Reklamı Kapat

Borçla büyümek ülkeyi bağımlı yapıyor

ABD ile ilişkilerimiz bugüne kadar eşit ortaklar arasındaki ilişkiye hiç dönmedi. Eğer böyle olmasaydı Trump’ın başkanlık döneminde karşılaştığımız dayatmalar, ortaklık ve dostluğa sığması mümkün olmayan talepler gelir miydi? Ne demek istediğimi son birkaç örnek ile açmak istiyorum. Bilindiği gibi Türkiye yıllardan beri sınırlarını savunmak için ABD’den Patriot füze sistemlerini almak istiyor. Ancak, ABD vermedi, vermiyor. Bunun üzerine Türkiye Rusya ile temasa geçerek S-400 füze sistemlerini almak için anlaşma imzaladı. Adamlar Türkiye’nin bağımsız bir ülke olduğunu bir kenara bırakarak çeşitli vesilelerle ülkemize yönelik tehditler savuruyor, bu anlaşmayı iptale zorluyorlar. Bununla da kalmıyor, yapan şirketin ortağı durumunda olduğumuz F-35 savaş uçaklarının satışını engellemek için bir takım atraksiyonlar yapıyorlar.

Daha 6 ay önce ülkemize yönelik bir dolar terörü gerçekleştirildi. Doların yine 6 liraya doğru yükseldiği düşünüldüğünde bu eylemlerin son bulduğunu söylemek de mümkün değil. Öte yandan yıllardan beri ABD, Irak ve Suriye’de yuvalanmış terör örgütlerini besliyor, silahlandırıyor. Kime karşı silahlandırdığını söylemeye bile gerek yok. Çünkü silahlandırılan terör örgütlerinin hedefinde Türkiye var. Bunun için Irak’tan sonra Suriye’de de kendilerine ayak basacak bir yer sağlamaya çalışıyorlar. Bu hususta da ABD her türlü desteği veriyor. Irak’ın işgalinin ardından terör örgütlerinin bu topraklarda kendilerine üs sağladıkları, hatta özerk bir bölge edindiklerini unutmamak gerekiyor.

Her 24 Nisan’da olduğu gibi bu sene de ABD Başkanı Trump yayınladığı mesajla Türkiye’yi Ermenilere, büyük felaket sözcüğünü kullanarak soykırım uygulamakla suçladı. Fransa başta olmak üzere bazı AB ülkelerinin 24 Nisan’ı Ermeni soykırım günü olarak ilan etmeleri de işin bir başka boyutu.

Terör devleti İsrail hemen her gün Filistinli katlediyor. Dünyanın sesi çıkmadığı gibi İslam ülkelerinin yaptığı cılız protestolardan öteye geçemiyor. İsrail’in bu cesareti doğrudan ABD ve AB ülkelerinden aldığını söylemeye gerek bile yok. Çünkü Trump İslam dünyasının tepkisine rağmen Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığını ilan etti. ABD Büyükelçiliği oraya taşındı. Trmup’ın İsrail’e verdiği destek bununla da sınırlı kalmadı, işgal altındaki GolanTepeleri’nin İsrail’e ait olduğunu ilan etti. Sanki babasının malını hediye ediyormuşçasına.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Tüm bunlara karşı Türkiye olarak her fırsatta ABD ile özellikle ekonomik ilişkilerimizi geliştirmek için çaba gösterdiğimiz düşünüldüğünde sanki bu ülkeye karşı bir mecburiyet varmış görüntüsü ortaya çıkıyor. ABD’ye olmasa bile küresel sermayeye ülkemiz ihtiyaç duyuyor, bunun için de ipleri koparmak istemiyor, koparamıyor. Çünkü ülkemizi yönetenler genellikle borçla (krediyle) büyümeyi tercih ediyor. Kendi imkânlarımız ile yatırım yapmak yeterli olmuyor. Buna inanılıyor. Yıllardan beri alınan borçlarda hep ölü alanlara yatırım yapıldığı, gerekli üretim sağlanamadığı için ciddi bir büyüme sağlanamamış olması sebebiyle yeni üretime dönük yatırımlara ihtiyaç duyuluyor. Bu da ya doğrudan yabancı sermayenin ülkemize yatırım yapması ile ya da borç alınarak yapılmaya çalışıyor. Borç verenlerin ülkemizin büyümesini sağlayan alanlara kredi vermekten çok ölü yatırımları tercih ettiği de biliniyor. Faiz oranlarını borç verelerin belirlediği bir sistemin içinde istenen büyümenin sağlanması, küresel sermaye çevrelerine bağımlılıktan kurtulmak mümkün olmuyor. İşte bu dövize (dolara) bağımlılıktır ki, ABD’nin tüm düşmanlıklarını ve ülkemiz aleyhine faaliyetlerini sineye çekerek, ilişkileri geliştirmek için çaba sarf etmek bizlere düşüyor. Artık borçla ileri bir ülke konumuna gelmenin, para babalarına muhtaç olmaktan kurtulmanın mümkün olmadığı ortada. Böyle olunca da yeni bir yatırım ve kalkınma politikası belirlemek gerekiyor.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?