Reklamı Kapat

Ölümüne Sayım

Türkiye’de seçim sonuçları resmi olarak açıklandı açıklanmadı tartışması sürerken Endonezya’dan ölümüne sayım haberleri geldi. 193 milyon seçmenin seçim ve ardından oy sayım işlemi devam ederken, seçimde görevlendirilen görevlilerden yorgunluktan ölenlerin sayısı 318’e çıkmış durumda. Bu duruma ölümüne demokrasi de denilebilir. Endonezya dünyada en fazla Müslüman nüfusa sahip bir ülke. Müslüman ve demokrasi! İkisi yan yana gelmeyecek iki kelime. Ama ne hikmetse halkı Müslüman ülkelerde Müslümanlıktan çok demokrasi işletiliyor. İşlemiyor da zorla ve hileyle işlediğine inandırılıyor. Halkı Müslüman ülkelerin refah düzeyi düşük olduğundan demokrasiden başka çare yokmuş gibi sunuluyor. Yoksul halk rakamlarla oyalanıyor. Yöneticisini kendisi seçtiğini sanıyor. Demokraside seçim gerçek midir, halk gerçekten yöneticisini kendisi mi seçiyor?

Batı’nın ikiyüzlülük ihraçlarından birisi olan demokrasi, gittiği hiçbir ülkeye huzur vermiş değil. Hangi ülkede demokrasi varsa o ülkede huzur yok. O ülkede refah yok. Hangi ülkede demokrasi varsa o ülke kalkınmamış bir ülkedir. Hangi ülkede demokrasi varsa o ülkede sanayi, teknoloji ve ekonomi dışa bağımlı. Yöneticileri başka ülkelerin egemenliğine bağımlı olan hangi ülke varsa o ülkede demokrasi var. Düşünün demokrasiyle yönetiliyoruz ABD’nin emrinden dışarı çıkmıyoruz. Bu nasıl yönetim bu nasıl demokrasi!

Demokraside seçim gerçek değildir. Hangi ülke demokrasiyle yönetiliyorsa o ülkeye egemen diğer ülke ya da ülkelerin ‘satın aldığı’ kimseler meydanlara ‘seçilmek’ üzere sürülüyor. Eş zamanlı ‘satın alınan’ medya veya medya grupları da işaret edilen kişiyi halka pompalamak için mevzileniyor. Start verildiğinde medya o kişiyi halka yağlayıp ballıyor. Bu öyle bir düzmece atmosfer ki kişide olmayan özellikler varmış gibi hatta bazı zamanlarda kişide olağanüstü özellikler varmışçasına ona ait olmayan ama ona aitmiş gibi efsaneler bile prodüksiyon olarak üretiliyor. Halkın o zamanki damarı nereye çalışıyorsa medya oraya çalışıyor. Çalışıyor derken oldukça pespaye bir şekilde. Halkın hâlihazırdaki düzeyini bir adım ileri taşıyacak bir gram yükseltecek şekilde değil de hâlihazırdaki düzeyi daha da aşağı çekecek mizansende damara göre şerbet veriyor. Söz konusu ‘şerbet’in yerli ve dini olmamasına azami şekilde özen gösteriyor. Buradaki amaç halkın düşünme melekelerini harekete geçirmemek ve harekete geçmiş ise ne yapıp edip durdurmak. Böylelikle halka sen düşünme o senin yerine düşünür, sen yapma o senin yerine yapar algısı yerleştiriliyor. Seçilecek kişinin olmayan üstün özellikleri üstün özellikler olarak halka dayatılıyor. Bunu seç bunu seç diye adeta hem yalvarılıyor hem de halkın önünde takla atılıyor. Seçilecek kişi de kendisinde olmayan özellikleri varmış gibi vehmederek halktan ‘seçimlik için’ dileniyor. Görüldüğü gibi demokrasi tamamen kurgudur gerçek değil. Peki, gerçek ne olmalı?

Gerçek bir kere demokrasi olmamalı. Seçim olmalı ama bildiğimiz anlamda oy ile değil. Seçilecek kişinin üstünlüğü yerli ve dini özellikleri olmalıdır. Yerliden kasıt satılmamış ve satılmayacak sıkı Müslüman. Halkın hâlihazırdaki düzeyini aşağı çeken değil yukarı taşıyan olmalı. Bunun için halkın duyuş ve düşünüş çizgisinden yüksekte olan bir duyuş ve düşünüş çizgisine sahip olmalı ki halkı aşağı değil yukarıya/yükseğe taşıyabilsin. Halkçı değil yüksekçi olacak. Düşünen ve halkı düşünmeye taşıyan yüksekçi. Düşünmeyen halk kalkınamaz. Düşünmeyen halk teknoloji, sanayi ve ekonomi üretemez. Düşünmeyen halk özgün ve özgür olamaz. Başka milletlerin egemenliği altında yaşamayı kendi kendine kabul eder. Halkın sıradanlığındaki bir önder kim çok para verirse ona gider. Demokraside halkın oy vermesi seçilenin satılmasını engelleyemez. Seçilenin satılmaması halktan üstün olmasına bağlıdır. Üstünlük tabi takva iledir para ile değil. Demokrasi paraya ve parayla çalışan bir sistemdir.

Halkı Müslüman ülkeler yükselmek istiyorsa demokrasiyi kaldırmalıdır!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?