Reklamı Kapat

Evlenin…

  1. Evleniyoruz; zira Müslüman’ız. Konu ile alakalı İslam’ın hükümleri bilinmektedir.
  2. Evlenmeyi kolaylaştıran aileden evlenin. Tabi ki buradan kasıt ahlaksız ilişkiler değildir. Ama uygun şartlarda evliliği makul görüp teşvik eden aileler değerlidir. Zira evlilik hem İslam’ın önem verdiği şeylerden biridir; hem de tabii bir durumdur. Aksine evlenmemek anormalliktir. Buradan hareketle bir kadın ve erkeğin birbirine meyletmesi değil meyletmemesi sorundur. Zira erkek ile kadın arasında bir meyil yoksa ya hastalık vardır ya da gayr-i tabii bir ilişkiye meyil bulunmaktadır. Burada sorun meyil değil bu ilişkinin meşru, adil ve hukuki olmasıdır.
  3. Evlenmek tabii bir süreç ise evlilikte sorunların olması ve boşanmak da tabiidir. Mesele boşanmak değil İslam’a, örfe ve fıtrata uygun olarak boşanabilmektir. Bu tıpkı şirket ortaklığı gibidir. Biz, ortak olurken iyi ortak oluruz. Ama kavga etmeden ayrılan ortak çok azdır. İyi ayrılan ortaklar da ayrıldıktan sonra bir daha görüşmezler ki bu da yanlıştır. Yani insanlarla dost olmamız; ortak olmamızı ya da ortaklıktan ayrılmamamızı gerektirmez. Ortaklığa son vermek veya ortak olmamak da dostluğa engel değildir veya düşman olmamızı gerektirmez. Boşanmak da böyledir. Nasıl ki Allah’ın adıyla ve örfe-hukuka uygun olarak evleniyorsak bu şekilde de boşanmalıyız. Zira düşmanlığın bile bir hukuku vardır. Düşmanla bile asgari insani ilişki, hak ve görev ilişkisi bulunmaktadır. Dostu veren de alan da Allah olduğu gibi eşi veren de alan da O’dur. Bu yüzden isyan etmeye veya insanlara düşman olmaya gerek yoktur. Doğarız, büyürüz ve ölürüz. Para kazanırız ve harcarız. Evlilik de böyle bir süreçtir. Neticede ölürüz ve zaten tüm ilişkiler biter.
  4. Çocukları da hayatın merkezi haline getirmeye gerek yoktur. Tabi ki onları severiz, terbiye ederiz. Ama bir yerden sonra herkes kendi hayatını devam ettirir. Onlar bizim malımız değildir; bize emanettir. Onların tek hayatı da biz değiliz. Yani onlar tüm hayatını bize adamak zorunda da değildirler.
  5. İyi olacak çocuk, bizim yüzümüzden kötü olmaz. Kötü olacak çocuk da bizim sayemizde iyi olmaz. Tabi ki arada bazı ayrıntılarda değişiklik olabilir. Yani çocuklarımızla ilgilenmezsek sıkıntı çekebilirler ama neticede iyi insan olacaklarsa olurlar. Bu durum tüm insan ilişkilerinde geçerlidir. İnsanlar bizim yüzümüzden zalim ya da hasta olmazlar. Tabi ki sebep olmak vardır. Ama biz üstümüze düşeni yapıyorsak herkesin kaderde olması gereken yere varacağını bilmek gerekiyor.
  6. Denginizle evlenin. Ama mükemmel insan yoktur. Kendinize meşru ve makul asgari şartlar belirleyin. Herkeste her şart bulunmaz. Siz ne aradığınıza karar verin. Ama illa ki pazarlık payı olacaktır. Yani her ilişkide ki buna alışveriş ilişkisi de dâhildir; her zaman tarafların istediği olmaz. İlla ki taraflar bazı fedakârlıklarda bulunurlar.
  7. Karşınıza çıkan şeyin şer olduğuna dair bir deliliniz yoksa ona uyun. Zira bu kaderdir. Daha iyisi gelir diye beklemek, genelde sonu daha acı olan bir davranıştır. Zira kadere ittiba etmek, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmanın ve tevekkülün gereğidir.
  8. Adil ve kafa dengi birini bulursanız evlenin. Zira adalet, zaten her meselede, en önemli ilkedir. Kafa dengi olmak ise anlaşmak, iletişim ve problem çözmek için gereklidir. Karşımızdakinin kafasının bizden mükemmel olması önemli değildir. Önemli olan bizimle anlaşmasıdır. Bu durumda kötü bir insan iyi bir eş olabilir. Ya da toplumda iyi bilinen biri kötü bir eş olabilir. İşte burada uyum önemlidir.
  9. Güzel/yakışıklı, kibar, güler yüzlü ve hoş sohbet biriyle evlenin. Güzellik önemlidir. Zira insan, güzeldir ve güzeli istemek fıtratındandır. Yani hayatın gerçeklerini dikkate alın. Temizlik, bir gerçektir. Mal bir gerçektir. Sohbet ve sevgi bir gerçektir. Güzellik bir gerçektir.
  10. Geçmişte kötü şeyler yaşamış olsanız da yine de güzel şeyleri isteyin. İyi bir gelecek, kötü bir geçmişi unutturur. Ayrıca kıyamet sabahı bile ağaç dikmeye devam etmek gerekiyor. Yani “bu saatten sonra ne olacak” demek yanlıştır. Daha geç olan, geç olandan daha erkendir. Ayrıca ne kadar yaşayacağımızı bilmiyoruz. Adam gibi ve mutlu yaşamadı isek en azından adam gibi ve mutlu ölmek gerekiyor. Zira öldüğümüz gibi haşrediliriz ve böyle muamele görürüz.
  11. Herkesi aynı zannetmek de yanlıştır. Yani olumsuz tecrübe diye bir şey vardır. Biz yaptık böyle oldu demek, insanı atalete sevk eder. Bunun sonucu ise mutsuzluk ve ümitsizliktir. Mutsuz insanın yaptığı işlerde de bereket olmaz. Ümitsiz insan ise sonunda asi veya atıl hale gelir.
# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Turgut Akyüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

okur-yazar - Evlilik konusunda ve tabi diğer konularda çekilen sıkıntılara belki de şöyle bakmak daha doğru olur: İnsan her an ve türlü imtihanda.

Yanıtla . 0Beğen 21 Mart 11:51
01

CaN - Merhaba, yazınızı okudum fakat katılmıyorum. Evlilik kurumu artık Kumar haline dönüşmüş durumda ne yazık ki, yaşadığım olayı burda anlatmaya kelimeler yetmez. Üstelik Allah kitap diyen bir ailenin kızını aldım. Müslümanlığımdan utandım. Bu zamanda bu yasalarla evlenmek aptallıktan başka bişey değil. Bir damla mutlu olalım istedik, legal bir hayatımızı İslama göre yaşayalım istedik bu kadar. En büyük kazığı müslümanım diyenlerden yedik. Bir daha evlenmek mi, Asla.! Bir oğlum var, bu yasalar değişmeden adalet sağlanmadan resmi nikah asla yaptırmam.

Yanıtla . 1Beğen 19 Mart 14:43

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?