Reklamı Kapat

Bu İfsatlar Düzeltilmeli

Geçen haftaki yazımızda AKP tarafından yürürlüğe sokulan ve toplumumuzu ifsat eden bir dizi mevzuattan söz etmiştik. 6 Mayıs 2019 tarihli Milli Gazete’de “İnadı bırakın, dönün” başlığı altında yazdığımız bu yazıda şu paragraflar altında bu ifsatlardan örnekler vermiştik:

2003 yılında kabul edilen “ikiz yasalar”.

2004 yılında zinanın suç olmaktan çıkarılması düzenlemesi.

2006 yılında düzenlenen domuz ve mamullerinin sofralarımıza rahatça gelebilmesi uygulaması.

2011 yılında yasalaşan “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” sözleşmesi.

2014 yılında okullarımızda uygulamaya sokulan ETCEP rezaleti.

Bunların detayına girecek değiliz. Ama okuyucularımızdan merak edenler kısa bir araştırma ile bu saydıklarımızın ve daha yer darlığı ile sayamadıklarımızın ne demek olduğunu, nasıl hükümler ihtiva ettiğini ve toplumumuzu dehşet boyutlarda nasıl ifsat etmekte olduğunu anlayabilirler. Nitekim bütün bu ifsat uygulamaları neticesinde gelinen noktada, Sayın Cumhurbaşkanı’nın bile feveran ettiğini ve “Nikâh akdinin değersizleştirildiği, evlilik dışı ilişkilerin normal sayıldığı, boşanmanın adeta teşvik edildiği sancılı bir süreçle karşı karşıyayız!” diye şikayetlenmek zorunda kaldığını not etmiştik. Sonuç bölümünde de AKP milletvekillerine seslenerek, giderayak bunların düzeltilmesi için bir çağrıda bulunmuştuk.

Çeşitli çevrelerden destekleyici tepkiler aldık. 

Gözledik ki, AKP yönetici veya milletvekillerinden de olumlu sinyaller alır, düzeltmek için girişimler başlar, niyetler açıklanır. Ama hayır. Bırakın düzeltme niyetlerini, aileyi tahrip edip, boşanmayı yaygınlaştırıcı İstanbul Sözleşmesi için savunmaya geçtiler.

Biz o yazımızda TBMM’de ilgili komisyonları da zikretmiştik. O komisyonda yetkili olan Kayseri Milletvekili Hülya Nergis, yaptıklarının doğru olduğunu, böylece kadına şiddeti önlemek için bir adım attıklarını, ne kadar da iyi ettiklerini savunduktan sonra, bize; “Kız çocuklarınızı neden okullara gönderiyorsunuz?” gibi son derece ilgisiz ve anlaşılmaz bir cümle ile cevap vermeye kalkıştı. Bu milletvekili Cumhurbaşkanı’nın şikâyetlerini, Cumhurbaşkanı baş danışmanlarının itiraflarını, toplumdaki infialleri, mahkemelerdeki boşanma çılgınlıklarını, basın ve medyadaki fırtınaları, mağdurlarının çığlıklarını hiç görmemiş, duymamış gibi. Madem kadına şiddeti önlemek maksatlarıydı da, neden Batı’nın bile kabul etmekte tereddüt ettiği, ahlaksızlıklara kapı aralayan böyle bir sözleşmeyi kabul etmeyi tercih ettiler de, bizim toplumumuzun kabul edebileceği, çocuğu, kadını koruyucu, aile bütünlüğümüzü pekiştirici, adam gibi bir yasa hazırlamadılar?

Üzülerek görüyoruz ki, aile ve toplumumuzu ifsat edici olduğu başta Cumhurbaşkanı, danışmanları ve duyarlı çevrelerce kabul ve hakkında şikâyet edilen İstanbul Sözleşmesi ile ilgili yasa bu milletvekillerince düzeltilmeyecek. Yine demek oluyor ki 2011 yılında bu sözleşme kabul edilirken, o zaman başbakan olan bugünkü Cumhurbaşkanı yanlış bilgilendirilmiş. İyi ama şimdi bu yanlışlıkları düzeltmek için yetkilerini kullanmayı düşünür mü, bilemiyoruz. Ama bu ifsatların Avrupa Birliği tarafından dayatıldığını düşünürsek ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın daha yeni “Avrupa Birliği’ne tam üyelik için kararlılık belirten açıklamalarını” okumak bu yöndeki ümitlerimizi azaltıyor.

Yazımızda diğer ifsat edici mevzuatın düzeltilmesi taleplerimiz AKP çevrelerinde hiç yankı bulmadı. Zina serbestîsinin iptal edilmesi, domuz ve mamullerinin sofralarımıza serbestçe gelişinin engellenmesi, ikiz yasaların düzeltilmesi ve diğer taleplerimizin yankı bulmayışını; milletvekillerinin ve yöneticilerinin Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul seçimlerinin iptali yönünde yönlendirilmesi için yoğun çabaları dolayısıyla dikkatlerini yeterince üzerine çekemediği kanaatindeyiz.

Ortalık kısmen sakinleştiğine ve YSK istedikleri doğrultuda karar aldığına göre, AKP’li yönetici ve milletvekillerinin yakalanan bu zamanı değerlendirerek, mezkur ifsatlara kulak vererek düzeltilmesi yönünde gerekli girişimlere başlayacağına inanmak istiyoruz.

Yine inanıyoruz ki, ETCEP,  yani Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi uygulamasından da tamamen vazgeçilir. Öğrencilerimiz bin yıldır var olan ve bu dönemde unutulmaya yüz tutan kendi toplumsal terbiye metotlarımız ile eğitilip topluma faydalı bir tarzda yetiştirilmeye çalışılır.

Ümit ediyoruz ki, toplumumuzu ifsat edici yönde faaliyet gösteren çeşitli sivil toplum kuruluşlarına verilen maddi ve manevi desteklere de son verilir.

Ümit ediyoruz.

Ümit etmek istiyoruz.

 

DÜZELTİN

İktidar sende, asarsın kesersin.

Ara sokaklara bir in de görelim!

Daim kendine yontan bir kesersin,

Gel, ıslah işinin birinde görelim!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Hayati Otyakmaz - Maalesef bütün bu anlattıklarınız acı gerçekler.

Kaleminize ve yüreğinize sağlık değerli ağabeyim.

Hayırlı Ramazan-ı Şerifler.

Selâmlar, saygılar.

Yanıtla . 0Beğen 13 Mayıs 15:54
01

Abdullah Garİb - S.A Sayın Ekrem ŞAMA Beyefendiye; Maalesef iktidar kimi dindar kesimin desteğiyle ekin ve nesli bozmada son sürat ilerliyor. Bu konuda Sayın Abdüllatif Şener meclis'te yaptığı konuşmada; 'Bu iktidar İslam tarihinin en günahkar iktidarıdır' dedi. Gerçekte de çok manidar bir yorum. Hepimiz bu fesattan etkileniyoruz. Ama iktidar bütün bunları görmezden geldiği gibi başkalarını suçlamayı da marifet biliyor. Dileriz Allah'tan bu bozgunculuk bir son bulur. Selam ve dua ile

Yanıtla . 4Beğen 13 Mayıs 11:01

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?