Reklamı Kapat

İran'ı "doğru" "oku"mak

İRAN’a nereden, hangi gözle/gözlükle, hangi kimlikle, hangi pencereden bakmalıyız ki, oku”mamız doğru olsun? Ya, egemen küresel düzenin Siyonist- Evangelist penceresinden bakacağız veya İslâm'ın/vahyin penceresinden… İki zıt okuma... Küresel düzene itiraz eden Müslümanlar penceresinden bakmalı değil miyiz?

İran’a; Siyonist Yahudi Netanyahu’nun, Evangelist Biden’in gözüyle/gözlüğüyle düşman olarak bakmak mı, doğrudur? Yoksa merhum Erbakan Hoca’mızın, İsmail Haniye’nin gözüyle/gözlüğüyle Müslüman /dost ve kardeş olarak bakmak mı, doğrudur?

"Oku"mak; evreni, dünyayı, her şeyi/olayları,  insanları doğru değerlendirmek, zıtları seçmek, doğru hüküm ve görüş sahibi olmak için gerekli zihinsel çabadır... Okumalarımızın doğru olması için, mutlak doğru olan "vahiy" le, vahiy penceresinden bakmamız şarttır. Ancak, yeterli değildir. Ayrıca, doğru terazi/mizan/kriter bilgi yanında, doğru habere de ihtiyaç vardır... Okumalarımız vahiyle olmazsa, akıl, heva veya şeytanla olur… Akıl, vahye bakmazsa, şaşabilir, yanılır… Heva ve şeytan da, düşman olarak, zaten bize yanlışları "doğru" diye okutur. Aklımız, vahye/ Kitap ve sünnete uyarak doğru okuma yapabildiği gibi, heva ve şeytana uyarak yanlış da yapabilir. O halde, İran özelinde doğru bir okuma yapmamız için, vahiy penceresinden bakmak ve doğru bilgi ve habere ihtiyacımız vardır. Yoksa Siyonizm’in güdümündeki medyanın/şeytanın/tağutun/ABD’nin penceresinden bakmak, elbette bizi yanlışlara götürür; hem dünyamıza, hem de ahiretimize zarar verebilir. İslam’daki/Kur'an ve sünnetteki hayat nizamı nasıl ki beşeri düzenlerden her yönüyle farklı ise, bunun gibi "dost-düşman" kriterleri de farklıdır... İslam'da dost ve düşman kelimelerinin/kavramlarının özü/kimlikleri/tanımı ile AB'nin, ABD vb.’ninkiler bir midir? Şeytan, tağut, nefsi emmare, zalimler, müşrikler, kâfirler, Yahudiler ve Hıristiyanlar dost mu, düşman mı?

Ne yazık ki, ülkemizde işbirlikçi kimileri, Siyonizm’e karşı söylemleri, İran yanlısı olmak(?!) suçlamasıyla bastırmaya çalışıyor..

Siyonist-Evangelist "oku"mayla, Gazze'deki vahşete direnen mücahitler/HAMAS da terörist değil mi? Ve Siyonizm’in güdümündeki/ülkemizi bölmeye çalışan PKK, bize göre hain ve terörist iken, düşmanlarımıza göre neden "terörist" değil?

Ne yazık ki, ülkemizde birileri, hem de “ehlisünnet” adına, Allah Teâlâ’nın “kardeş” (Hucurat/10, 13) kıldıklarını, “düşman” kılmaya cüret edenler de var.

Allah Teâlâ’nın “dost- düşman” kriterlerine aykırı/beşeri/tağuti kriterleri tercih, bizi nereye götürür?

“Allah Teâlâ için sevmek ve buğzetmek farzdır; amellerin üstünüdür de.” (S.A.S.) “Bir Müslüman, kardeşini tekfir ettiğinde, muhatabı kâfir değilse, kendisine döner.” (S.A.S.) “İman etmedikçe, cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız.” (S.A.S.)

