Reklamı Kapat

Zulüm ile abat olunmaz

Bismillahirrahmanirrahim

Hamdımız âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Cenab-ı Allah’adır. Salâtımız ve selamımız ise Peygamberimiz, âli ve sahabeleri içindir.

Zulüm ile abat olunmaz, çünkü zulüm geleceği ve saadeti olmayan karanlıktır. Haksızlık, kutuplaştırmak, israf, yolsuzluk, hak ve adaletten ayrılmak zulümdür. İnsanların ürettiği ideolojiler ve rejimler de zulümdür. Materyalizm ve faizci kapitalizm gibi batıl din ve düzenlere uyanlar, sürekli olarak zulüm içinde bocalayıp dururlar, yanlış yollarını bir türlü düzeltemezler. Dilleriyle “inandık” dedikleri halde, kalpleriyle inanmayan, Allah’ı ve müminleri kandırmak isteyen hasta ruhlu münafık zorbalar da zalimdirler. Zulüm, Allah’a ait ilâhlık hakkını başkasına vermek, eldeki servet ve iktidarla şımarıp insanlara baskı uygulamak, onların haklarına ve hürriyetlerine el uzatmaktır. Zulüm, hakkı yerli yerine koymamak, toplum düzenini bozan uygulamalarda bulunmaktır. Allah’ın İslam emanetini yüklenen insan, bunun gereğini yerine getirmediği için zalimdir ve cahildir. Hâlbuki İslamsız saadet olmaz. İnsan, İslam’dan uzaklaştığı zaman, güvenilir olma özelliğini kaybeder. Böylece bozgunculuğa koştuğu, nesli ve kadını bozduğu, gıdayı kirlettiği için zalim olur. İslam’ın kıymetini bilmediği için de cahildir. Zulüm ve cahillik ile mücadele etmek bir Müslümanlık ve insanlık görevidir.

ZALİM TİPLERİ

Üç çeşit zalim tipi vardır. Birincisi; Allah’a isyan eden inkârcı Siyonistler, Allah “üçün üçüncüsüdür” diyip sapıtan müşrik Hıristiyanlar, Allah’ın bildirdiği hak ve adalet esasları kendilerine hatırlatıldığı  zaman  kibirlenerek yüz çeviren münafıklardır. Bu üç kesim birbirleri ile işbirliği halindedirler. İkincisi; kişinin ister doğuştan ister sonradan elde ettiği hakları elinden alanlar zalimdirler. Hak ve adalet dağıtma makamında olanlar, adaletten ayrılırlarsa, zalim olurlar. Halkına zulmeden, onların haklarını vermeyen, toplumun huzur ve saadetini sağlamak için Adil Düzeni değil de, faizci kapitalist düzeni yürüten kişi ve kadrolar da zalimdirler. Kitabımız Kur’an’da, servet ve nimet sebebiyle şımaran, kendini büyük gören sonra da insanlara hükmetmek isteyenlere “teref” denmektir. Bunlara “müstekbir” de denir. Kim olursa olsun toplumun ve kamunun haklarını rüşvet,  torpil,  baskı,  şiddet ve terörle engelleyenler zalimdirler. Üçüncüsü; Faiz alıp veren, düzenini yürüten zalimdir. İsraf eden zalimdir. Kul hakkı yiyen zalimdir. Kumar oynayan, içki içen, zina eden zalimdir. Yalan konuşan, yalana kulak veren zalimdir. Hayatını İslam ile yaşamayan zalimdir. Kitaba inandığı ve O’nu hayat kaynağı bildiği halde, Allah’ın koyduğu sınırları aşanlar kendi nefislerine karşı zalim olurlar.

