Uzayan Sonuç

Kazandın kazanmadın, kazandın ama kazanmadın, kazandın yo hayır kazanmadın. Nedir bu! İstanbul yerel seçim sonucu! Kazandın kazanmadın maçında taraflar sıfır sıfır! Seçim bitti kazandın kazanmadın maçı başladı! Maçı başlatan yıllardır sahada koşuşturan taraf! Maçın kurallarını kendince koydu ve başlattı! Saha benim diyor, top benim diyor, kaleler benim diyor, hakem benim diyor, oyuncular benim diyor! Eee? Usta bu nasıl maç böyle! Maça dair her şey nasıl oluyor da bir tarafın oluyor! Üstelik maç yapılması mı gerekiyor, seçim bitmişken! Seçim bitmedi mi yani! Her şey benim demek korkunç değil mi?

Hiçbir koltuk sonsuza kadar yaşayamaz. Bunun mümkünü yok. Zaten yaşaması da gerekmiyor. Bu dünyadan ne yüksek koltuklar geldi geçti sayısı bellisiz! Koltuğu yani makamı kutsallaştırıp ona yapışmak trajikomik bir durum! Hiçbir koltuk kutsal değil. Kutsallık atfedenler bilinçliyse şirke düşüyor bilinçsizse batıl inançtır. İnsanın değeri koltukla ölçülemez. Ölçülüyorsa bütün ölçüler değersizleşir. Değersizleşmiş bir ölçü, ölçü olmaktan çıkar. Kaidesiz ölçü ölü ölçüdür.

Her şey benim atmosferi ölçüsüzlük doğuruyor. Seçim bittiği halde ne yapıp edip seçim bitmedi halen devam ediyor demeye getirerek kazandı kazanmadı maçı başlatmak bu maçı başlatanın seçimi kaybettiğini kanıtlıyor. İstanbul’u kaybeden iktidar, seçimi kaybetmenin getirdiği huzursuzluktan öte başka bir şey peşindeymiş gibi bir görüntü sergiliyor. Bu görüntünün iler tutar yanı yok. Bu görüntünün içinde neler mi görünüyor?

Alıştıkları koltuktan kalkmak istemiyorlar. Gayr-i meşru gelirleri kesileceği için yüksek gelir elde edemeyeceklerini biliyorlar. Maddi zenginliklerini kaybetmek istemiyorlar. Sonradan görme anlayışıyla alıştıkları lüks yaşamı bırakmak istemiyorlar. Yandaşlara dağıtılan ulufeler kesileceği için yandaş bulamamaktan korkuyorlar. Ulufeyle kendilerine çalışan yandaşlar ulufe kesildiği an kimler ulufe veriyorsa onlara çalışmaya başlarlar bunu biliyorlar. Ulufecilerin ulufeden başka ahlak değerleri olmadığını ulufe dağıtanlar da çok iyi biliyorlardır. Gayr-i meşru bir şekilde yapılmış bütün işlerin evraklarını kitabına uydurmaya çalışmak ve kitabına uyduramadıklarını da imha etmeye uğraşmak için kazandı kazanmadı maçını uzatarak imhaya zaman kazanmaya çalışıyorlar.

Seçimde bütün imkânlar kendi ellerinde olduğu halde; şu yanlışı yaptılar bu oyu girmediler olmayan seçmene oy kullandırdılar organize bir terör eylemi var gibi söylemler/iddialar hiç inandırıcı gelmiyor halka. Çünkü mademki öyle yanlışlıklar var da neden yanlış yapanlar bulunup cezalandırılmıyor? Mademki öyle yanlışlıklar var da seçimde ülkenin içişleri bakanlığının eli armut mu topluyordu neden müdahale edilmedi? Ülkenin içişleri bakanlığı varken seçimde iddia edildiği gibi bile bile yanlışlar nasıl oluyor da yapılabiliyor?

Valileri kaymakamları yargıçları bizzat kendisi atayan iktidar, atadığı kendi memurlarından şikâyet ediyor. Onları o görevlere atarken iyiydi de şimdi seçimi kaybedince mi kötü oldu! Kaldı ki madem seçimde yanlış yapılmış yanlışı yapanlar iktidarın valisi kaymakamı yargıçları. İktidar kendi çalıp kendi oynuyor. Olan kime oluyor, olan halka oluyor. Halkın parasıyla halka yalan satıyorlar. Eğer İstanbul seçimi İstanbul’u aşan bir şey değilse sonuçlanması lazım. İstanbul seçim sonucu çeşitli bahanelerle uzatılarak Türkiye karıştırılmak isteniyorsa millet olarak hepimizin geleceği tehlikededir. Sonucun bu kadar uzatılması anormal bir durum.

Millet olarak ibretle izliyoruz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Yunus - Nasilsaniz o sekilde yonetilmeye layik bir topluluk olduk artik

Hayirlisi olsun

Yanıtla . 1Beğen 13 Nisan 12:24

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?