Reklamı Kapat

Kadir Mısıroğlu

Vefatından itibaren bir hafta geçti.

Lakin hakkında köşe yazanlar bir elin parmaklarını geçmedi.

İlginç bir milletiz.

Okumadan hüküm veren, müteveffa yazarın ömrünü verdiği eserlere bakmadan, bir iki cümlesi ile onu belirlemeye kalkacak kadar kültür fukarasıyız.

Korku, fırtına, volkanların eksik olmadığı ülkemizde Kadir Mısıroğlu çok önemli eserler verdi, ömrünü yalan tarihin küllerini temizlemeye adadı, gelecek nesillere hakikati araştırdığı eserler bırakmaya çabaladı.

Arkasından aynı görüşü paylaşan Müslüman kalemler yazı yazmaya çekindi.

Karşıt olanlar sövüp saydılar.

Her iki taraf da ondan ürktüler, çekindiler hatta onu sevenler bile kendisini gizledi, sesini çıkarmadı, sustu.

Gizli gizli hak verdiler, sesleri kısık, suskun, içlerinden geçirdiler doğruluğunu.

Kadir Bey’in suçu; çoğunluğun yüreğinde dinlediği türküyü, o, yüksek sesle bağıra bağıra dağlara duyurarak söyledi.

Onun ismini liseden mezun olduğumda duydum.

Komşumuz onun çıkardığı Sebil Dergisinde yazı işlerinde çalışmaktaydı, Ramazan Güntay Ağabey mahalleden kimi gençlere, onun eserlerini veriyor, okumamızı tavsiye ediyordu.

Tarihe farklı bakış geliştiren bu yazarın eserleri ile şaşkındım, okullarda böyle öğretmemişlerdi.

Ramazan Ağabey, yazı yazma serüvenimi bildiği için bir yazımı alıp Sebil Dergisinde yayınladı, ilk yazım Kadir Mısıroğlu’nun dergisinde çıktı, daha sonra bu yazılara bir süre devam ettim.

Bu değerli yazarı hiç görmedim onu eserleri ile tanıyordum lakin yolum eşi Aynur Mısıroğlu ile aynı eğitim kurumunda öğretmen olarak çalıştığımızda çakıştı.

Başörtüsüne ölümüne savaş açıldığı 12 Eylül sonrasında, toplumda gençlerin rol model aldığı,  Müslüman şahsiyetin nasıl olması gerektiğini anlatan duruşu ile hepimizin çok sevip saygı duyduğu bir hanımefendi idi.

Aynur Hanım da eşi gibi hukukçu idi daha sonra hayatım boyunca sivil toplum örgütlerinde, derneklerde, vakıflarda karşılaştık.

Kadir Mısıroğlu,61 eserden oluşan külliyatı ile Amerika’da Zenci Müslümanlık Hareketi, Macar İhtilali, Filistin Dramı, İslamcı Gençliğin El Kitabı,  Kurtuluş Savaşı’nda Sarıklı Mücahidler, Musul Meselesi ve Irak Türkleri, Şehid-i Muazzez Ali Şükrü Bey, Yunan Mezalimi, Ermeni Mezalimi, Moskof Mezalimi, F. Gülen’in Günah Galerisinden Sayfalar, Lozan Zafer mi, Hezimet mi? (3 cilt),  Osmanlı Tarihi (3 cilt), Muhtasar İslam Tarihi (3 cilt), Tarihten Günümüze Tahrif Hareketleri (3 cilt) ve ismini saymaya sütunun yetmeyeceği onca eseri ile tarihimize büyük bir hizmet etmiştir. 

Resmi tarihe meydan okuma cesareti; hapisle, işkencelerle, sürgünle cezalandırılmıştır.

 Ömrünü adadığı çalışmalardan bir lahza kopmadı. Onun külliyatında tarihi romanlarla genç kuşaklara hakikat aşılanmaya çalışıldı.

 Ona kızanlar hayatını verdiği eserlerini alıp okumalıdırlar neyin mücadelesini verdiğini, yalanlarla boğuşmak için nasıl çabaladığını, doğrularını asla yitirmediğini, gerçeklerden son nefesine değin vazgeçmediğini göreceklerdir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

05

Hakan - Ben yunan mezalimini ağlayarak okudum fakat keşke yunanlılar galip gelseydi diyen bir adamın ne olduğunu Allah bilir

Yanıtla . 0Beğen 13 Mayıs 17:04
04

istanbuloglu - Bu ulkede kac tane izzetli( dogruya dogru , egriye egri diyebilen ehli kalem ve ehli kelam) musluman muharrir var merak ediyorum.Hasasiyetlerini ( duygularini, sevgi ve nefretlerini)Kitabullaha ve Efendimizin Sunnetine gore hizaya sokan.Ne yazikki, grup, hizip, meşrep, kavim, cikar ve enaniyet saplantilarimiz Hakkinnve Hakkaniyetin uzerini örterek; Hak ve Hukuku taninmaz hale getirirken; Gunumuz insanina fetret devri yaşattigimizin farkindamiyiz.Peki hakki ve hakikati bu kadar veri kirliligi arasinda goremiyen gunumuz insanimi suclu; yoksa; bu insanlara fetret devri yaşatan ; munevver gecinen biz kelam ve kalem ehlimi;Son yillarda; Batitili anlamda edep erkandan ilim ve ve irfandan mahrum, murekkep yalamis, guya egitim almis ( neyin egitimi ise)bir sinif muminlerin onune dusmus; onlari yonlendirmeye calisiyor. Boyle bir ortamda; ayaklar baş; başlarcayak olmuş ise; Kimlerden vefa bekliyebiliriz.Satilik trollar gundemi belirleyip; efendilerinin istediyi kelleyi almak icin; tiyatroya uygun senorya yazilabiliyorsa; sozun bityigi yerde degilmiyiz???

Yanıtla . 2Beğen 13 Mayıs 11:05
03

Ahmet Emmi - Allah mekanını cennet eylesin onun gibi tarihçilerin aydınları başımızdan ve neslimizin başından eksik etmesin ve hayatta yaşarken de kıymetini bilmeyi nasip etsin Allah bizlere

Yanıtla . 2Beğen 13 Mayıs 10:36
01

Ahmet - Keşke Yunan kazansaydı diyen, belgelerden ziyade spekülasyonlar üzerine tarihçilik yapan bir adamdı. Alkah rahmet eylesin, yine de birçok katkısı olmuştur...

Yanıtla . 2Beğen 12 Mayıs 01:28
02

M Genc - @Ahmet 01 nolu yoruma cevabı: Devamını bilmiyorsun galiba oraya kadar okudum

Yanıtla . 0Beğen 12 Mayıs 18:03

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?