Reklamı Kapat

Yumruk ve Alman vatandaşlığı

Geçtiğimiz hafta bir değil, birkaç yumruk yedik.

Sadece bir kişi değil, o yumrukları milletçe yedik.

Sanıyorum, yumruklardan en acıtanı ulusal bayramda memleket çocuğunun, o çok ağır cümlesi idi.

“Sunucu, 23 Nisan özel yayınında Dârüşşafaka öğrencisine, ‘Akademik olarak hayalin nedir?’ sorusunu yöneltti. Kız öğrenci de, ‘Almanya Köln Üniversitesi’nde tıp okumak istiyorum, ondan sonra da belki Alman vatandaşı olurum’ cevabını verdi.”

Sunucu toparlamakta zorlansa da.

Milletçe dumura uğradık.

Bu çocuktan kaç tane vardı acaba.

Ya da bu çocuğu yetiştiren öğretmenleri hiç mi haberdar olmadılar onun ufkunu saran Alman vatandaşlığı gibi gri bir hayalden.

Yahut ailesi, nasıl bir eğitimle, hangi düşünce ile evlatlarının önüne böyle bir hedef bırakmışlardı.

Cennet vatanımız ne yapmıştı ki, bu çocuklar bir başka vatanın hayalini kurmaya başlamışlardı.

Yoksa Çin ü Maçin’i, ehibba mı tutacaktı yeni nesiller.

23 Nisan Çocuk Bayramı’nda, miniklerin kalbini törenlere bağlamak için oldukça renkli, çok sesli, oyunlu, müzikli, bol pırıltılı bir günde bile bu tabloların üzerine bir kutu mürekkep fırlatan bu çocuğun sözleri doğrusu hepimizi sükût-ı hayale uğrattı.

O çocuğun, öğretmenlerinin, velilerin ülkesinde ana muhalefet partisi genel başkanı katıldığı şehit cenazesinde yumruk yedi.

Neredeyse linç ediliyordu.

Kadınlar arabaları taşladı.

Öfkeli kalabalık elinden zor kurtarıldı genel başkan.

O denli gerilim, girye, korku, ürperti, halkın galeyana gelişi, yeni bir kalkışma mı diye derinden sarsıldım.

Yumruk yiyen genel başkanın acı ile yüzünü buruşturması ile utandım.

O yumruk her birimizde, yumruk atılan kadar acı bırakması gerekirken.

Yüzümüzün kızarması, yüreğimizin yanması gerekirken.

Basının kötü dili ile ardından pek çok yumruklar daha yedik.

Yumruğu atan bırakılmakla kalmadı, kral gibi karşılandı, aziz gibi iki elinden öpen insanların fotoğrafları yayınlandı.

Biraz sorumluluk duysa idi basın; hadi bu pervasızlığı yapmaktalar; yumruk atan eli öpmekteler, hiç olmazsa siz aklınızı başınıza alın da o fotoğrafları yayınlamayın.

Adeta ne duruyorsunuz, o yumruğun rövanşını alın, alabilirseniz havası oluşturuldu.

Bunlar çok yanlış şeyler.

İyiler bundan hoşlanmadı, ar duydu, çok zor geldi.

Kötüler ellerini ovuşturdu, memnun oldu, nerede yeni yumruklar patlatabileceklerini bile planladılar çoktan.

Yükümüz zaten çok, taşıyacak dermanımız yok; lakin sırtımıza yeni kürtünler, semerler vurmakta hiç gecikmemekteler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?