“Erkekleri, kızları evlendirin” ayeti emirdir

Neslin devamı için kadın ve erkeğin birleşmesi lazım. Bunun için de Allah tek yol tanımış. O yol da nikâh akti, evlenme yolu. Kız ya da erkek, evlenmekten kaçan bireyler olursa o zaman iş babaya, dedeye, amcaya, dayıya düşer. “Sizden evlenmeye salih olanları evlendirin ey veliler. Onlar fakirse Allah onları zengin eder” diyor Rabbimiz. Geçimimizi sağlayamayız diye korkmasınlar, Allah onlara zenginlik verir. Böylelikle Allah, evliliği emrediyor. Kadın ya da erkek fark etmez, bir kimsenin, zina yapması muhakkaksa o kişinin evlenmesi farzdır.  Şüpheliyse evlenmesi vaciptir. Kadın veya erkek, çok sağlam karakterli tam bilinçli bir Müslüman olsa bile, zina ihtimali olmasa bile evlenmesi sünnet-i müekkededir. Peygamber Efendimiz ve diğer tüm peygamberler masumdurlar, günah işleyemezler çünkü Allah korumuştur onları. Ama Peygamber Efendimiz, Allah tarafından kendine tanınan tüm evlenme haklarını kullanmıştır. Peygamber günah mı işleyecekti de evlenme haklarını kullandı? Hayır. Tabii bu evlenmelerinin bir maksadı vardır.

“ALLAH BİZLERE EVLENMEYİ EMREDİYOR”

Dünya nizamının devamı, insan neslinin devamına bağlıdır. Allah-u Teala da kıyametin kopmasına kadar dünya nizamını irade etmiştir. Bunun da varlığı insan neslinin devamıyla ilgili. Bu yüzden de Allah bizlere evlenmeyi emrediyor. Peygamber Efendimiz de, “Evlenmek benim sünnetimdir, âdetimdir. Kim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir” demiş. Çok ağırdır bu söz. Hadis-i şerifin devamında, “Evleniniz, nikâhlanınız, çoğalınız. Mahşerde, kıyamet günü sizin çokluğunuzla diğer ümmetlere karşı övüneceğim” diye buyurulmuştur. Böylelikle evliliğin, Resulullah’ın kesin emri olduğu ortaya çıkıyor. Amerika’da bir Katolik profesör, “Sizin dininiz çok ilkel. Dininizin mantığa uymayan hükümleri var” dedi. Örnek vermesini istedim. Erkeğe dört evlilik hakkı, kadına ise bir evlilik hakkı verildiğini, bunun da adaletsizlik olduğunu söyledi. Onlarda evli kadın bile kocasından izin alıp başka erkeklerle birlikte olabiliyor. Evli erkek, karısından izin alıp başka kadınla birlikte olabiliyor. Onların da âdetleri, kültürleri böyle. Katolik profesörün böyle demesi üzerine Peygamber Efendimiz’in hadis-i şerifi aklıma geldi, “Onlara akıllarının alabileceği şekilde konuşun.” Karşımdaki, Katolik profesörü onun diliyle susturmam lazım, bir Müslüman olarak dinimizi iyi bir şekilde savunmam lazım. Ben, “Sen çok yakışıklı bir gençsin. Karın da herhalde güzel bir kadındır. Şimdi sen direksiyondasın, aranızda hiçbir sıkıntı yokken sarhoş bir delikanlı gelip sizin arabanıza çarptı. Eşinizin de eli kolu, ayakları ve beli kırıldı ve felç oldu. Hanımlık görevini yapmayacak derecede vücudu harap oldu. Şimdi o kadını suçu günahı yokken sokağa atmak olacak iş mi? İnsanlığa sığmaz. Siz de gençsiniz ve sağlıklısınız. Kadını da boşayamıyorsunuz, tek evlilik şartı o zaman nasıl olacak? İşte dinimizde olan ikinci evlilik böyle konular içindir. Öte yandan evlenip çocuk yapmak istedin ama ilk karının çocuğu olmuyor. Sen de çocuğun olsun istiyorsan ikinci evliliğini yapabilirsin. Ama aralarındaki adaleti karşılamak şartıyla“ deyince bana hak verdi. İşte dinimizde birden fazla kadınla evlenmek adalet şartına bağlanmıştır. Bu gibi zor durumlarda birden fazla evlilik çıkış yolu olarak önerilmiştir.

Hani şu din kitaplarını yazan âlimler var ya, onların hayatlarına baktınız mı? Büyük âlimlere bakıyoruz onlar hiç ikinci evlilik yapmamışlar. Derler ki, “İki hanım alanın bir tarafı bu dünyada cehenneme sarkmıştır.” Nedeni, insandaki nefistir. Bir kadın çok tatlı dilli, güzel huylu, diğeri suskun ve donuk, birisi güzel, diğeri çirkin gibi sebeplerle insanın gönlü illaki birisine kayar. Gönlü kayınca da onu kayırır ve adaletli davranamaz. Adil olmayınca da kadınların elinden kaçmak mümkün olur mu? Kadın hakkım diyerek erkekten davacı olur. Onun için, “İki hanım alanın bir tarafı bu dünyada cehenneme sarkmıştır” diyorlar. Böyle sıkı şartlara bağlı birden fazla evlilik yapmak.

