Musluk Resepsiyoncuları

Koca koca adamlar masaların etrafında. Bazıları masaların arasında dolaşıyor bazıları bazı masaların başında dikiliyor. Bir şeyler yiyorlar, birbirleriyle bir şeyler konuşuyorlar. Buz gibi gülücükler havada uçuşuyor. Dün birbirlerine demediklerini bırakmayanlar bugün aynı masada gülücük pozu dağıtmakla meşgul. Efendim niye gülücüklü burası! Yasa gereği gülücük dağıtıyoruz beyefendi! Samimiyet? Onu sorma o aramızdan ayrılalı yıllar oldu. Ciddi işler tarihte kaldı! Tarih? Tarih ya! Tarih yirmiüç nisan. Oldum bittim gülerim bu yirmiüç nisan lafına! Acı acı tabi!

Neden bahsediyoruz? Yirmiüç nisan resepsiyonundan. Hani eskinin hızlı İslamcıları vardı ya hepsi resepsiyonda bir araya gelmiş bulunuyor. Hallerinden gayet memnunlar. Ne de olsa ülkeyi onlar yönetiyor. Parsayı götürüyorlar. Demek ki neymiş İslamcılık parayı bulana kadar parayı buldun mu en hızlı cumhuriyetçi olup çıkıyorsun! Nerede doksanlı yıllarda atılan bu düzeni değiştireceğiz nutukları! Doğru, düzeni değiştirdiler düzenin hortumunu kendilerine bağladılar şimdi musluklar onlara akıyor. Yarın da başka biri gelir ona akar. Muslukları kesilecek diye ödleri kopuyor. Laik düzenin göstergelerine sarıldıkça sarılıyorlar. Öyle sarılıyorlar ki bir de bismillah çekerek, dua ederek içselleştirdiklerini gösteriyorlar. Ne de olsa musluklar önemli!

Biz Müslümanların iki tane bayramı vardır. Biri ramazan diğeri kurban bayramı. Başka herhangi bir bayramımız yok. Çocuklarımızın da başka herhangi bir bayramı yok. Bir şeyi rejim dayatıyor diye bayram yapacak değiliz. Kaldı ki dayatmayla bayram olmaz. Resmi bayram diye bir bayram olamaz. Sekizinci sınıf ülkelerde ancak böyle trajikomik şeyler olur. Olaya bayram demek de komedi olarak kötü bir komedi. Kimse gülmeyecek kadar kötü. Ancak bilenler acı acı gülüyordur.

Bir halkın inandığı dini, o dine göre yaşadığı hayat biçimini ortadan kaldırmak için getirilmiş bir şeyi aynı halkın çocuklarına bayram diye sunmanın neresi bayram olabilir! Sırf Müslüman olduğu için zulmedilen, sırf dinini yaşadığı için idam edilen, sırf Kur’an öğrettiği için işkence edilen insanların günümüzdeki çocukları halen neyi kutluyor! Neyin bayramını yaşıyor!

Ülkemizde eskiden dindarlar resmi bayramları benimsemezdi ama günümüzde benimsemeyi bırakalım bismillahla duayla koşuyorlar. Bu nedir! İktidar partisinin din söylemi olduğu için. Yani şöyle; namaz kılan yönetici resepsiyona güle oynaya gidiyorsa bizim de kutlamamızda bir beis yok algısı oluşturuldu. Bilinçsiz kişiler duayla filan kutlamaya katılıyor. Oysa o kutladığı şey o ettiği duayı ortadan kaldırmak için getirildi bu topraklara, bunun farkında değil.

Her geçen gün Müslümanların değerleri biraz daha aşındırılıyor. Üstelik bu, Müslüman olduklarına inanılan kişiler tarafından yapılıyor. Müslüman olduklarına inanılan yöneticiler Müslümanlıktan başka her değeri savunur duruma geldi. Müslümanlıktan başka her değeri yaşar duruma geldi. Ülkemizi yönetenler laik rejimin bütün değerlerini savunuyor. Savunmakla kalmayıp içselleştiriyor. Dahası Müslüman halka bunun normal bir şey olduğunu kabul ettirmeye çalışıyor. Bilinçsizler koşa koşa kabul ediyor. Daha doğrusu iktidara yalakalık yaparak çıkar sağlayanlar kabul ediyor çoğunlukla. Musluklardan bize de damlar mı acep diye!

Rejim aynı kaldıktan sonra iktidara kim gelirse gelsin ne fark eder!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Abdurrahman Serdar - Müstevli (emperyalist) Devletler karşılarında tek engel gördükleri Osmanlı'nın MÜSLÜMAN MİLLETİni madden tam olarak yok edemeyince, Atatürk'ün Müslüman alimler

ve Hocalarla kurduğu TÜRKİYE İSLAM Cumhuriyeti ve TBMM'ni İÇTEN fethetmenin yoluna gitti. LOZAN görüşmeleri bu yüzden inkıtaa uğradı, uzadı; sonunda İSMET Paşa'ya baskın

çıkarak - Kıbrıs'ta olduğu gibi - yeni Devleti tanımama TEHDİDİ ile İstediklerini kabul ettirdiler.

Devleti İSLAMDAN uzaklaştırma ve Misak_ı Milliden vazgeçme şartı ile LOZAN andlaşmasını imzaladı ve imzalattırdılar. Bundan sonrasını ise, Hitler zulmunden kaçıp, T.C. Üniversitelerinde de bir müddet ders okutan yahudi Prof. F. NEUMARK bakın nasıl açıklıyor :

" T.Cumhuriyeti, asla, bir Türk ve İslam Devleti OLMADI. Evet olmadı. Çünkü, yeni Devleti ve Resmi İdeolojiyi TESİS EDENLER KRİPO (GİZLİ) Yahudi ve GİZLİ ERMENİLERDİ.

Harf Devrimi ve SİLAHLI BASKI yüzünden - alimlerini çanakkale ve İstiklal Mahkemelerinde şehit veren HALKIN yapılanlara müdahalesi imkansız hale getirildi. Şimdi

de İSLAMI kavrıyan ALİMİ tükenmiş, dini kaynaklarını ve Osmanlı lisanı unutturulmuş Türkiye Halkının yapılanları kavraması ve uyanması imkansız denecek seviyeye inmiştir.

Mevcut İktidar, İsmet Paşa gibi, apışıp, bu mel'anetlere iştirak ederek, halkı da cesaretlendirirken, muhalefet partileri bu İSLAM özürlüsü CHP'yi temize çıkarmıya uğraşıyor. Ne çare, İslam'in ULEMASI kalmamış ki; İslam Türk ve Kürdü ... uyansın, uyandırılsın.

Yanıtla . 0Beğen 27 Nisan 11:37

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?