Reklamı Kapat

Sonun Başlangıcı

Bir dönemin sonuna yaklaşılıyor sinyali. Tabi erime böyle giderse. Türkiye, 2024 yerel seçimiyle anormal durumdan kurtulmaya adım atmış görünüyor. Anormal durum şu; yirmiiki yıldır aynı parti ülkeyi yönetiyor. Bütün seçimlerde aynı parti birinci çıkıyor. Bu anormal bir durumdur. Seçime karşı seçimdir, yani seçim olmayan seçim. Yalan dolan da olsa, verilen sözler tutulmamış da olsa, her ne olursa olsun aynı parti kazanıyor. Yine aynı parti kazandı, sadece ikinci parti oldu. Neden bu seçimde birinci parti değil de ikinci parti oldu? CHP uzun aradan sonra ilk defa bir seçimde birinci parti olmayı başardı. AKP yirmibir yıl sonra ilk defa bir seçimde ikinci parti oldu. Neden?

AKP bir ideoloji partisi olarak yola çıktı, aradan on yıl geçmeden kitle partisi oldu, bir on yıl daha geçmeden devlet partisi olmaya yeltendi. İdeoloji partisi olarak yola çıktığında Müslüman kitleden oy alabilmek için önce başörtüsü serbestliği sözü verdi ve bunu kısmen gerçekleştirdi. Neden kısmen çünkü başörtüsü serbestliği anayasal güvenceye alınmadı sadece yönetmelikle iş görülüyor. Yönetmelik, yönetmeliği getirenlerle gider. Yani yönetmeliği getirenler gittiğinde yeni gelenler yönetmeliği iki dakikada kaldırır. Bunu bildikleri halde ideolojik bir yaklaşımla oy devşirmek için konu yönetmelikte bırakıldı. İdeolojik değil de rejimsel sistem olarak yani konuyu daha büyük düşünüp ele alsalardı konu anayasaya girer ve bir daha kaldırılamazdı. Konunun yasal kısmı böyleyken içerik içler acısı. Üniversitelerde başörtüsü serbest edildi ama tesettürlü öğrenci kalmadı, başörtüsünün içeriği boşaltılarak serbest edildi. Bu, her iki tarafa da şirin görünme taktiği. Müslümanlara dönüp başörtüsünü serbest ettim dedi, Batıcılara dönüp modern başörtülü hayır tesettürlü değil dedi. Bir taşla iki kuş. Sadece başörtüsü değil diğer konularda da aynısını yaptı. Siyasi içerik olarak “Müslüman’ım” demedi de “muhafazakâr demokratım” dedi. Örnekleri çoğaltabilirsiniz. Bunlar kitle partisi olmak için yapılan atraksiyonlardı ve AKP kitle partisi oldu. Kitle partisi olunca domuz etini kasaplık et kategorisine getirirken laikliği açıkça savunmaya başladı. Hatta laikliği o kadar savundu ki Arap Baharı sonrası Mısır’a laiklik tavsiyesinde bile bulundu. Bu arada açılışlarda dini sözler ihmal edilmedi. Müslüman kitleye, bunlar zaten bizim, ceketimizi koysak bize oy verirler biz kazanırız tavrıyla bakıldı. Müslümanların ihtiyaçlarına, isteklerine değer vermedi. Müslümanların fikirlerine değer vermedi. En önemlisi, kültür sanat konusunda Müslümanlara değer vermedi. Kitle partisi olduktan sonra devlet partisi olmak için önce cumhurbaşkanını partili cumhurbaşkanı yaptı sonra saray inşa etti. İşte dananın kuyruğunun koptuğu yer burasıdır. Partili cumhurbaşkanı parti başkanı olarak herkese her şey söyleyebiliyor ve yapıyor ama cumhurbaşkanını koruma yasasından dolayı kimse cumhurbaşkanını açıkça eleştiremiyor. Devlet partisi olmanın getirdiği yer, tek adam rejimi olmaktır. Tek parti dönemi günümüzde güncellenerek uygulanıyor. Nasıl?

Tek parti olmanın verdiği kibirle oy aldığı kitleye artık tepeden bakmaya başladı AKP. Devletin valileri aynı tek parti dönemindeki gibi devletin valisi değil de AKP valisi olarak hareket etmeye başladı. Her seçimde oy veren kitle 2023 seçiminde her şeye her gün zam gelmesinden dolayı aç açıkta olduğu halde geçmişteki ideolojiye dayanarak bir şey yapar diye yine oy verdi ama enflasyon düşmediği gibi her şeye her gün zam gelmeye devam etti. Emekli maaşları asgari ücretin çok altında olduğu halde düzeltmedi. Açlığa tahammül eden halk, Gazze konusunda bir şey yapmayan AKP’den artık umudu kesti. İsrail’e tepki göstermeyen AKP’den sıdkı sıyrıldı. Fiyatların her gün artmasına yapısal kalıcı çözüm bulamadığı gibi sanki devlet ortada yokmuş gibi bir ortamda artık devlet partisine ve genel başkanına güven kalmadı. Müslüman kitlenin inandığı her şeyin tersini yapan AKP, bu seçimle birlikte dağılma dönemine girmiştir. Olan Müslümanlara oluyor. Umut ediyorlar bir türlü gerçekleşmiyor.

İdeoloji partisi sonra kitle partisi sonra devlet partisi ve sonra güle güle!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Vatandaş - İktidardan nemalanan kesim yüzde kaç? AKP nin alacağı oy işte o kadardır. Yani en fazla yüzde 10. AKP yine çok oy aldı. Avrupada olsa bunlar ayakta kalamaz. Mısırda sisi yönetimi yüzde 90 nın üzerinde oy alıyor. Suriyede esad rejimi yüzde yüze yakın oy alıyor. Demokrasimizin vaziyeti böyle. Millet gerçeğe değil sloganlara oy veriyor. CHP eski alışkanlıklarını bırakıp millete hizmet götürmelidir. Slogana değil, gerçeklere, hamasete değil hizmetlere oy verilmelidir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Nisan 06:34


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?