EVLENMEYİ TEŞVİK ETMEK DE VELİLERE EMREDİLMİŞTİR

Evlenmeyi teşvik etmek konusuna tekrar geri dönelim. Evlenmeyi teşvik etmek de velilere emredilmiştir. “Erkekleri, kızları evlendirin” ayeti de emirdir. Peygamber Efendimiz, “Erkek çocuklarınızı evlendirin. Kız çocuklarınız evlendiriniz” diyor. Bunun üzerine bir sahabe de, “Ya Resulullah, erkek çocukları evlendiririz de kız çocuğu için birine, ‘Zorla sen benim kızımı al’ mı diyelim” demiş. Soru üzerine Peygamberimiz de, “Kızlarınızı altınlarla, gümüşlerle süsleyin. Onlara güzel elbiseler giydirin. Böylece erkekler onlara talip olsunlar” diyor. Kızlarınızı düzgün yetiştirin, oturmasını kalkmasını bilen, oturaklı, temiz giyimli yetiştirin öğüdünü veriyor Peygamber Efendimiz. Tabii dinimizde de kadınların, kızların sadece yüzü, eli ve ayakları gözükebilir emri var. Peki, altın, gümüş ve takılar boğaza ya da gerdana takılır, böylelikle de erkek bunu göremez. İşte o zaman da erkeğin anası ve kız kardeşi görür. Takılar kızı güzel gösterince anası da gelip oğluna gördüğü kızdan bahseder. Annesi kızın güzelliğini, süsünü anlatarak oğlunu evliliğe teşvik eder.

AMERİKALI KADINLAR ÇOCUK YAPMIYOR

Amerika’da çocuk yapılması için büyük teşvikler veriliyor. Çocuk yapacaklar için özel doktor veriyor, anne iyi beslensin diye para veriyor. İnsanların evlenmesi için özel teşvikler yapılıyor. Ama Amerikalı kadınlar çocuk yapmıyor. Çok az sayıda çocuk doğuyor. Aynı şekilde Avrupa’daki, Alman kadınlar, Fransız kadınlar, İngiliz kadınlar, İtalyan kadınlar çocuk yapmıyor. Neden? Çünkü dokuz ay boyunca çocuğu karnında taşıyacak, zevklerinden mahrum kalacak. Devlet teşvik için büyük faydalar sağlasa dahi kimse çocuk yapmaya yanaşmıyor. Siyahi vatandaşları hayvandan aşağı gören Amerikalılar, bir siyahiyi devlet başkanı yaptılar. Neden? Siyahi vatandaşlar devletin verdiği paralardan ve imkânlardan faydalanmak için boyuna çocuk yapıyor. Siyahi nüfus yarıya dayandı, Amerika’da siyahiler ihtilal yapmasın diye onlardan birisini devlet başkanı yapmak zorunda kaldılar.  Fransa’da da devlet başkanı, “Fransız kadınları çocuk yapın, yoksa yabancılar iktidara gelecek” diye uyarılar yapıyor. Bunu kendim defalarca televizyonda gördüm.

İSLAMOFOBİ YÜZDE 500 ARTMIŞ

Şimdi siz de içindesiniz. Dünyanın her yerindeki Müslümanlara karşı bir İslamofobi başladı. 1987’de Belçika’da bir şehirde konferans yapıyordum. Güzel ve kalabalık bir konferans olmuştu. Adamın birisi çıktı, “Ben belediye başkanıyım, bu konferans çok iyi oldu” diyerek beni övmeye başladı. Adamın benle dalga geçtiğini düşündüm. Çünkü Türk, Müslüman ve belediye başkanı, Belçika’da olacak iş değil. Sonra adam, “Hocam ben Denizliliyim, biz burada yüzde 51’iz“ dedi. Yerli kadınlar çocuk yapmamış, bizimkiler de orada çoğalıp belediye seçimlerini kazanmışlar. Şimdi Avrupa’nın da böyle bir korkusu var. O yüzden İslamofobi yükseliyor. Avrupa’daki gâvur yöneticiler, “Müslümanları buralardan kovalım, diğerlerini idare ederiz” diyorlar. Bunları görüyorsunuz. Yüzde 500 artmış İslamofobi. Meselenin özü de bu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Cevat Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Hasan Huseyin - RABBİM AKIBETİMİZİ HAYR EYLESİN İNŞEALLAH HOCAM

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Temmuz 10:20
02

Acecihüyük - Merhaba Hocam. İyi diyorsunuzda:10 yıldır bekar bir babayım.Konuşmak güzel de;biz bekar Babalar ne yapsın. Herkes konuşurken MANGALDA kül bırakmıyor. Kaç taneniz;camide sohbetlerde Konferans Seminerlerde;kaç bekar Müslüman erkeğin evlenmesine VESİLE Oldunuz. Ben kendi adıma;Durumumdan HABERDAR olupta yardım etmeyenlere HAK'kımı HELAL etmem.Müslüman KODAMAN'ların ekseriyatı Kendi zatı alileri ;Kızları erkek evlatları, en SEMİZ İnsanlarla beraber olabilmeleri derdinde VEYA kendi Hesaplarına ;daha leziz /Semirmiş bayan dertlerindelerdir. Örneğini CANLI olarak ;ülkemizin EN baba manevi Şehrinde görmüşümdür.("Bu şehrin Siyasilerinide ;600 yıllık camii bahçesindeki ÇINARLARI kesilmesine engel olmadıkları için") . Yardım talep edince de ;bizler KINANIYOR/AYIPLANIYOR/ellerinizdekine neden sahip çıkmadınız vb. Ama kendilerinin sekreterleri :Ateist/inançsız/şuh görünümünde bayanlar olabiliyor. Müteahhit Müslüman a 2-3 kadın serbest;Mücahit e ise; SABRET demekle Martaval okuyorlar. buna benzer şekilde küçümseniyorlarız.!!! Kitap yazmak /Konuşmak çok basit /çok kolay. SELAMLARIMLA.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 06 Haziran 23:53

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?