Okunmamış bir hikâyenin öyküsü: Behçet bey neden gülümsedi?

 

Siyasi gündem kendi mecrasında akadursun edebî cumhur gerçek gündemi bütün sahiciliğiyle sürdürmeye devam ediyor. Abdullah Harmancı’nın çok yakın zaman önce çıkan öykü kitabı neredeyse mahalli seçim tartışmalarının bile önüne geçti. Kitabı henüz okumadım. Bu hafta boyunca da okuyacağımı sanmıyorum. Bir önceki yazımda adı soru cümlesi olan kitaplardan bahsetmiştim. Bu yazıda Harmancı’nın “Behçet Bey Neden Gülümsedi?” kitabının adına hiç değinmemiştim. Çünkü bir bildiğim vardı. Behçet Bey’i tanımam. Gülümseme nedenini bilecek kadar veriye de sahip değilim. Fakat bildiğim bir şey var ki bu kitabın ismi kapağından muhtevasına kadar şenlik taşımış. Abdullah Harmancı öyküsü ile ilgili konuşmak bu yazının sınırlarını fazlasıyla aşacağından sadece Ahmet Sarı’nın diliyle söyleyelim: “Harmancı’nın öyküleri size nazar değdiğini düşünen annenizin Felak ve Nas’lardan sonra yüzünüze üflediği o huzur dolu soluğudur.” Bu cümle Harmancı’lardan adı Abdullah olan öykücü ile ilgili çok şeyler anlatıyor. Kitabın içine girmeden, kitap kapısının önünde şöyle bir durarak tahmin yürütmeyi denedim. Behçet Bey Neden Gülümsedi? İşte tahmini sebepler:

* Behçet Bey uzun süredir adına muhafazakâr ya da İslami denilen çevrenin hikâyeden öyküye evrilen kitaplarında derin mutsuzluklar, anlamsız huzursuzluklar sezdiğinden yazarının kontrol alanından çıkarak kendi kendine gülümsemeyi seçti.

* Behçet Bey her şeyin alabildiğine ortaya saçıldığı bu şiraze yoksunu ortamda mevcut durumu ince bir tebessümle anlatmak istedi. Bu tebessümün içerisinde neler yoktu ki?

* Öykücülerin kurgu karmaşası ve anlam daralması yaşadıkları günümüzde okuyucuya hayatın hiç de yazılanlar gibi olmadığını hissettirmek istedi.

* Yedi güzel adama altı demli çayı tepside değil parmakları arasında bir kalem gibi ustalıkla kavrayarak taşıdı. Altı çayla yedi güzel adam yediyi tamamladı.

* Kitaplar çok pahalı, okuyucu kitap alamıyor, gençler okumuyor gibi mazeret üretenlere minik bir tebessüm fırlatıyor Behçet Bey. Demek istiyor ki; hey ahbap! Abdullah Harmancı’nın yeni kitabı kısa zamanda yeni yeni baskılar yapıyor, sen ne konuşuyorsun?

* Behçet Bey yüzündeki tebessümle okuyucu üzerinde baskı kuruyor. Bu baskı kitabın yeni baskılarına davetiye çıkarıyor.

* Behçet Bey gülümsemeseydi büyük ihtimal öykü kişilerinden biri dünyanın geldiği noktayı bahane ederek gerilim oluşturacak ve bununla da kalmayıp “surat asmak hakkımız” diyerek öyküye karamsarlık hâkim olacaktı.

* Öykü gelmiş kitaba dayanmıştır. Öykünün yazarı sevinmeyecek de kim sevinecektir? Tam da mahsulün harman zamanıdır. Harmancı yüzündeki meserreti Behçet Bey’e emanet etmiştir.

* Hukuk okuyan oğlum Hasan İmer’e sordum: “Sence Behçet Bey neden gülümsemiştir?” Ne dese beğenirsiniz? “Behçet Bey’e sormak lazım” öncelikle cevabını verdi ve ekledi: “Adı Behçet olanlar kolay kolay gülmezler. Güldükleri zaman da bu gülümseme ânı hikâyeye dönüşür. Gerçek hikâyeci sıra dışı şahsiyetlerin nadir anlarını hikâyeleştirme ustalığı gösterebilenlerdir.” Hasan’ın verdiği cevaba karşı söyleyecek hiçbir şey bulamadım ve sadece gülümsedim.

* Abdullah Harmancı bizim hikâyemizi yazıyor. Biz kimiz mi? İşte tam da bunu söylemek istiyor olmalı. Eğreti, aksak ve de ideal olmayan taraflarımızla bizim mahalleyi anlatıyor Harmancı. Behçet Bey bu yönüyle bizim mahalleden birine benzemiyor. Karşıdan bizi izlerken şaşkınlığını gülümsemesi ile örtmeye çalışıyor; fakat bu tavrında hiçbir telaş yok.

* Muhtemelen okuyucu kitabı okuyup bitirdikten bir müddet sonra bu sorunun cevabına vasıl olacaktır.

* Ne demişti Cemal Süreya, “Bir kitapta resim şart”. Abdullah Harmancı’nın bu kitabı Behçet Bey’e izafe edilen gülümseme sorusu ile resimli kitap hüviyeti kazanmış. Kapaktaki görünmeyen yüz yoksa hepimizin görünmeyen ikinci yüzü mü? Yani biz, hepimiz yoksa Behçet Bey miyiz?

* Romandan film olur da öyküden olmaz mı? (Behçet Bey olsa bu soruya da tebessüm ederdi.)

Behçet Bey’in gülümsemesinin sokağa taşan bir tarafı var. Okuyucu seyirci olarak da bunu görmek ister kanaatindeyim.

Velut bir yazar Abdullah Harmancı. Bunu kitap sayısı noktasından söylemiyorum, öyküde deneyselliğe kapılmadan yeni anlatım imkânları ve de ufuklar keşfetmesi açısından söylüyorum. Kitabı okumadan kitabı işte böyle kapağını açmadan okutturuyor insana. Seçimden sonra kısmet olursa seçimimi bu kitaptan yana yapıp kitapla uzun bir yolculuğa çıkacağım.

Sevgili okur seçimini bu kitaptan yana yap. Yol, su, elektrik her sorunun kendiliğinden çözülecektir. (Behçet Bey Neden Gülümsedi-Abdullah Harmancı-İz Yayıncılık)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?