Reklamı Kapat

Ahlâkın ahlâkı

Böyle bir başlık olabilir mi diye sorulabilir. Ahlâk, erdemli oluşun asıl göstergesi. Hayatın hemen her anı için kaçınılmaz yaşayış tarzı. İnsana güven veren erdemin başlıcalarından biri.

Ahlâk ile adalet, ticaret, sosyal hayat, siyasal faaliyetler, aile içi yaşayış tarzı, insanlığa karşı sorumluluk gerektirir. Bunları hemen bütün alanlara yayabiliriz. İslâm inancının özlerinden biri. Çünkü Sevgili Efendimiz, “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için geldim” buyuruyor. Tamamlama vurgusu ayrıca önemlidir. İlk insandan itibaren insanlığa sunulan yaşama biçimi. Her peygamber de bunu yaşamak ve yaşatmakla görevli.

İslâm medeniyet düşüncesinin bu özü, insanlık için güven veren en önemli yaşama biçimi.

Günümüz insanları günümüzde birçok yönüyle kendilerini belli ederler. Müslümanların tutumları ve yaşayışları zikzaklı, inişli çıkışlı ve dalgalıysa demek ki sorunları vardır.

İnsanlar Müslümanlara bakarak onlar hakkında birtakım olumlu ya da olumsuz yargılarda bulunuyorlarsa üzerinde düşünmek gerekiyor. Önceki gün [24.04.2024.] hastanede iki çalışanın dertleşmelerine kulak misafiri oldum. Biri bir yakını için namazında niyazında ama... deyip birtakım şeyler sıraladı. Diğeri de bir yandan Müslümanlığı ve İslâm’ı savunurken yanlışlardan ötürü hayıfını belirtti. Bu, sıradan bir durum değil.

Özellikle siyasa’da İslâm’ı temsil edenlerin bireyler üzerinden çeteleleri çıkarılsa nasıl bir kişilik tablosu önümüze çıkar. Öyle ki yönetim erkinde olan, faaliyetlerini bir Müslüman olarak gösterenler için asla kabullenilemeyecek sonuçlar çıkıyor ortaya. İnsan belleği hepten öyle unutkan değildir. Güçlü olunduğunda belki bunları görülemeyebilir ya da dile getirilemeyebilir birçok nedenden ötürü. Fakat iktidar gücü zayıflamaya başlandığı andan itibaren ilkin fısıltılar sonra homurtular, daha sonra da yüksek sesle dillendirilmeye başlanır. Söz konusu, liderler, yöneticiler ve kişilerden çok bağlı bulundukları medeniyeti, inancı ve düşünceyi sorgulamaya başlarlar. Asıl ürkütücü ve üzücü olanı değerleri sorguluyorlar. Ve hatta o kadar ileri gidiliyor ki: “Bunlar Müslümansa ben Müslüman değilim”, kendi kulaklarımla duyduğum, yazılanları okuduğum: “Ben bunların dininden değilim” deyişleridir. Bunu salt ideolojik siyasal karşıtlık olarak düşünmemeli. Bunları söyleten nedir, neden bu noktaya gelindi?

Üzücü olan asıl tutum yukarıda yanlışlıklara, haksızlıklara, adaletsizliklere ve kimi kayırmalara alt katmandakilerin sözcülük etmeleridir. Eğer bir toplumun entelektüelleri, yazanları, çizenleri, akil insanları, söz sahibi kimselerin ses çıkarmadan olanı biteni onaylıyor olmaları daha vahim sonuçlar doğuruyor. Bu ahlâki sorunların tartışılmaması, konuşulmaması, olanı biteni onaylaması Müslümanlar adına ahlâki bir sorun ve sorumsuzluktur. Yapılan yanlışlara ortak oluştur. Sırf çıkarları, bulundukları konumları, ırkçılıkları, adaletsiz bölüşümleri, faizciliğe, hırsızlığa ses çıkarmayışları ahlâki bir sorundur. Hesap sorulmadığından sağlıklı bir ortamın oluşumunu beklemek de bir o kadar yanlış olur.

Çürüyen toplumların en tepeden en aşağıya doğru yaygınlaştığı bir sır değil. Nereden bakılırsa bakılsın, insanlarda ahlâki sorun olduğu bir gerçek. Bu durumda dinin caydırıcılığı ve etkisi de olmuyor. Çünkü dindarlar da bu yanlışın içinde iyice yitmişlerdir.

Müslümanlar önce başkalarının yargılamasına bırakmadan kendileriyle hesaplaşmalılar.

Batılılar özellikle İslâm’ın giderek yayılmasının ilk dönemlerinden itibaren insanların etkilenişi ve din değiştirişleri kendi toplumlarındaki sorunlardan olmuştur. Müslümanların adalet ve ahlâklarından, hakkaniyetlerinden etkilenmişlerdir. Bugün benzer durumu tam tersi bir yönde görüyorsak bunun sorumlusu da Müslümanlardır. Günlerdir siyasilerin kimi tutumlarının Müslüman sadeliğinin, tevazuunun yitişi, artık bir karşılık bulamayışı üzerinde ciddi anlamda durulmalıdır. Başkalarını suçlamak yerine önce kendine bakmalıdır. Müslüman’ın aynası çarpık ve kirli gösteriyorsa bunu gözden geçirmelidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Misafir - Yalan söyleyen kişi ahlaklı olur mu? Yalan söyleyen kişiden müslüman olur mu? Hadi insanları kandırdın ya Allahı? Allahı hiçe sayan insana ne denir?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Nisan 11:18


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?