadır ki Mücadele Suresi 14. ayetiyle aynı yola çıkmaktadır.

Dikkat edilirse Yüce Allah küfrü imana tercih edenler babamız veya kardeşimiz dahi olsa onları veli (dost) edinmemizi yasaklıyor. Ayetteki “veli” kelimesinin çoğulu “evliya”yı sadece dost manasına alsak bile onları işimizi çeviren veli manasına veli edinmenin de yasaklandığı kesinleşir. Çünkü dost edinemeyeceğimiz kişileri işimizi çevirir bir mevkie getirmenin asla doğru olmayacağı gün gibi ortadadır. Zaten Âl-i İmran Suresi 28. ayette Yüce Yaratan, “Müminler müminleri bırakıp kafirleri veli edinmesinler; bunu kim yaparsa Allah tarafından hiçbir şey (güvence) içinde değildir” uyarısı yapılmakta, Allah’ın böyle kişileri, böyle devlet veya hükümetleri korumayacağı beyan edilmektedir.

Mücadele Suresi 14. ayette sadece kâfir olanların değil küfürde ileri gidip küstahlaşan, aynı zamanda zulüm (haksızlık) yapanlarla dostluk ve işbirliği yapanların bizim taraftarımız olmadıkları gibi işbirliği yaptıkları kişi veya devletlerden de kabul görmeyecekleri, iki arada bir derede kalacakları uyarısı yapılmaktadır. Nitekim Bakara Suresi 61. ayette Allah’ın verdiği nimetleri beğenmedikleri için, Âl-i İmran Suresi 112. ayette ehl-i kitabın Allah’ı inkar etmekle kalmayıp haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve (ilahi kurallara) isyan etmeleri yüzünden Yahudilerin üzerlerine zillet ve miskinlik damgası vurulduğu ve Allah’ın gadabına uğradıkları bildirilmektedir. İşte bunlarla işbirliği yapanlar iki arada bir derede kalmaktadır. Günümüz Hıristiyan âlemi (ki bunlara da Kur’an, ehl-i kitap ismini vermektedir) tek başına İslam’la başa çıkamayacaklarını anladıklarından Yahudilerle işbirliği halindedir. Dolayısıyla bunlarla işbirliği yapanlar da aynı akıbete düşmektedir ve düşecektir de.

Üzülerek ifade edelim ki Milli Görüş’ün ortak olduğu koalisyonlar (MSP-CHP, MSP-AP) ve bir yıl süren Refah-Yol iktidarı hariç 50-60 yıldır kurulan hükümetler AET, AT ve AB’ye (Avrupa Birliği) gireceğiz diye vermedik taviz bırakmadılar. Ama yine de onlara yaranamadılar. Onlara yaranamadıkları gibi Müslüman milletleri de darılttılar. Özellikle AKP iktidarı ABD ve NATO ile birlik olup Müslüman komşularımızın perişan olmasına sebep oldu. ABD’ye İncirlik Üssü’nü, İskenderun ve Mersin Limanı’nı açarak oradan Irak’ın bombalanmasına, orada iki milyon insan öldürülmesine, bir o kadar Müslüman kadına tecavüz edilmesine sebep olduğu gibi Mısır’da seçimle işbaşına gelen iktidara laikliğe geçmeleri tavsiyesinde bulunarak Müslüman Kardeşler’in tepkisini çektiği gibi şimdiki diktatör Sisi ve taraftarlarına darbe yapma cesareti vermiş oldu. Bize Kıbrıs Harekât’ında tam destek veren, Batı ve ABD tarafından konulan ambargo karşısında savaşla ilgili ihtiyacımızı alıp bize ulaştıran Kaddafi’yi 6 gemi göndererek NATO ile birlikte bombalayıp öldürülmesine ve tüm isçilerimizin Libya’dan kovulmasına sebep olmuştur. Suriye’deki Müslüman kardeşleri ise, “Ayaklanırsanız Esed’i üç ay, hatta üç haftada düşürürsünüz” diyerek ayaklandırmış ama değil üç ayda üç yılda bile Esed düşürülememiş, (şu anda iç savaş beşinci yılındadır) 2,5 milyon Suriyeli bize, üç milyonu Ürdün’e sığınmak zorunda kalmış, hatta birçok Suriyeli de Avrupa’ya kaçarken Akdeniz’de boğulmuş, Aylan Kürdi gibi çocukların ve nice insanın cesedi karaya vurmuştur.

Şu anda Libya ve Mısır ile birlikte Müslüman komşu devletleriyle aramız açıktır. İran da Malatya Kürecik’te ABD’ye kurdurduğumuz füze kalkanı dolayısıyla bize kırgındır. Bu böyle devam etmemeli, tüm bu hatalar telafi edilmelidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Hamdi Güner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?