Reklamı Kapat

Dört kitap dört şair

Şiir hâlâ kendisini yazdırıyor. Dünyayı doğru yerinden kavramayı başaranlar şiir yazmayı sürdürüyorlar. Sürdürülebilir olduğu sürece şiir şairine bir hayat bahşeder. Şiirin şairine vaat edilmiş toprakları vardır. Şiirde ısrarla bu vaat tahakkuk eder. Ebabil yayınları dört şairin yeni kitaplarını gönderdi. Her biri şiir ikliminden bir mevsime tekabül eden kitaplara doğru yol alalım:

Dogma: Usta şair Osman Özbahçe’nin yeni şiir kitabı. Uzun soluklu şiirlerden oluşuyor. “Dogma” kelimesinin şiirdeki sabitesi değişiyor gibi. Şair “Dogma konuşturuyor beni” derken bile daha ilk başta okurun dogmatik dirence dikkat kesilmesini sağlıyor. Hayatın yalın mesajına dikkat kesilmeyenlerin kolay anlayamayacağı bir şiir Özbahçe’nin şiir. Fıtratla tazelenmek gerekiyor. Bilinci bilinçaltı ile tersyüz edilmiş bir idrakin istediğini alamayacağı bir şiir aynı zamanda. “Her şeyini öğrenmek istiyor devlet/Arkadaşlık bir casusluk kursu” derken dağılan dikkatimizi toplayıveriyor. “Dogma” şiir kitabında 11 şiir var. 2014-2018 arası çeşitli edebiyat dergilerinde yayınlanmış şiirlerden oluşuyor. Sık dokunmuş, keyif bahşetmeyen şiirler “dogma” şiirleri. Mutlaka okuyun ve yaşadığınız hayatı bir de şairin aynasından görün derim.

Kapanış Konuşması: Emre Öztürk’ün ilk şiir kitabı. Güzel bir şiir kitabı ismi. Daha ilk mısrada okuyucuyu şiirin içine çekiyor kitap: “Bütün sesler yaşlanacak” Ötesini okumuyorum. Nasıl olsa geriden gelen dizeler bu dizenin katarına takılacak. Bir türlü dilimizin ucuna kadar gelip de söyleyemediğimiz çetin hakikati şöyle de söyleyebilirmişiz: “Koca bir yaz geçti, dikey ve yatay bir yaz, bütün ölüleri gömdük”. “Kroşe Bir Hayat” şiirini de aynı bu heyecanla okudum. Ben Osman Konuk okurken de aynı heyecanı hissetmiştim, tam da bunu hatırladım. Sadece 15 şiirden oluşuyor kitap. Şiirleri okuyup bitirince şunu söyledim kendime: Bir şiirin peşinden gitmek ne güzel!

Yürüyelim: Ne kadar yalın ne kadar sade ve de ne kadar hayatın içinden konuşma diline yakın değil mi? Yürüyelim teklifinin içerisinden taşan şiiri görenlere selam olsun. Yürüyüş formunda bir satıh üzerinde hareket ediyor gibi “yürüyelim” şiiri. Yanına iştirakçi yüreğin dışında kimseyi almadan. “Karın yağdığını görünce artık neyi anlayacağını bilen, bilen ve bekleyen, yürüyelim.” Üstat Sezai Karakoç’un da refakat ettiği bir yürüyüş olmalı bu. Önce okuyalım ve sonra okuduğumuz alana doğru yürüyelim.

Ar: Süleyman Sahra’nın en yeni şiir kitabı. Uzun soluklu yeni söyleyiş imkânlarını denemekten çekinmeyen şiirlerden oluşuyor. Hayatın yüzüne karşı giderayak konuşur gibi fasılasız. Şiirlerin arasında sütre yok. Her biri kendi adını içinde saklıyormuş gibi.  Sözü şairin ağzından almış gibi kendime okuyorum: “evden çıkar çıkmaz/kuyudan su çekiyor/ürkek annem/ dökmek için ardımdan/ bakışına bulut topluyor/ bezgin babam/ yağdırmak için önümden/ gölgesini bürünüyor/mahcup zevcem/ özletmek için göynümden”. Hayata bir de şairin kavradığı yerden bakın derim. Okuma çağı geçip gitmeden.

Kalabalığa, gürültüye ve de kimi kimsesi olmayan sessizliğe rağmen şiir doğru yüreklerde demlenir, sahici ellerde yazılıyor. Selam olsun!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?