Adalet ve güvenlik için hukuk dersleri

Bismillâhirrahmânirrahîm;

İçteve dıştaki Türkiye görüntüsü içinize siniyor mu? Yarım asır FETÖ’yü el üstünde tutmuş; ancak darbe kalkışmasıyla uyanmışız.

15 sene üniversitelere giriş sorularını çaldırmışız. Bu iki olayda çok geç uyanan bir ülke olmamızın sebebini hiç düşündünüz mü?

2 sene önce en üst seviyede, “İstanbul’un kıymetini bilemedik. İstanbul’a ihanet ettik; hâlâ da ediyoruz” demişiz; fakat o günden beri tek adım atmamışız. Dikey mimariden şikâyet etmişiz; ama gökdelenlerin yükselişi hız kesmemiş.

Hele seçimlerde dökülüşümüz! En çok tartışılan bir seçim dönemini yaşadık. Oyların çalındığı, hile yapıldığı söylemleri… Sandık güvenliği boşlukları. Saadet Partisi Ankara Elmadağ Belediye Başkanı Adayı’nın kaçırılıp rehin alınması... Tehditler, şantajlar, yalanlar, iftiralar… Bazı medya kuruluşlarının “yalan makinesi” haline gelişi. Saadet Partisi’nin 2 sandık kurulu görevlisinin öldürülmesi. Yeni seçilen Saadetli Çüngüş Belediye Başkanı’nın rakiplerince darp edilmesi…

Yaşananları biliyorsunuz! Seçim atmosferinde sandık güvenliği niçin sağlanmaz? Pütürge’de daha seçim öncesi büyük gerginlik olduğu konuşulurken, niçin tedbir alınmadı, dersiniz? Seçim sürecinde frene basılmayan söylemlere şahit olduk. Rakipler “düşman” olarak görüldü. Caydırıp itidale davet eden adalet ve güvenlik kurumları niçin devreye sokulmadı?

Seçim sürecinde emekli noter Av. Emin Temizel, yarım asırlık hukukî tecrübesini konuşturarak, halkı sosyal ağlarda, bu alanda bilgilendirdi; hukuk içinde kalarak itidalli davranmaya davet etti.

 

KİMSE SUÇLU ÜRETEMEZ

MUHTEREM Temizel, İçişleri Bakanı’nın, “Aday listeleri içinde HDP/PKK’lı teröristler var” sözü ve seçimlerde hukuksuz yürüyen işler konusunda uyarmıştı:

“İçişleri Bakanı suçlu tayin etmez. Şüpheliyi yakalar, adlî organa teslim eder. Suçu ve suçluyu tayin işi adlî organlara aittir. Bu tür listeler çıkarmak içeride ve dışarıda hukukî statümüzü tartışmaya açar; sıkıntı doğurur. Seçim ve oy kaygısı için böyle şeyler yapılmaz. Hukuk devletinde bu işler şöyle olur:

Diğer şartları taşıyan ve sabıkasızlık belgesi getiren herkes aday olabilir, seçilebilir. Geçmişte bir şeyler olmuşsa bile, neticede aday olmasını engelleyen cezası yoksa sabıkasız ise, elinizde yakalayıp adliyeye teslim edecek belgeniz yoksa suçlama hakkınız da olmaz. Kişi sabıkasız, ama şüpheli ise, yakalanır, delilleriyle adliyeye teslim edilir. Yargı delillere bakar, ya hapse atar, ya da tutuksuz yargılanır. Ama kişi bu safhada bile aday olabilir, seçilebilir. Sonunda berat ederse sorun yoktur. Ceza alırsa görevine son verilir, aldığı cezayı çeker. Bakan liste yayınlamaz, ama şunları yapmalıdır:

Devletin İçişleri Bakanı suçlama yapmaz, hatta konuşmaz bile. Ama suçlu sandıklarını yakalar ve adliyeye teslim eder.

Sabıkalıların, teröristlerin eline sabıkasızlık belgesi verilip aday olmasını engeller.

Sabıkalıya, sabıkasızlık belgesi verilmiş ise, vereni adliyeye teslim eder; adayın adaylığına itiraz eder; hâkimin kararına uyar.” (Facebook, 26.03.2019)

HERKES İŞİNİ YAPMALI

Bu tür hukukî bilgilendirmeler Adalet Bakanlığı tarafından yapılmalıydı! Parlamenter sistemde var olan, seçimler süresince Adalet ve İçişleri Bakanı’nın “tarafsız” kişilerden oluşması zorunluluğu o kadar net anlaşıldı ki! Öyle olsaydı, seçimlerde bu ölçüde hukuk ve güvenlik tartışması olmaz; seçimlerin şaibeli olduğu konuşulmazdı.

Partili olan Adalet ve İçişleri bakanları, diğer partilere ne derece “güven” verebildiler? Nitekim bu bakanlar kendi partilerinden olmayan vatandaşları dışlamadılar mı? TBMM bu büyük yanlışlığı görmeli; düzeltmelidir.

Türkiye saygın bir ülke… Devletin kurumları sağlıklı işlemeli, herkes işini sağlam yapmalıdır. Okullar bunun eğitimini vermeli; vatandaşlar, kurumlar buna titizlikle uymalıdır. Pek çok alanda bocalayan Türkiye görüntüsü bize yakışmıyor.

Sömürgeci güçlerin Türkiye üzerindeki emelleri biliniyor. Bölgemiz ateş çemberinde. Bölgenin en dinamik, güçlü ve merkez ülkesi olan Türkiye’deki insanlar birbirini örseler, yıpratır, itibarsızlaştırırsa, bundan düşmanlarımız faydalanır. Kafamızı şöyle bir kaldırıp dünyada yaşananları görerek, her alanda “ferasetli” davranmalıyız.

82 milyon olarak birlikte yaşıyoruz. Herkes birbirinin iyilik ve ıslahı için seferber olmalı. Suçluları yargı cezalandırsın. Dış düşman pusudayken vatandaşına “hain, düşman, terörist” olarak görenler hikmet ehlince uyarılmalı. Problemlerimizi müzakere ve ikna yöntemiyle çözmeliyiz. Her şey birbirimizi anlamaya çalışmamıza bağlı.

 

 

TAZİYE: Saadet Partisi Denizli İl Başkanı Ahmet Eryılmaz’ın muhterem babası VAHİT kardeşim Hakk’a yürümüştür. Allah mekânını cennet eylesin! Yakınlarına, camiamıza taziyelerimi sunarım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?