Reklamı Kapat

Kesilen bağlar

Bu seçimlerde neler görüldü?

25 yıldır olan ve bu seçim sonuçlarına etki eden neler görülmedi ki, diye sorsak daha isabetli olur.

En başta bazı kök bağlarımızın önemi ve bunların kesilmesinin olumsuz sonuçları görüldü.

Köylerden ve tarım yapılan yörelerden başlayalım mı?

Mezralar boşaldı, bahçeler yok edildi, bağlar kesildi. Buralardan büyük kentlere göç eden gençler ve çocuklar ana-baba, dede-nine sevgisinden mahrum kalarak yetiştiler. Tecrübeli ve dinine bağlı büyüklerle hemhal olmaktan mahrum kaldılar. Göç ettikleri yerlerde ise komşuluk dahi yapılamıyordu. Almaları gereken tecrübe ve bilgileri kontrolsüz medyadan veya internetten aldılar. Ya da etraflarındaki iyi yetişmemiş arkadaş ve iş çevrelerinden aldılar. Aldılar sözü lafın gelişi, doğrusunu alamadılar.

Aile ve çevreden alamadıkları bu deneyimler okullarda da verilemedi. Yazboz tahtasına dönen müfredat ve kaliteden yoksun öğretmenler eliyle aldıkları eğitim neticesinde başıboş, kontrolsüz ve kalitesiz bir şeklide yetiştiler.

Aileleri ile yetişen gençler ise uluslararası sözleşmeler ve bunlardan türetilen kanun ve mevzuat ile sorunlu hale getirilen, daha doğrusu tahrip edilen aileler nezdinde, her biri değişik sorunlu gençler oldular. Aile bağları kesildi. Dağılan ailelerin faturası bu çocuklara ve gençlere çıkmış oldu. Böylece dolaylı olarak iktidar eliyle teşvik edilen cinsiyete dayalı sapık eğilimler ile yanlış eğitimler neticesinde deizme, ateizme ve başka izmlere varan yönelimler gençliği kasıp kavurdu. Aile ve okullardan yeterli ve doğru şekilde alınamayan temel eğitim ve öğretimi, etrafına bakarak öğrenebildiği kadar ve yanlış olarak öğrendiler. Her fırsatta Müslümanlık vurgusu yapıp bunu kafalara adeta çakan yukarıdaki yöneticilere bakarak, Müslümanlığı yanlış olarak öğrendiler. Yalanın, dolanın, iftiranın, rüşvetin, israfın ve lüks yaşamın Müslümanlığa uygun olduğunu ya da Müslümanlığın gereği olduğunu zannettiler. Birçok hoca veya kanaat önderi olarak kabul edilenler ise doğruları savunup öğretecekleri yerde, onlar da yukarı bakarak, yalancıların, rüşvetçilerin, fırdöndü gibi görüş değiştirenlerin lehine kanaat bildirdiler. Onlar gibi yaşamaya başladılar. Gençlerin kafaları bulandı. Olması gerektiği gibi doğru bilgilerle yetişenler adeta “imalat hatası” mesabesinde azınlıktadırlar. Onlar bizim bu kanaatlerimizin dışında kalırlar.

Gerçek Müslümanlığın gereği olan İslam kardeşliği bağları kesildi. Sınırlarımız dışında kalan Müslümanlara yönelik zulüm ve katliamlar bizim sorunlu yetişen bu gençleri yeteri kadar ilgilendirmez hale geldi. İslam Birliği ideali, kafalardan silindi.

İşte o sorunlu yetişen çocuklar ve gençler bugünün seçmenleri oldular.

AKP onları yıllarca “CHP gelir” korkusu salarak etrafında tutmayı ve Avrupa Birliği’nin bizim toplum yapımıza uymayan ev ödevlerini onlarla beraber yaparak ülkemizi ahlak ve maneviyat buhranına sokmayı başardı. Ayrıca en başta BOP gereği söz verdiği gibi “İsrail’i koruma ve kollama” görevi de büyük ölçüde bu seçmenlerin desteği ile gerçekleşti, gerçekleşmeye devam ediyor.

O seçmenler bugün “CHP gelir” korkusunun onları bir arada tutamayacağı kadar ekonomik krizlerle yüzleştiler. AKP’nin İsrail ile ticareti kesmeye yanaşmaması da etkili oldu elbet. Bu sebeplerle çoğu CHP seçmeni olmayı tercih etti. Enteresandır bunlar; uzlaşmacı ve eski CHP’nin yaptıklarından dolayı özür dileme ve helallik alma ve de genel merkezlerine Filistin bayrağı asıp Filistinlilerin haklarını savunma sürecindeki bir Kılıçdaroğlu liderliğinde iken o partiye oy vermediler. Ama HAMAS’ın terör örgütü olduğunu ilan eden bir Özel’in liderliğindeki CHP’nin seçmeni oldular. Çünkü onları doğru taraflara yönlendirecek olan kök bağları kesilmişti.

Bu seçmenlerin bir kısmı da son kampanyada AKP’den kaçanları çizgi dışına çıkmadan yakalamak için suni olarak balon gibi şişirilen bir oluşuma yakalandılar.

BOP için verilen sözler ve AB heveskârlığı kök bağlarımızı nasıl kesip tahrip etti, nesillerimizi nasıl ifsat etti, hep beraber görüyoruz.

Gül bahçeleri varken kaktüs bahçelerine sığınmak bu ifsatları düzeltebilir mi?

BİZİM İPİMİZ

 İpimize baktım, işte gördüğüm;

Uyanırsak çözülür bu kördüğüm...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?