Gıybet

İslam fıkhında KEBAİR de denilen büyük günahlar vardır: Şirk, adam öldürmek, sihir, zina, hırsızlık, uyuşturucu satmak–kullanmak, içki, kumar, faiz, iftira, kibir, riya, yalancı şahitlik, zulüm, kul hakkı yemek, ölçü ve tartıda hile yapmak, ana babaya karşı gelmek, akrabadan ilişkiyi kesmek, yalan konuşmak, sözünde durmamak, emanete ihanet etmek… KEBAİR de denilen büyük günahlardandır. Hazır olmayan birisi hakkında hoşuna gitmeyecek şekilde konuşmak demek olan GIYBET de bu büyük günahlardandır. Bütün İslam âlimleri ve fıkıhçıları bu konuda ittifak etmişlerdir.

***

Gıybet, toplumda çok yayılmış manevi bir hastalıktır. Maalesef insanların çoğu birbirlerini çekiştirmekte ve ileri geri konuşmaktadırlar. Sınır tanımaz, helal haram, doğru yanlış demeden konuşurlar. O kadar yayılmış ki bu bela, neredeyse gıybet yapmayan insan kalmamıştır. Diline hakim olan insanlar çok azalmış ve onlar da yok hükmündedirler.

***

Doğru bile olsa hazır olmayan birisi hakkında hoşlanmadığı bir şeyi söylemek dinimizce yasaklanmıştır, haramdır. Konuşulan şey doğru değilse adı gıybet, değilse iftira olur. Peygamber Efendimiz’e, “Birisinin arkasından söylediklerimiz doğru ise onda bu kötü nitelik varsa yine de yasak olan gıybet gerçekleşir mi?” diye soranlar şu cevabı almışlardır: “Söylediğiniz onda varsa gıybet etmiş olursunuz, yoksa yaptığınız iftira olur” (Müslim, “Birr”, 70).

 

***

Çok konuşan çok hata yapar. Fazla konuşan, yerli yersiz konuşan, düşünmeden konuşan kişi hata edebilir. Hata etme ihmali kuvvetlidir. Huzurdaki bir insanı incitebileceğin gibi, hazır olmayan birisini de incitebilir. Gıybet ya da iftiraya varacak kadar büyük hatalara düşebilir. Bu yüzden iki düşünüp bir konuşmak şart. “Konuşmak gümüşse sükut altındır” sözü ne kadar da anlamlıdır. Çok konuşan kişi bazen de sıkıcı bir hava oluşturabilir, insanları rahatsız edebilir. Boş ve anlamsız, malayani şeyleri de söyleyebilir. Bu yüzden diyoruz ki dilin afetleri çoktur, kendini korumaya al, dikkatli ol ve gerektiği kadar konuş. Çok konuşan insanlar toplum nezdinde hafif meşrepli olarak bilinirler.

***

 “Konuştuğun her şey doğru olsun ama her doğruyu her yerde söylemek doğru değildir.” Hikmetli konuş, doğru konuş, ihtiyaç kadar konuş, konuşman gerekirse konuş, konuşma ortamı uygunsa konuş, konuşma zamanı ve zemini uygun değilse, sözün doğru bile olsa susmak tercih edilmelidir. Ebû Hüreyre radıyallahuanh’tan rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Allah’a ve âhiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.” (Buhârî, Edeb 31, 85) Hayrı söylemek için de uygun zaman ve mekânı iyi kolla.

***

Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü bazı zanlar günahtır. Gizlilikleri araştırmayın, birbirinizin gıybetini yapmayın; herhangi biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bak bundan tiksindiniz! Allah’a itaatsizlikten de sakının. Allah tövbeleri çokça kabul etmektedir, rahmeti sonsuzdur. (Hucurat Sûresi, 12. ayet)

 Bir kimsenin gıyabında, arkasından hoşuna gitmeyeceği bilinen bir şeyini konuşmak, başkalarına aktarmak gıybettir ve câiz değildir. Yüce Allah (cc) bunu “ölmüş kardeşinin etini yemek” olarak tarif etmiş ve çirkinlik derecesini bu şekilde ifade etmiştir.

Ebû Mûsâ radıyallahu anh şöyle dedi:

 “Ey Allah’ın Resûlü! Hangi Müslüman en üstündür?” diye sordum.

 “Dilinden ve elinden Müslümanların emniyette olduğu kimse” cevabını verdi. (Buhârî, Îmân 4, 5, Rikak 26)

***

Peygamberimiz’in, gıybet hususunda Hz. Aişe Annemizi ikaz etmiştir.

Âişe radıyallahuanhâ şöyle dedi:

***

 “Ey Allah’ın Resûlü! Safiyye’nin şöyle şöyle oluşu sana yeter” dedim. Ravilerden biri, bu sözle Hz. Âişe’nin, onun kısa boylu oluşunu kastettiğini söylüyor. Bunun üzerine Hz. Peygamber,

“Ey Âişe! Öyle bir söz söyledin ki, eğer o söz denize karışsa idi onun suyunu bozardı” buyurdu.

***

Gıybet ve dedikodu insanlar arası ilişkilerde soğukluk oluşturur, aralarını açar, birlik ve kardeşliği zedeler. Ayrıca çok konuşmak kalbi karartır. İnsana İFLAS ettirir, müflistir gıybet yapan kişi. Yaptığı hasenatı, salih amellerinin sevabını gıybetini yaptığı kişiye verir, sermayeyi yitirir ve iflas eder.

***

Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e:

“İnsanları cennete en fazla götürecek şey nedir?” diye soruldu.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

“Takva  ve güzel ahlâktır” buyurdu.

 “İnsanları cehenneme en fazla götürecek şey nedir?” diye sorulunca da:

“Ağız ve cinsel organdır” buyurdu. (Tirmizî, Birr 62. Ayrıca bkz. İbni Mâce, Zühd 29)

***

Son söz olarak diyoruz ki dilin afetleri çoktur, gıybet ve dedikodu insanı felakete götürür, Rabbinden uzaklaştırır, insanlardan soğutur, iyiliklerini başkasına verir, başkasının günahını alır. Rabbim bu belaya bulaşmış bütün kardeşlerimizi kurtarsın, bizleri de gıybet ve bütün günahlardan uzaklaştırsın. Amin bi hürmeti Seyyidil Mürselin velhamdülillahi Rabbil Âlemin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdurrahman Sevgili - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?