Reklamı Kapat

Düzenimiz

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Biz İslam ümmet evlatlarıyız. Bize yüklenen görev, fert ve toplumu hayra çağırmak, iyilik olan İslam’ın maruf dediği şeyleri emretmek, İslam’ın münker dediği, kötülük olan şeylere engel olup yasaklamaktır. Allah yolunda cihat eden şuurlu bir ümmet olmak, sıradan bir şey değildir. İslam’da cihat eden bir tek ümmet olmanın da bir düzeni vardır. Kur’an’da imam ve imametle ilgili ayetler; ahkâmla ve Allah’ın indirdiğiyle hüküm ayetleriyle birlikte ele alındığında, bu konudaki hadisler ve İslam âlimlerinin görüşleri ışığında şu hususlar ortaya çıkar. 1. İslam, yönetim sahasında mükemmel bir düzen getirmiştir. Bu ümmetin sonra gelenlerinin uyacağı bu düzen, önce gelenlerin uyduğu ve “saadet asrı” örneğinde ortaya çıkan düzenden başkası değildir. 2. Etkin güç olan ümmet imamlığının vacip oluşu, Kitap, sünnet, icmâ ve salim fıkhi kurallarla sabittir. Bu vacibi yerine getirme görevi, ümmetin önde gelenleri  “ehlil halli vel akd” olanlarındır. Çünkü bunlar, ilim ve hikmet sahibi kimselerdir.

“Ehlil halli vel akd” bu işte zayıflık gösterirse, bu vacibin yerine getirilmesi için gücü yeten her Müslüman gayret göstermedikçe, kendilerini vebalden kurtaramazlar. 3. İslam’ın ortaya koyduğu usul ve esaslar bağlayıcıdır. Bunlara uymak, saadettir. 4. Etkin güç imamlığı, hak bir davayı hâkim kılmak için cihat eden ümmet için bir vesiledir. Böyle bir ümmet, bu imametin öncülüğünde gayesine ulaşmanın çalışmasını yapar, hayır ve adalet üzere kalır, hakkı hak, batılı da batıl olarak bilir. 5. Etkin güç imamlığının bir görevi de İslam’ın getirdiği, usul ve esasları korumak, ümmeti ve dünyayı bu usul ve esaslarla yönetmektir. 6. İzzet ve şeref ancak, Kur’an’a ve Sünnet’e tam bir bağlılıkla gerçekleşir. Bu ise ümmetin aksiyonuna bağlıdır.

7. Etkin güç imamlığı düzeni, üç esas üzerine ikame edilmiştir. Bunlar; İslam’ın özel seçim sistemi beyat, yönetim ilkesi adalet ve ehliyetli ve uzman kimselerle yapılacak istişaredir.

8.  Etkin güç imamlığı, veraset yoluyla intikal etmez. Burada, emanet, ehliyet, liyakat ve sadakat esastır. 9. Etkin güç imamları, sorumlu olduğu görevleri, yetişmiş kadrosu ile birlikte yapar ve başarı bu çalışma düzeni ile gelir. 10. Allah ve Resulü’ne itaat mutlak, emir sahiplerine itaat ise marufla mukayyettir. 11. Batı tipi liderlikle İslam’ın telkin ve teklif ettiği liderlik arasında ciddi farklar vardır. Güttüğü amaç, gayeye götüren araçlar, vesileler, hedefler, dayandığı kaynaklar, ulaşmak istediği hedef yönünden birçok farklar vardır. Batı tipi liderlikte, zulüm ve ifsat gayedir. İslam’ın telkin ve teklif ettiği liderlikte ise adalet ve ıslah gayedir.

