Belediye başkanlarına açık mektup

Yeniden seçilen ve yeni seçilen bütün belediye başkanlarına görevlerinde başarılar dileyerek temsil ettikleri bu mühim makamla ilgili görüşlerimi arz etmek istiyorum.

Muhterem başkanlar! Mazbatayı aldığınız andan itibaren artık bir partinin değil, o şehirde, o ilçede, o beldede yaşayan bütün halkın başkanısınız. Herkese hakkaniyet ölçüsünde ve eşit davranmalısınız.

Bulunduğunuz makam, insanın enaniyetini okşayacaktır. Sakın ola ki gurura, kibre kapılmayınız. Allah-u Teâlâ mağrur olanları sevmez. Her zaman mütevazi olunuz. Kapınız halka açık olsun. Derdi olanlar size rahat ulaşabilsinler. Sizler de sık sık halkın arasına karışınız, onların meselelerini birinci elden dinlemeye, takip etmeye gayret ediniz.

Devletin nüfus esasına göre takdir ettiği bir maaşınız var. Yine devletin takdir ettiği harcırah ve sair meşru harcamaların karşılanması var. Onun haricinde hiçbir maddî kazanç meşru değildir. Buna dair fetva verenler, sahtekârdır. Şahsî kanaatim, değeri ne olursa olsun, hediye de kabul etmeyiniz. Belediye bütçesine giren her kuruşun kıymetini biliniz. Tek kuruş bile israf etmemeye gayret ediniz. Makam araçlarını en asgariye indiriniz. Başkanın aracı hariç, diğer araçlar bir havuzda toplanabilir. İhtiyacı olan (başkan yardımcıları, müdürler ve diğer görevliler) o havuzdaki araçla gideceği yere gider. İcabında taksi tutulup gidilebilir. Belediyenin araçlarını kesinlikle özel işlerinizde kullanmayınız, kullandırtmayınız.

Belediyenin gelir kaynaklarının ekseriyetini bu fedakâr halkın verdikleri teşkil etmektedir. Hazineden uhdenize düşen payın kaynağı da yine bu halktır. Meşhur tabirle, bu parada tüyü bitmedik yetimin hakkı vardır. Harcamalarınızı ona göre yapınız ve bu maddî kaynağı en verimli bir şekilde sarf etmeye gayret ediniz.

 İşe yandaşları doldurmak yerine liyakati esas alınız. İşin hakkını verecek, o sahanın ehli ve faziletli kimselere iş veriniz. İstihdam sahaları açmaya, üretimi teşvik etmeye gayret ediniz. Geri dönüşümü mümkün atık maddelerin işleneceği fabrika kurulabilir. Meslek edindirme kurslarında yetişmiş olanlar için atölyeler açılabilir. Ya da evlere işler verilip o ürünler satış mağazalarında değerlendirilebilir.

Şarkı, türkü, konser, festival vs. gibi eğlenceye yönelik harcamalardan kaçınınız. Onun yerine, o gibi faaliyetler için ayırdığınız meblağı, millî silah sanayisine, ordumuzun ve emniyet güçlerinin ihtiyaçlarına, fakir fukaranın zarurî ihtiyaçlarını karşılamaya verebilirsiniz.

Mümbit arazileri imara açmayınız. Belediyenin elinde o gibi araziler varsa, oraları tarıma açınız. İşin ehli kimselere icara verebilir, oradan elde edeceğiniz geliri yine muhtaç olanlara dağıtabilirsiniz.

O makamda bulunduğunuz müddetçe kesinlikle iltimas, adam kayırma, hukuksuzluğa göz yumma gibi icraatlarda bulunmayınız. A-2 yerlerine 35 katlı gökdelen dikimine izin verilmesi, yeşil alanın ortasına -imar değişikliği ile- AVM yapılması, 80 yıl yeşil alan olarak kalmış olan yerlerin -imar değişikliği ile- satılması ve halkın denizle buluşmasının engellenmesi gibi garabetlere müsaade etmeyiniz. O bölgede A-2 mi yapılacak, onun haricindeki ilave katlara babanızın oğlu da olsa izin vermeyiniz. 5 kat ise 5 kat, 7 kat ise 7 kat. Ne ise o. Bu konuda lütfen zerre kadar taviz vermeyiniz.

İşi ehline veriniz ve o işin hakkı ne ise onu gözetiniz ve işi iyi yapanları tercih ediniz. Fiyat kırıp da çürük çarık malzeme kullanılmışsa neye yarar. Kaliteli malzemeler kullanılsın, işin hakkı verilsin, yapan da meşru kârını elde etsin. Bu konuda kesinlikle -birilerini zengin etmeyi, kollamayı- düşünmeyiniz. Yapılan iş sağlam olsun, uzun zaman dayansın. Asfalt, kaldırım, park ve bahçede kullanılan malzemeler ve peyzaj gibi… İkide bir kaldırımı söküp yeniden yapma, park ve bahçelerde sık sık düzenleme yapma garabetinden vazgeçilsin.

Şayet işinizi hakkıyla yaparsanız, halkın refahını sağlayacak icraatlara imza atarsanız, bütçede zerre kadar israf etmemeye dikkat ederseniz, herkesi kucaklar, yüzüne güler, herkesi kardeş bilerek hareket ederseniz, dua alırsınız. Allah-u Teâlâ da sizden razı olur. Zaten en mühimi de budur. Allah sizi sevdi mi, halklara da sevdirir. Bu bakımdan en akıllıca hareket, Allah-u Teâlânın rızasını kazanmayı ön plana almaktır. Bu duygularla Cenab-ı Hak yâr ve yardımcınız olsun diyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?