Reklamı Kapat

“Sen ne diyorsun” demezlerse!

Bir süredir AKP hakkında yaptığı değerlendirmeler ile dikkat çeken Dilipak, bakın “Ve İmamoğlu” başlıklı yazısında ne diyor:

“O’nu (İmamoğlu’nu) görevden alırsanız partisi ona sahip çıkar, saldırırlar. İmamoğlu AK Parti’nin başına bela olur bir takım yolsuzluk dosyaları açılır ki ortalık çamur deryasına döner.”

Bu satırları nasıl okumalıyız?

“Kaş yapayım derken göz çıkarılmış” mı demeliyiz yoksa “yakın bir gelecekte başa gelecekler şimdiden ifşa edilmiş” mi demeliyiz?

Bu satırları “şöyle anlarsak” yanlış mı anlamış oluruz?

Dilipak, AKP yönetimine akıl verirken, “Sakın O’nu görevden almaya kalkışmayın” demiş olmuyor mu?

Acaba, “Siz O’nu görevden alırsanız partisi ona sahip çıkar ve İmamoğlu AKP’nin başına bela olur bir takım yolsuzluk dosyaları açılır” derken, “Siz O’nu görevden almazsanız O da sizin yolsuzluklarınıza göz yumar” mı denilmek isteniyor?

Ya da İmamoğlu görevden alınmayacak olursa partisinin O’na sahip çıkmayacağı, dışlanacağı mı varsayılıyor?

Dilipak’ın satırlarından üzerine gidilirse başa bela olacak bir takım yolsuzluk dosyalarının bulunduğu sonucu çıkmıyor mu?

Bu dosyaların açılması halinde ortalığın çamur deryasına döneceğini öğreniyoruz.

Dilipak sanki AKP yönetimine İmamoğlu ile aralarını iyi tutarak yolsuzluk dosyalarının açılmasının önüne geçilmesini tavsiye ediyor gibi bir şeyler söylemiş olmuyor mu?

Sanırız bu konuda pek çok AKP’li Dilipak gibi düşünüyor.

Zaten İmamoğlu’na mazbata verilmemesini ya da seçimlerin iptalini istemeleri de bu nedenle olsa gerek.

Yani İmamoğlu başkan olmasın ki yolsuzluk dosyalarının üzerine gidilmesin ya da ortalık çamur deryasına dönmesin gibi bir yaklaşım söz konusu değil mi? Şimdi mazbatası verilince geriye tek şık kalıyor O’nunla iyi geçinmek ve yolsuzluk dosyalarının açılmasının önüne geçmek. Dilipak da AKP yönetimine bunu öneriyor.

Şimdi biz AKP yönetiminden Dilipak’a, “Sen ne diyorsun arkadaş, istediği dosyayı açsın başımız dik, alnımız ak” diye bir çıkış yapmasını bekliyoruz. Böyle bir çıkışa tanık olamazsak onların da benzer kaygılar taşıdıkları yargısına varacağız.

Ve diyoruz ki: Korkunun ecele faydası yok.

Dilipak’ın iddia ettiği gibi bir takım yolsuzluk dosyaları varsa İmamoğlu görevden alınsa da açılmalıdır alınmasa da açılmalıdır.

Bir de Dilipak’ın kaleminden dökülenleri gözlerinin görüp görmediğini, kulaklarının duyup duymadığını merak ediyoruz.

Yahu bu konular ulu orta medyada tartışılacak konular mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?