Bakın burası önemli

İnsan düşünen bir varlık olarak bilinir. Düşünmek, okuma, araştırma ve bilgi sahibi olma ile derinlik kazanır. Düşüncede derinlik dediğimiz şey, olaylara üç boyutlu bakabilme kabiliyeti ile doğru orantılıdır. Bugün içinde bulunduğumuz toplumda devasa medya operasyonları ile insanoğlunun zihin dünyasına karşı açılmış en büyük savaş algıları yöneterek olayların sadece iki boyutunun gösterilmesidir. İki boyutlu bakış açısında olayların sadece enini ve boyunu görürsünüz, derinliğini göremezsiniz. Başta geleneksel medya olmak üzere sosyal medya üzerinden faaliyet gösteren kiralık hesaplar, ucuz kalemler, sürekli hareket halindeki trenlerde gördüğümüz sözüm ona düşünürler, gündelikçi yorumcular, troller vesaire ne varsa tamamı derinlik nedir bilmez. Biraz anlayanların da işine gelmez.

Çünkü onlar konuşurken kul hakkını, adaleti düşünmez sadece kendi çıkarlarını hesap ederler. Çünkü onlar konuşurken ölümden sonraki hayatı, zerre miktarı hayrın da şerrin de hesabının verileceğini düşünmezler sadece sahip oldukları makamları, iş yerlerini ve banka hesaplarını düşünürler. Çünkü onlar konuşurken şeref ve haysiyetin manasını, onur ve izzetin ne anlam ifade ettiğini düşünmezler sadece tasmalarını ellerinde tutan sahiplerinin rızasını, emir ve yasaklarını düşünürler. Onlar sadece kendilerine kurdukları sanal ve geçici dünyanın yıkılmamasını isterler. Onlar sadece alkışlanmak, beğenilmek, retweetlenmek ve izlenmek isterler. Onlar sadece takip edilmek, popüler olmak, popüler kalmak ve popüler olarak ölmek isterler.

Onlar akıl sahipleridir ama düşünmezler. Onlar bakarlar ama görmezler. Onlar okurlar ama anlamazlar. Onlar araştırırlar ama bilmezler. Onlar duyarlar ama işitmezler. Onlar hisseder ama idrak etmezler. Onlar konuşur ama hiçbir şey anlatmazlar. Onlar nefes alır, yemek yer, su içer, hareket eder ama aslında yaşamazlar.

İşte bütün bu sebeplerden dolayı onlarla vaktinizi harcamayın. Özellikle sosyal medyada aktif zaman geçiren herkese sesleniyorum, onlara harcadığınız tek bir saniye bile israftır. İnsanın zamanı, sahip olduğu en büyük değerlerden bir tanesidir. Dolayısıyla sosyal medya mecralarında geçirdiğimiz zamanı mümkün mertebe onlardan olmayanlara harcayalım. Sosyal medya dünyasında sizin gibi düşünenlerin dışında muarız, muhalif, tarafsız ve sempatizan diye dört ayrı kitle bulunmaktadır. Muarız ve muhalif kitle ile zaman kaybetmek yerine tarafsız ve sempatizanları kazanmak için gayret göstermek doğru olanı yapmak anlamına gelir. Eğer bu şekilde yaparsanız, daha az yorulduğunuzu, stresten uzak kaldığınızı, tebliğ çalışmalarınızın sonuç verdiğini ve zamanla daha huzurlu bir hayat yaşamaya başladığınızı göreceksiniz. 

Siyasal seçim propaganda süreçlerinin vazgeçilmezi olan çerçeveleme yani çerçevenin içine alacağınız ve dışında tutacağınız konuların (insanların) belirlenmesi tekniği bunu gerektirmektedir. Mantık ilminin ana konusu olan akıl yürütme yani sahip olduğumuz, elimizde olan mevcut bilgilerden yola çıkarak bilmediklerimize ulaşma bunu gerektirmektedir. Basit bir örnekle olayı daha net izah etmiş olalım. Sosyal medyada faaliyet gösteren troller asla laf anlamaz, ahlaksızdırlar, edepsizdirler. Şu, şu, şu ve şu vatandaşlar da troldür. O halde şu, şu, şu ve şu vatandaşlar da laf anlamaz, ahlaksızdırlar ve edepsizdirler.

İşimiz zamanımızdan çok değil, sadece zamanımız çok kıymetli. Zamanımızı kime, neden, niçin, nasıl ve ne kadar harcamamız gerektiğini iyi ayarlamamız lazım. Bakın burası önemli, kime, neden, niçin, nasıl ve ne kadar!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?