Gelinen nokta

Yerel seçimlere giderken iki şey konuşulur; geçmiş 5 yıl, gelecek 5 yıl! Geçmiş 5 yıl başkan üzerinden değerlendirilirse şahsiyet, icraat üzerinden değerlendirilirse zihniyet öne çıkar. Geçmiş dönem başkanlarının birçoğunun aday yapılmaması (hatta bir kısmının görevden alınması) gösteriyor ki; şahsiyetleri değerlendiren değerlendirmiş. O halde, zihniyetle yüzleşmek gerekiyor. Zihniyet açısından bakıldığında ise; “94 ruhu”na atıf yapılmakta ve yeni bir alternatif aranmaktadır! O zaman; geçmişten ders alarak geleceğe bakalım.

Seçime 13 parti girdiğine göre, her partinin gösterdiği adayın gelecek öngörüsünü masaya yatıralım. Kendini geçmişten alamayanlar bunu yapamazlar. Bunu başaranlar ise, ittifakların sanki iki parti seçime giriyormuş gibi seçmenin gelecek öngörüsünü perdelediğinin farkına varır. İşte bu farkındalık, yeni bir alternatife kapı aralayabilir. Aksi takdirde, sadece iki aday varmış gibi davranılırsa, üçüncü bir yol bulunamaz. Geleceği de, geçmişteki hatalar üzerinden değerlendireceksek, yeni bir sayfa açma ihtimalimiz kalmaz ki!

Seçim “yerel” özelliğini kaybeder ve “genel”leşirse, geçmiş altı genel seçimlerde oy verenler, gelinen noktayı sorgulamaya başlar. Gerçekten gelinen nokta, gelmemiz gereken nokta mı? Ekonomide, sosyal hayatta, dış politikada gelinen nokta, gelmemiz gereken nokta mı? Enflasyon, döviz kuru ve işsizliğin sürekli arttığı bir ülke, dünyanın ilk on sıralamasına girebilir mi? Huzursuzluğun ve güvensizliğin arttığı bir sosyal hayat yaşayan toplumla “Yeni Türkiye” kurulabilir mi? Dış politikada ve şehir hayatında emniyetsizlik, yoksulluk ve çevrenin tahrip edilme trendi yükselen bir bölgede barış hâkim olabilir mi?

Yapılması gereken işler, çözülmesi gereken sorunlar varken zaman kaybedemeyiz. Geldiğimiz nokta; vatan, millet, bayrak, din tartışmalarıyla geçiştirilemez boyutlardadır. Herkes biliyor ki; “vatanını seven, görevini en iyi yapandır” ve “milletin efendisi, ona hizmet edendir”! Üstelik seçim sonuçları ne olursa olsun, meclisin ve cumhurbaşkanının önünde 4 yıldan fazla bir zaman vardır. Seçmenin sandığa yansıyacak tercihini zorlamak yerine, yapacağı seçimi doğru okumalıyız. Çünkü milletin kararı, gelinen noktayı belirlediği gibi, gelinecek noktayı da belirlemeye yeter. Yerel seçime gittiğimize göre; gelinen nokta, şehirlinin ferasetiyle aşılacak.

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?