Reklamı Kapat

Siyaseti çirkinleştirerek birlik sağlanamaz

Seçimler demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Ancak, demokrasinin bu vazgeçilmez mekanizması her gündeme geldiğinde son yıllarda bir yandan yalan rüzgârı estirilirken, öbür yandan da toplum ayrıştırılıyor, adeta düşman kamplar oluşturuluyor. Bir başka ifadeyle kendileri gibi düşünmeyenler hainlikle suçlanırken, ortada kendilerinden başka vatansever kalmıyor(!) Şahsen bu yaklaşımı sağlıklı bulmuyorum. Bu arada bir de olmayan şeyler olmuş gibi gösterilirken var olanlar yok olarak topluma duyuruluyor. Böyle olunca da seçim kampanyaları iletişim vasıtalarına en çok sahip olanların oluşturduğu bir ortamda geçiyor.

Söz gelimi 31 Mart seçimleri öncesi Saadet Partisi’nin İstanbul’da belediye başkan adayı çıkarmadığı bir televizyon kanalında söylendi. Hâlbuki bu açıklamadan çok önce Saadet Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı seçim kampanyasını yürütüyordu. Yine Saadet Partisi’ne yönelik bir başka yalan kampanyası ise seçimlere CHP ile ittifak halinde girdiği, hatta bununla da yetinilmeyerek HDP ile de ittifak yaptığı ciddi sandığımız kocaman kocaman adamlar tarafından yüzleri hiç kızarmadan ısrarlı bir şekilde tekrarlandı. Özellikle bazı iktidar yanlısı medya buna öncülük yaptı. Saadet Partisi sözcülerinin günleri de bu söylenenlerin yalan olduğunu topluma anlatmakla geçti. Ülke sorunlarına ciddi bir çözümleri bulunmayanlar bu tür yalanlarla seçmen kazanmaya çalıştılar. Neticede bu yalanlarla büyükşehirlerde seçimi kazanmalarına yetmeyince bu defa seçimlerin iptali için harekete geçtiler. Sonuçta en çok hayal kırıklığına uğradıkları ve kaybetmeyi içlerine sindiremedikleri İstanbul büyükşehir seçiminin iptalini sağladılar. Bu hususta ortada Yüksek Seçim Kurulu’nun uzun süre tartışılacak bir kararı olduğuna göre eski yalana dayalı kampanyaların son bulması beklenmesine rağmen değişen bir şey olmadığı görülüyor.

Yine sanal âlemde her gün bir yalan gündeme getiriliyor, bu yalanlara bir takım yandaş kalemler de sarılıyorlar. Söz gelimi ortada hiçbir açıklama yokken DSP’nin İstanbul’da seçimlerden çekileceği yalanı gündeme getirildi. DSP lideri Aksakal hemen ardından, “Bir başka adayın kazanması ya da kaybetmesi üzerine siyaset kurgulanması demokratik teamüllere uygun değil. DSP’nin bir başka partiyle birleşme ya da hareket etme gibi stratejisi asla olmaz” açıklaması yaptı. Bu açıklamayı herkesin doğru bulması mümkün olmayabilir çünkü partilerin seçim ittifakı yapması yasal bir husus. Ama ortada yapılmış bir görüşme ve açıklama yokken bir başka parti adına birilerinin karar vermesi en hafif ifadesiyle saygısızlık değil midir?

Bu arada yine sanal âlemde Saadet Partisi’nin İstanbul’da adayını çektiği haberleri yayıldı. İnsanlar birbirlerine bunun doğru olup olmadığını sormaya başladılar. Hâlbuki Saadet Partisi bu konudaki istişarelerini sürdürüyordu ve alacağı kararı da açıklayacaktı. Ne var ki ortada alınmış bir karar ve yapılmış bir açıklama yokken, hatta ilk toplantının ardından sadece, “Seçimler konusunda istişarelerimiz sürdürülüyor” şeklinde bir açıklama yapılmış iken birleri aldıkları emir ve bu emre uymamazlık edemedikleri için Saadet Partisi adına kararlar almayı(!) sürdürüyorlar.

Geçmişte de zaman zaman bazı tipler medyayı alet ederek bir takım yalan haberler yaparak seçimleri etkilemeye çalışmışlardı. Ancak bu tür tavırlar münferit kalmıştı. Şimdilerde yaygın ve organize bir kampanya oluşturuluyor, ortalık yalanların istilasına uğruyor. Ondan sonra da seçimlerin demokrasinin vazgeçilmez unsuru olduğu aynı kampanyaları yürütenler tarafında tekrarlanıyor. Bu tür kampanyalar insanları seçimlerden soğutmakla kalmıyor kampanyayı çirkinleştiriyor. Acaba diyorum, seçimleri anlamsız kılmak için mi bu tür yollara başvuruluyor? Eğer böyle ise bunun bir takım siyasi partiler adına yapılması yanlıştır. Bu tavır bazı partilerin bastıkları dalı elleri ile kestikleri anlamına gelmez mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?