ZİHNİYET  

Zihniyet: Toplum ve bireylerin bir dönemde sosyal, siyasi, idari, adli, askeri, dini güçlerin, sivil toplum örgütlerinin, ticari hayatın, eğitim etkinliklerinin birlikte oluşturdukları ortam ve düşünce sistemidir. İslam’ca düşünmek, hakkı üstün tutmak, iyilikleri emretmek, kötülükleri engellemek bir zihniyettir. Batıca düşünmek, kuvveti üstün tutmak, kötülükleri yürütmek, iyilikleri engellemek ise başka bir zihniyettir. Düşünen ve araştıran insanlar, ilmin rehberliğinde karar verirler. Kişiler, topluluklar ve medeniyetler benimsediği zihniyet ile ya izzet bulurlar, ya da zillete düşerler. Bir ülke; hakkı üstün tutan bir zihniyet ile idare edilirse izzet bulur. Kuvveti üstün tutan bir zihniyetle idare ediliyorsa zillete düşer. Bu temel gerçek bilinmeden fert ve toplumlar, isabetli bir seçim yapamazlar. Ülkemizde hâkim olan zihniyet, kuvveti üstün tutan ve kötülükleri emreden bir zihniyettir. Bu zihniyetin temel vasfı zulmetmektir. 17 yıldır iktidarda olan AK Parti ve lideri Erdoğan, kuvveti üstün tutan ve kötülükleri emreden zihniyete meyletmişler ve ülkeyi buna göre idare etmişler ve etmektedirler. Bu tespitler düşmanlık olsun diye değil, bir kardeşlik sorumluluğu şuuruyla yapılmaktadır. Hepimiz, bu dünya hayatının hesabını, mahşer gününde sadece Allah’a vereceğiz. Bilenlerin bilmeyenleri uyarmamalarının hesabı çok çetin olur. AK Parti ve Erdoğan’ın yol haritası üç şey üzerine bina edilmiştir. 1. ABD ve İsrail’i stratejik müttefik edinmek, 2. Avrupa Birliğini bir medeniyet projesi olarak benimsemek, 3. Faizci kapitalist düzene sadık kalıp yürütmek. AK Parti ve lideri Erdoğan, Milli Görüş gömleğini çıkartıp Muhafazakâr Demokratlık gömleğini giydiği günden itibaren, bu üç esastan zerrece taviz vermeksizin bu günlere gelmiştir. Saadet Partisi ve lideri Karamollaoğlu; gidilen bu yolun yanlışlığını, düzgün ve anlaşılır bir üslupla söylediği için, Erdoğan ve adamlarının hedef tahtası oluyor. Saadet Partisi,  Erdoğan ve iktidarının sadece yanlışlarını söylemiyor, ayrıca bu kötü gidişattan kurtuluş yollarını da gösteriyor. Onlar ise bu iyiliğe, kötülük ile karşılık veriyorlar. Saadet Partililer gördükleri bu kötü muameleye sabrediyor ve Allah’tan onlar için sadece hidayet dilemekle yetiniyor. Sayın Erdoğan ve AK Partili arkadaşların, İsra Suresi’nin 16. ayetini fıkhı ile birlikte okumaları faydalı olacaktır: “Bir ülkeyi helâk etmek istediğimizde, o ülkenin zenginlik sebebiyle şımarmış elebaşlarına (iyilikleri) emrederiz; buna rağmen onlar orada kötülük işlerler. Böylece o ülke, helâke müstahak olur; biz de orayı darmadağın ederiz.” Allah’ın gücü mutlaktır. Veren de, alan da O’dur. Zulüm ile abat olunmaz. Bu böyle bilinmelidir. 

BAŞIMIZA GELENLER

Başımıza gelenler, ellerimiz ile yaptıklarımız yüzündendir. Allah hiçbir kuluna zulmetmez. Kullar yaptıkları fena işler yüzünden kendilerine zulmederler. Bakınız; Dolar; 6,03, Euro; 6,78

Borçlanma Faizi; %24,06, İşsizlik, %14,7 seviyesindedir. 2019 yılı bütçesine Erdoğan, 117 milyar faiz gideri koymuş. Ülke bu noktaya, Erdoğan iktidarının yürüttüğü “faizci kapitalist” düzene rıza gösterdiği için geldi. Faizci düzen batırır. Uygulanan sosyal politikalar, ahlaki değerleri aşındırıyor, aile kurumunu yıkıyor. Benimsenen materyalist eğitim nesilleri ifsat ediyor. Milli Görüş’e dönmeden, Saadet Partisi’ni iktidar yapıp Adil Düzen’e geçmeden, bu kötü gidişi durdurmak mümkün olmaz. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?