Reklamı Kapat

Hiçbir seçim vatanın bütünlüğünden daha önemli değildir

Ağız tadıyla oruç tutup, Ramazan-ı Şerif’in mübarek havasını maalesef doyasıya teneffüs edemiyoruz. Toplumu öyle bir hale getirdiler ki, bir buçuk aydır İstanbul seçimleriyle yatıp kalkıyoruz. “Nerede o eski ramazanlar?” demeyi bile unuttuk. Unutmadık aslında ama unutturdular. Geçmişten ders almıyorlar. Hâlâ ucuz siyaset, sokak jargonuyla konuşma, tehditler, aba altından sopa gösterme, kutuplaştırma, ötekileştirme, kamplaştırma ve ayrıştırma gibi tehlikeli patika yollara dalarak, ülkenin geleceğini çıkmaz bir badireye sokma endişesini hiç mi hiç taşımıyorlar. Bekadan bahsedenler şimdilerde bundan hiç söz etmiyorlar. Demek ki beka, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni almakmış. Gösterdikleri hırs, ortaya koydukları çaba, “Ya ben İstanbul’u alacağım, ya da İstanbul beni” dercesine... Alsınlar, almalarına bir şey demiyoruz ama legal yollarda yani demokrasiyi rafa kaldırmadan, seçmenin iradesine saygı göstererek... Hırsız-polis oynayarak değil.

Yüksek Seçim Kurulu’nu iktidar gücüyle baskı altına alarak seçimi iptal kararı aldırmak, legal bir yol değildir. Aksine anti demokratik bir tutumdur. İktidar için İstanbul olmazsa olmaz gibi çok önemliymiş, anlaşılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi icraatları, aynı zamanda iktidarın Türkiye yansıması olacak ki, bu kadar ehemmiyetli görüyorlar. Ya küçük ortağa ne demeli? Bunlar içinde mi bu kadar önemli? Sokaktan geçen HDP’liye, selam verene PKK damgası yapıştırırken, “Öcalan avukatlarıyla görüşebilir” demeleri ne manaya geliyor? Söz konusu koltuk bekası olunca demek ki terörist başıyla da görüşülebilir. Yani bizimki de laf mı? Niçin yadırgıyoruz ki? Birileri nasıl Milli Görüş gömleğini çıkarıp değiştilerse, birileri de ülkücü gömleğini çıkarıp değişmiş olabilirler. Bu da onlar için tabiidir. Çünkü söz konusu koltuk bekası olunca artık gerisi teferruattır.

Seçimlerin önemli olduğunu biliyoruz. Her seçim önemli mi? Evet. Lakin hiçbir seçim, vatanın bütünlüğünden daha önemli olmamalıdır. Hele de bugünlerde birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz ve bu birlik ve beraberliğimizi pekiştirecek söylem ve eylemlerin olması gerektiğini hemen her vatansever bilir. Ülkemizin etrafını ateş çemberi sarmışken, sınırlarımızda olup bitenler sıradan, basit hareketler değil. Aksine emperyalistlerin emellerini gerçekleştirmeleri için adeta pusuda durup fırsat kollarken, içerdeki siyasi çatışmalar ancak bu güçlerin işine yarar. Bundan da ülkemiz zarar görür. Hâlbuki içinde bulunduğumuz mübarek ayın manevi havasından da istifade ederek; birlik, beraberlik ve kardeşliği pekiştirecek eylemler, söylemler ve davranışlarda bulunmak gerekir. Aklıselim ve sağduyu da bunu gerektirir. Bunun aksini düşünmek dahi istemeyiz. Zira gemi su alırsa herkes batar. Bundan da birinci derecede kaptanlar sorumludur. “Hata ettik, Allah bizi affetsin” demek de kurtarmaz. Çünkü son pişmanlık da fayda etmez. Allah ülkemizi ve milletimizi, dâhili ve harici bütün düşmanlardan korusun (Âmin.).

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Ahmet S - Bu ülke 100yıldır diken üstünde duran bir ülke ben düzeldgini görmedim göreceğimde yok bu ülkede aha yazıyorum şuraya ister islamcı ister ataist ister bilmem n iktidar olsun hiç birşey değişmez demokrasi kurumsallaşma tüzellik hukuk adalet bu ülke insanı için hayal habire bedel ödüyecek bu halk dün çanakkaleydi bugünde güneydoğuda

Yanıtla . 0Beğen 15 Mayıs 12:21

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?