Reklamı Kapat

Bu millet neden bu kadar emperyalizmden yana?

Belli kesimleri kastetmeden, çerçeveyi daraltmadan böyle bir soru sormayı gerekli gördük. Yaşadığımız coğrafyada, durum sadece Türkiye ile sınırlı değil. Müslümanların yaşadığı coğrafyada büyük bir kesimi oluşturuyor. Oysa biz öncü olan Türkiye’nin insanını sorgulamak durumundayız. Birçok konuda öncü olan, büyüklenen bu ülkenin halklarından söz ediyoruz. Bizi şaşırtan da budur.

Emperyalizme karşı büyük bir mücadele vermiş savaşmış özgürlüğüne ve bağımsızlığına kavuşmuş, devletini kurmuş bir milletin bu durumu tam anlamıyla şaşırtan bir görünümde. Başarısını ne yazık ki emperyalizme teslim ve bağımlı olmuş, köle hâline gelmiş. Üstelik işgal altında, kendi başına değil. Zaman zaman siyasal anlamda yakınılıyor, ama gene de bundan ne kurtulabiliyor ne de bir çıkış yolu arıyor.

Siyasilerin tutumlarından da bunu anlamak olası. Türkiye’de iktidara gelmek için belli yerlere olan bağlılıklarını gösterme zorunluluğunda buluyorlar kendilerini. Ya da emperyallerin hoşuna gidecek yaklaşımlarda bulunuyorlar.

Filistin ve Gazze olayı kimi çevrelerin rengini ortaya koydu. Bir siyasal partinin genel başkanlığına seçilen kişinin verdiği ilk demeçlerinden biri HAMAS’ı suçlamasıdır. Aynı zamanda aynı partinin Büyük Şehir Belediye Başkanı da aynı demeci verdi. HAMAS’ı, olayları başlatmakla ve terörist olarak suçladı. Türkiye’de iktidarlarını hem güçlendirmek hem de geleceğe ait beklentilerinin bir selâmı olarak da görülebilir. Türkiye’de uzun süreli iktidarda kalabilmenin tek yolu egemenlere olan bağımlılığın zorunluluğundan kaynaklanıyor.

Bir de halkların ve kimi çevrelerin tutumu var. Aslında bir genellemede bulunmak istemiyoruz, tutumlar bunu gösteriyor. Halkların daha özgür ve bağımsız düşünmeleri beklenirken onlar da âdeta belli bir noktaya kilitlenmişlerdir. Eski sol şimdi burjuva ve batıcı, ideolojik keskinlikleri kalmadığından tek sığınakları Kemalizm. Sol ve Marksizm’in gevşemesi, sadece söylemlerde geçmişe dönük bir anıştırmadan ibaret. Artık kimsenin ne emek, ne işçi derdi var. Zaten o kurumlar da ortada yok. Burjuvanın güçlü olduğu yerlerde sol diye bilinen parti tam anlamıyla iktidar. Komünist Parti kendi adayı Maçoğlu’nu Kadıköy gibi belgede gösterdi.

Asıl konumuza dönersek, kendilerini ilerici ve uygar gören bu halkın Filistin’deki büyük katliamda ilgisiz ve sessiz kalmaları daha çok şaşırtıyor. Bunu sadece Filistin ile sınırlı görmek çok da doğru olmaz. Fakat asıl sorun emperyalizme karşı sessiz kalınması ve hatta onların tutumunu benimsiyor olmalarıdır. İnsanların ruhlarına kadar sinmiş olan emperyalizm ruhunun kabullenişidir. Arapça tabelalara ve Araplara karşı duyulan nefret ve öfkenin emperyallere karşı aynı duyarlığı göstermemeleri. Neden böyle davrandıkları sorulduğunda o çok uluslu kurumlar güçlü markalardır ve kabul görülmüşlerdir. Bu tam anlamıyla köleliğe bir teslim oluştur. Bu, Türk ve milliyetçi kesimlerin genel bir tutumu. Arap dendi mi aynı tepkiyi muhafazakâr kesimlerden de görülebiliyor. Bunun için sosyal medyada gezinmek yeterlidir.

Bir de Kürt halkının tutumu şaşırtıcıdır. Çünkü onların verdiği mücadele artık bir kimlik sorunu olmaktan çok emperyallerin kendilerine verdiği desteği benimsiyor olmalarıdır. Ancak onların desteğiyle bunun mümkün olabileceğini düşünüyorlar. Emperyalizmin geleceğe dönük planlarının ne olduğunu çok da düşünmüyorlar.

Emperyalizm çıkarını düşünür, kiminle nasıl daha çok uyum içinde olacağına, çıkarlarına kimlerin daha çok uygun olduğuna bakarlar.

Buradan bakılınca bölünmüş ve parçalanmış halkların zihin dünyalarının kendilerine göre belli bir odaklanış olduğu görülüyor. Bu kesimlerin büyük çoğunluğunun Filistin’deki katliama sessiz kalışlarının böylesine gerekçeleri oluyor ne yazık ki.

Bu durumda ne insanî bir sorumluluktan ne de insan onurundan söz edilebiliyor. Siyonizm’in hedefinde Türkiye’nin büyük bir bölümünün olduğunu bile ne görmek ne de bilmek istiyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?