BAŞSIZ BEDEN 

İmamsız ümmet, başsız beden gibidir. İmamsız toplum, sadece bir güruhtur. Ümmetin başına gelenler, imametin başına gelenlerle benzer şeylerdir. Kur’an’da ümmet ile imamet kavramları birbiriyle yakın irtibat halindedir. Allah, Hz. İbrahim’i insanlara imam yapmıştır. Ümmet; tek bir imam etrafında kenetlenerek, onun yönetiminde bütün insanlığın saadeti için cihat eden müminler topluluğudur. Ümmetsiz imam, imamsız ümmet olmaz. Allah; “Gerçek şu ki sizin bu ümmetiniz tek bir ümmettir. Ben de sizin rabbinizim. Öyleyse Bana ibadet edin” buyuruyor.

Fert olarak insanın yaratılış maksadı, Allah’a kulluktur. Bu gayenin gerçekleşebilmesi için ferdin canı, malı, dini, aklı, nesli ve şerefi korunmalıdır. Koruma ancak, ümmet düzeni içinde olur. Her sosyal hareket gibi, İslami hareketin de rehberlere, yöneten imamlara ihtiyacı vardır. Bu önderlik olmadan, birlik ve beraberlik sağlanamaz ve “Adil Bir Düzen” kurulamaz. Tespih bile imamesiz olmadığına göre, ümmetin imamsız olması elbette mümkün değildir. Bir arif şöyle demiş: “İpi kopan tespihim, dağılmış tane tane. Acı ama tespihim, hani nerde imame?” İslam âleminin bugün içinde bulunduğu durum, ipi kırılmış, imamesiyle arasında hiçbir bağ kalmamış tespih taneleri gibi değil midir? Etkin güç imamlığını önemseyen, ahkâmına riayet ederek, düzenine sadık kalan Müslüman topluluklar, yeryüzünde hüküm süren Siyonist zulmü engelleyip, yeni bir saadet dünyasını kurmaya Allah’ın inayetiyle muvaffak olurlar.

TAKVA VE KÜFÜR İMAMLARI

Allah, Kur’an’da imam kelimesini genelde peygamberler ve kitap için kullanmakla birlikte, kitabı ve peygamberleri kendisine örnek edinerek, din ve düzen olarak İslam’ı yaşamak ve yaşatmak için mücadele eden müminlere öncülük eden liderler için takva imamları tabiri kullanılmıştır. İslam’a karşı cephe oluşturmuş, insanların hidayetlerini karartmak ve İslam’dan uzaklaştırmak için mücadele eden şer güçlere öncülük eden liderler için de küfür imamları tabiri kullanılmıştır. Allah, hak yoldan sapmış toplumlara peygamberleri, kitapları, salih kimseleri takva imamları olarak göndermiştir. Takva imamları; toplumu karanlıklardan aydınlığa çıkarır, karşılaştıkları problemleri çözer, hakka, hidayete yöneltir, onların dünyalarını mamur ettiği gibi, ahirette de kurtuluşlarına çare olacak İslam yolunu, telkin ve teklif ederler. Onlar, bu görevleri yaparken İslam davetini reddeden bir toplum oluşur, bunların da önderleri, imamları vardır. Bu küfür önderleri, halkı haktan batıla çevirmek, kendi çıkarlarını korumak için hile rejimi ve bir köle düzeni kurarlar. Takva imamları ve kadroları hakkı üstün tutarken, küfür imamları, kuvveti üstün tutarlar. Hak-batıl mücadelesi, bütün insanlığın tabi tutulduğu çetin bir imtihandır. Bizim yolumuz İslam, düzenimiz Adil Düzendir. Onların yolu Siyonizm, düzenleri ise faizci kapitalizmdir. Asıl olan, bu çetin hak-batıl mücadelesini kazanmaktır. Bu imtihan ise sadece İslam’la kazanılır. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Arapça, Kıptice, - İmam önder, lider demek ise bunu değişik medeniyetlere göre tartışabiliriz. Eski mısır medeniyetinde firavun o toplumun lideri yani arapça tanım ile o toplumun imamı değil mi? Dini yönden ele alınır ise imam namaz kıldıran ise dinimizde ahlaken yozlaşmayan ve namaz kıldırmayı bilen herkes namaz kıldırabilir yani ekstra bir özellik ve nitelik aranmaz.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 15 Mayıs 12:33


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?