İran ve İsrail cepheleşmesinde/mücadelesinde:

* İran haklı, İsrail ve iş birlikçileri haksız...* İran halkının büyük çoğunluğu Müslüman/ehli tevhid/ehli kıble. Karşıtları Siyonist, Yahudi ve Hıristiyan... *İran da ayrıca, üçte bir nüfus Türk var. **İran Devleti'nin adı İslâm Cumhuriyeti; İsrail Devlet (?!) ise, muharref Tevrat’a dayalı dinî bir devlet...Ve ülkemizin önemli bir coğrafyası da Siyonist "Arz-ı Mev'ud” haritasının içindeyken, biz de tercihlerimizi yaparken, konumumuzu/safımızı da seçmiş olacağız. Bu konudaki tarafsızlık da, Siyonizm’e destek değil midir?

Bizim inancımıza göre, zalimin de, mazlumun da dini/kimliği sorulmaz. Zalime karşı mazluma yardım edilir. Bu nedenle, İran zalim, İsrail mazlum konumunda olsaydı, mazlum tarafa hak vermemiz gerekirdi. Çünkü inancımıza göre, düşmana bile adaletle muamele emrediliyor.

Ülkemizde sözde "ehlisünnet" adına Şia/İran düşmanlığı yapanlar, kimin ekmeğine yağ sürdüklerini fark edemiyorlar mı? Yoksa İsrail veya ABD vb. devletler Sünnî mi? Veya Sünnî Türkiye Devleti ile Şiî İran Devleti savaşı mı var, isteniyor? Böyle bir savaş kimlere yarar?

İsrail ve Batılı iş birlikçi yönetimler, halklarına rağmen Gazze vahşetinde İsrail'den yana dururken; HAMAS’ı açıktan destekleyen İran'a karşı saf tutmuşken, İran'a karşı "ehlisünnet" söylemiyle karşı çıkmak neyin nesidir? Bu, zımnen İsrail'in yanında, HAMAS’ın karşısında olmak değil midir? HAMAS yöneticileri, kendilerine İran'ın açıkça destek verdiğini beyan etmelerine rağmen... İran, neden İsrail ve Batılı yöneticilerce düşman edinilmiş; ambargoda… İran, Gazze'de HAMAS’a destek vermeseydi, son kriz çıkar mıydı?

Ehlisünnet istismarcıları,  HAMAS’ın Sünnî, İran'ın da Şiî olduğunu bilmiyorlar mı? Kaldı ki, küreselcilerle iş birliği içinde olduktan sonra, zalimler için Sünni veya Şii olmak, laik olmak hiç önemli değil… İtiraz edildiğinde, sorun çıkar; düşman/terörist ilan edilirsin... Değil mi?

Bir soru: AB ve NATO üyeliği de olmayan Siyonist İsrail’in soykırımına /vahşetine  açıkça destek olmak, AB’nin veya NATO’nun görevleri arasında mıdır?! -NATO’da yeni düşman renginin yeşil (İslâm) olduğu biliniyorken, bizim bu yapı içinde ne işimiz vardır ve güvenliğimiz ne kadardır?

İran; İsrail’e, ABD’ye göre düşman/terörist bir devlettir. HAMAS’a/İsmail Haniye’ye göre de, kendilerine devamlı yardım eden dost ve kardeş bir devlettir. Biz de ona göre konumlanmalı değil miyiz? HAMAS’a terör örgütü diyenler, PKK’yı üretip, destekleyenler değil mi? Gazze’de İsrail’in yanında olanlar, İran’a düşman değiller mi? Peki, Gazze’de HAMAS’ın yanında olanlar, neden İran düşmanlığı yapıyor? HAMAS’la İran dost ve kardeş iken...?

“Arz-ı Mev’ud” haritası, projesi ortadayken; NATO, AB, ABD, BMGK vb. Siyonizm’in hizmetindeyken; biz ülkemizin güvenliğini/bütünlüğünü/bölünmezliğini nasıl sağlayabileceğiz? sorularını, sormayalım mı?

Kudüs’ün güvenliği, Diyarbakır’ın, İstanbul’un güvenliğidir, gerçeğine rağmen... * “Beka” tehdit ve tehlikesi içinde olan ülkemizdeki bütün farklı kimliklerin uzlaşmak zorunda olduğu gerçeğine rağmen hem de “Arz-ı Mev’ud”/BİP/BOP, SEVR projelelerinin/haritalarının ortaya çıktığı bir zamanda... Ülkemizin bir bölümünün “Arz-ı Mev’ud” haritasında olduğu gerçeği karşısında...

