Reklamı Kapat

Oruç Tadı

Gecenin sakinliği sokak ve caddelere nasıl da yağıyor. Kitabın aydınlık sayfaları bir bir çevrilirken saniyeler dakikalara, dakikalar saatlere hızla ilerliyor. Dangırı dan dan dangırı dan! İşte geliyor gelmekte olan. İşte geliyor beklenen. Kitabın kalınan sayfası küçücük bükülüp bırakılıyor kitaplığa. Tek kişilik halay eşliğinde! Dangırı dan yaklaşıyor durmadan! Kollar kendiliğinden havaya kalkıyor parmaklar kendiliğinden şıkırdıyor. Saat ikiotuzdur! Kültablası onikiden bu vakte kadar dolmuştur! Yakılıyor bir dal daha! Ev halkı ayakta! Mutfak çalışıyor! Güzellikler çalışıyor! Havada sahur kokusu! Havada sahur korosu! Son bir nefes daha! Çok elzem! Son bir damla daha su! Es-salâtu hayrun mine’n nevm. Yüce huzurun huzuru…

İnsan yolda yürürken gördüğü ilk çiçeğe sarılası geliyor. Ağaçlara selam veresi geliyor. Sessizliğin selamı dağılıyor etrafa. Açlığın verdiği toklukla etrafa! Yağmur yeni yağmış asfaltta. Yağmur yeni yağmış serinliği kaldırımlarda. Kaldırımlarda coşku kaldırımlarda huzur. Huzur cadde ve sokaklarda. Cadde ve sokaklarda günahlar, cadde ve sokaklarda oruçlar. Oruçlar geceden gündüze rüyalar gibi yağar! Gönüller dolusu selam! Selamünaleyküm aleykümselâm!

Sahurdan sonra yatmayanlar! Sahurda yollara düşenler. Uykulu gözler. Uykusuz gözler. Okuyan gözler. Yazan gözler. Hâl ve hatır. Öğle yaklaşıyor. Geliyor gelmesi beklenen huzur. Geliyor gelmesi beklenen güzel dinçlik! Yarım saat kala. Ayakkabılı ayaklarda terlik. Ayakkabılar çıkarılmış terlik. Şipidik şipidik terlik! Huzurun sesi değmiş ayaklara! Orucun kokusu sinmiş ellere yüzlere kollara başlara ayaklara parmaklara. Cemaatle huzur cemaatle huzurun yağmurunda. Eller yüce huzurun huzurunda…

Sonra bekleniyor ikindinin gölgesi. Bekleniyor çalışa çalışa. Saat dört dedi miydi toplanıyor gönüller dost gönüllerde. Vaktin serinliğinde. Vaktin sohbeti başlıyor. Başlıyor gönülleri bir olanların güzelliği. Başlıyor güzel sözlerin latifeliği. Havada oruç kokusu. Havada gönüller dolusu. Havada güzel şamata. Dostlar arasında güzel şamata. Dostlar dostlarla güzel latife. Saatlerin saatlere sessizliği. İkindiye yarım saat kala. Her dostun ‘uzmanlığı’ farklı! Kimi uzmandır bakliyatta. Kimi düz gidiyor politikaya. Kimi sakız çiğnemenin orucu bozup bozmayacağı konusuna eğilenleri eğiyor sarakayla. Böyledir ikindiye yaklaşırken karcaşan şen şakrak şamata. Her konu konuşulur espri güzergâhında. Dostların dostlara zarfları havada uçuşuyor, uçuşuyor gönüller tahtında. Geçiyor zaman hızlıca. Geçiyor vakit kahkahalar eşliğinde. Güzel merhabalardır güzellikler ikindiye. İkindiyi işliyor huzurun yağmuru. İşliyor ruhlara. Varılıyor huzurun cemaatinde. Varılıyor yüce huzura…

Sokaklarda çocuklar sokaklarda bisikletler. Akşamın akşamlığı geliyor yavaş yavaş. Geliyor oruç kokusu geliyor pide. Evlerde ve sokaklarda pide. Evlerde ve sokaklarda her şey asude. Akşam sessizliği iniyor pencerelere. Kulaklar ezanda. Kulaklar camilerde. Kulaklar minarelerde. Allah-u ekber, Allah-u ekber. Hayat oruç tadında. Orucun tadı damaklarda. Orucun tadı ruhlarda. Orucun tadı cadde ve sokaklarda. Orucun tadı teravihlerde ve akşamlarda. Orucun tadı nereye baksak orada. Orucun tadı bütün dünyamızda.

Her insan tutuyor kendini tutanı!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?