Ocağa kömür atarak demir soğutulamaz

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Sayın Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta yaptığı bir konuşmada, “Kızgın demiri soğutma dönemi” yaklaşımı ve çağrısı muhalefetten olumlu karşılık bulmuştu. Aslında demiri kızdıran, toplumu ayrıştıran yaklaşım sahibi muhalefet değil, MHP-AK Parti ittifakı olmasına rağmen seçim kampanyasındaki üslubun terk edileceği havası olumlu karşılanmıştı. Ne var ki, bu çağrıya rağmen bazı AK Parti sözcüleri ve yandaş medyada seçim kampanyası sırasında estirilen, yanlarında olmayan herkese yönelik hain, terörist yanlısı yaklaşımları aynen sürüyor. Böyle olunca da kızgın demirin gerçekten soğutulması isteniyorsa bunu yapacak olanlar Bahçeli ve Erdoğan olduğu gerçeği devam ediyor.

Bu hususta Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu yaptığı açıklamada, “Demiri biz değil siz soğutun” diyerek demiri soğutmak durumunda olanların da kızdıranlar olduğu gerçeğine dikkat çekerken bile gerginliğe son verilmesinden yana olduklarını gösteriyordu. Bu arada CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da geçtiğimiz hafta sonu gazetelerin Ankara temsilcileri ile bir araya geldikleri toplantıda bu hususta Cumhur İttifakı samimi olursa sonuna kadar desteklediklerini, ancak şimdiye kadar kendileri ne kadar kavgadan uzak durmaya çalışsalar da sürekli itham altında tutulduklarına dikkat çekiyordu. Buna rağmen seçilmiş CHP’li belediye başkanlarından ayrıştırıcı olmamaları, toplumu bir bütün olarak görmelerini, yandaşa değil, işi ehline vermeleri gerektiği hususunda talimat verdiklerini ifade ediyordu. Yani, muhalefet kanadı seçim kampanyası boyunca Cumhur İttifakı’nın tüm haşinliğine ve ayrıştırıcı tavrına rağmen bundan uzak kaldıklarını hatırlatıyordu.

Bu köşenin okuyucuları da hatırlayacaklardır ki, seçim kampanyası boyunca estirilen ayrıştırıcı tavrın yanlışlığına dikkat çekmiş, ülkenin içinde bulunduğu ağır ekonomik ve dış sorunlar sebebiyle birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olduğunu vurgulamıştık. Bu düşüncemizi seçimlerden sonra da sürdürdük, sürdürüyoruz. Ancak, özellikle iktidar yanlısı medyada kendi yanlarında olmayan, daha doğrusu kendilerine kayıtsız şartsız teslim olmayanlara yönelik ithamlar eskiden olduğu gibi sürdürülüyor. Böyle olunca da bir yandan artık kızgın demiri soğutmalıyız çağrılarına rağmen, bir takım yandaşlar ister görevli olarak isterse kendiliğinden belli ki demirin soğutulmasını istemiyor, gergin ortamı çıkarlarına daha uygun buluyorlar. Bir yandan seçim sonuçlarını zafer olarak ilan ediyorlar öbür yandan da iktidar sahibi olmalarına rağmen kucaklayıcı olmayı içlerine sindiremiyorlar.

Bulunduğumuz noktada ekonomik verileri sıralayarak felaket tellallığı yapacak değilim. Sadece ciddi bir ekonomik kriz ile karşı karşıya olduğumuz, dış politikada dost ilan edilen ABD ve AB gibi ülkelerin ülkemizi sürekli köşeye sıkıştırmaya, istediklerini almaya çalıştıkları bir noktadayız. Böyle olunca verilecek mücadelede millet olarak birlik halinde olmak, sıkıntılara birlikte göğüs germek lazım. Bunun için de demiri kızdıranlar gerçekten o kızgın demirin soğutulmasını istiyorlarsa bu hususta esas görev kendilerine düşüyor. Aksi halde demiri kızdırıp, tüm çağrılara rağmen kızdırmaya devam ederken demirin soğutulmasını karşı taraftan istemek istenen sonucu vermez. Bu arada bir de ocağa sürekli kömür atılarak ateşin şiddeti artırılmaya devam edilecekse çağrı boş ve karşılıksız bir sözden öte gitmeyecektir. Birlik olmanın yolu öncelikli olarak farklılıklara tahammülden geçer. Benim gibi düşünmeyenler dün olduğu gibi bugün de terör yanlısı, hain ilan edilmeye devam edilecekse istenen birlik sağlanamaz. Ancak; gönlümüz bu birliğin sağlanmasından yana, ateşe verdikleri ev bizim evimiz, bu bakımdan söndürmek için elden gelen yapılır ama evi tutuşturanlar hiç olmazsa söndürme çabasında olanları yangının sorumlusu ilan etmesinler. Böyle bir yaklaşım derde derman olmaz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?