*Siyonistlerin /düşmanlarımızın bizi “laik-dindar”, “Şiî -Sünni” Türk-Kürt” vb. farklılıklarımızla çatıştırmak istemesine rağmen... *Müslümanlar olarak, Kur’an’daki dost- düşman ölçülerine/kriterlerine uymamız gerekirken... Bunların aksine ölçüler benimsenmesi bizi ateşe götürür, gerçeğine rağmen... Siyonistlerin/ABD’nin düşmanlığının nerdeyse örtülerek, HAMAS’a açıkça destek olan İran düşmanlığı beyan ve tavırları bizi hangi safa götürdüğünün farkında olmalı değil miyiz? Bu, açık veya kapalı olarak İslâm ve ülke düşmanlığı değil midir? Aklımızı başımıza alalım, lütfen...

Siyonistler, ABD, AB, NATO vb. İran’a düşmanlar; HAMAS’a karşı İsrail’e yardım ediyorlar. Siz, hangi taraftasınız, farkında mısınız?

İran’la ABD, İsrail savaşsalar, siz hangi din, mezhep veya ırk adına taraf olacaksınız; üzülüp, sevineceksiniz?! İran’dan sonra da sıra ülkemize gelecek. Siyonizm, bunu hedefliyor…

Ve İran’ın belki üçte birinin Türk olmasına rağmen...

Ülkemizdeki dinî ve millî görüntülü/zayıf da olsa bir damar, nedense Müslüman/ Şii İran düşmanlığını örtülü de olsa gizlemiyor... Sanki binlerce km uzaktaki Müslüman/ Sünnî veya Türk devletleri yanında,  Şiî İran’a karşı konumlanmışlar... Oysa ne ABD, ne de İsrail Müslüman da, Türk de değil... Yahudilerin ve Hıristiyanların, birbirinin velisi olduğu, bize de düşman oldukları ayetine rağmen... Bu konumlanmayı açıklamak da, anlamak da zor değil mi?

Biz kendi içimizde/aramızda; sağcılık-solculuk, dindarlık-laiklik, Sünnîlik-alevilik/Şiilik,  Türk-Kürt-Arap-Fars vb. farklılıklarımız üzerinden hazırlanan tuzak piyesinde oynarken/kamplaştırılıp,  çatıştırılırken veya oyunu seyrederken, Siyonizm projesi yürütülüyor...

Gazze'de Sünnî HAMAS, İran’a hak/destek veriyorken, bizde kimilerin mezhep üzerinden konumlanmaları pek acı ve düşündürücüdür... Çünkü biliyoruz ki,  Arz-ı Mev'ud’un son aşamasında haritanın tamamlanması için hem Türkiye’den, hem de İran'dan toprak katması, bunun için de iki ülkenin savaştırılması gerektiğini merhum Erbakan Hoca’mız yıllar önce basiretiyle/öngörmüştü... Aklımızı başımıza alalım; bu Siyonist projeyi çökertelim; bu tuzağa düşmeyelim...

İnsanlık ve İslâm düşmanı Siyonizm’in şerlerinden Rabbimize sığınalım ve Siyonizm’i helak vaadine bizi en kısa zamanda şahit eylesin. Vesselam.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bahaddin Elçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Misafir - Böl parçala yut. Hiç değişmez ve şaşmaz strateji. Her zaman da yüzde yüz işe yarar.

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 18 Nisan 12:35
02

Ali - Yazı fıkıh nosyonundan oldukça uzak, hamasi ve ideolojik. Konu diyalektik mantıkla ele alınmış. Diyalektik mantık "Marksist" zeminde şekillenen bir mantıktır.

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 18 Nisan 12:26
01

YUNUS - önemli bir konu, aydınlatmaya devam edilmeli hocam.

Yanıtla . 6Beğen . 2Beğenme 18 Nisan 08:51


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?