Reklamı Kapat

Siyasilere çanakkale dersleri

Bismillâhirrahmânirrahîm;

 MİLLETLER geçmişlerinden aldıkları güçle geleceğe yürürler. Her türlü imkânsızlıklara rağmen, Çanakkale harikasını meydana getiren milletimizin manevî dinamizmi dünyayı şaşırtmıştı. Tarihimizin şeref levhaları arasında yer alan pek çok fetih ve zaferlerimiz yanında; yalnız Çanakkale olayı bile, bize hız ve hamle kazandırmaya yetecek zenginliktedir.

Çanakkale cephesine koşan yiğitlerimiz ülkesine karşı sorumlulukları sebebiyle dönmeyi düşünmediler. Şehadet özlemi taşıyan, ölümü öldüren bir insan ve toplumun karşısında hiçbir beşeri güç tutunamaz. Çünkü onların dünyalık olarak kaybedeceği hiçbir şey yoktur; onlar ebedî olanın, asıl karar yeri olan cennetin özlemi içindedirler.

Tarihçiler açıklıyor: Savaşların yaşandığı Gelibolu Yarımadası’nın her metre karesine ortalama 6 bin mermi düşmüştür. “Gösterdiği vahşetle Avrupalı”, hayâsızca, orantısız güç kullanarak mukaddes bir dinin mensuplarına büyük bir tuzak kurmuştu. Avrupa, Kanada, Avustralya, Hindistan, Yeni Zelanda gibi ülkelerdeki Hıristiyan askerlerle yedi düvel Çanakkale önlerine geldi. Çanakkale’ye gelenlerin niyetleri İslam’ı yok etmek, koskoca mazlum bir ümmeti haritadan silmekti.

Mehmetçik olanca saflık ve samimiyetiyle cepheye koşmuştu: “İleri atılıp sellercesine!” Allah, tarihin en sıkıntılı döneminde, son kale Çanakkale’nin düşmesine izin vermedi. “Ölüm indirmede gökler, ölü indirmede yer / Bu ne müthiş tipidir, savrulur enkaz-ı beşer” manzarası karşısında, şehadete susamış kahramanları korudu: “Top, tüfekten daha sık gülle yağan mermiler / Kahraman orduyu seyret ki, bu tehdide güler.”

 

SU UYUR; DÜŞMAN UYUMAZ

İNANCIMIZDAKİ şehadet duyarlılığı mutlaka korunmalı. Siyasî partilerin bu konuda projeleri var mı? Tarihî düşmanlarımızın “dost” olmasını beklemeyin! “Domuzdan post, gâvurdan dost olmaz.” Düşman her zaman düşmandır. “Su uyur, düşman uyumaz.” Daima bizim zayıf zamanımızı kollar. Çanakkale’de milletimizin karşısına dikilenler kimlerse, 15 Temmuz darbe kalkışmasının arkasında da aynı dış güçler vardı.

Anadolu Gençlik Derneği’nin özverili çalışmalarını anmadan geçemeyeceğim. Çanakkale, Sarıkamış, Maraş Savunması, İstanbul’un, Diyarbakır’ın Fethi gibi önemli konularda programlar yapıyor; yeni nesle tarih şuuru kazandırmaya çalışıyorlar.

Çanakkale’de koskoca bir ümmeti yok etmeye girişenler, medeniyet ve insancıllık reklâmıyla gezip dolaşıyorlardı. Çanakkale’de maskeleri düştü. Bencillik, vahşilik, canavarlık gibi çirkin yüzleri ortaya çıktı. Akif’in deyimiyle, “Maske yırtılmasa hâlâ bize afetti o yüz / Medeniyet denilen kahpe, hakikat yüzsüz.”

Müslüman bir delikten iki kere ısırılmaz. Denenmiş denenmez. Akif, bizi uyarıyor: “Ehl-i Salib’in (Hıristiyanların) asla güvenilmez sözüne.” Türkiye’mizin bir Hıristiyan Kulübü olan AB içinde ne işi var? Onlar bizi sevmezler. Cemil Meriç’in deyimiyle, “(Hâşâ) Kur’an’ı yaksak, camilerimizi yıksak Batı’nın gözünde yine Osmanlı’yız; yani Müslüman!”

Müslüman ferasetli insandır. Ortak inançlara sahip olduğu Müslüman ülkelerle “birlik” oluşturur. ABD, dünya hâkimiyeti için Büyük Ortadoğu Projesi’ni (BOP) kurdu. Türkiye’yi tehdit ediyor; parçalayıp yutmak istiyor. ABD’nin projesi içinde yer almak ne büyük gaflet!

ÇANAKKALE ŞUURU

ÇANAKKALE şehitliğini dolaşın! Ülkemizin her köşesinden koşup gelerek vatan savunmasına katılan şehitlerimizi göreceksiniz! Ülke doğusuyla, batısıyla tek yürek olmuştu. Bölge, kavim; zengin fakir; halk, yönetici ayrımı yoktu. Bu meziyetimiz daha da güçlendirilmeli. Yolu da, iç barışın kâmil anlamda sağlanması.

Birlikte yaşadığımız insanlara karşı görev ve sorumluluklarımız var. Sorumlu insan ifsattan kaçınır; ıslah edici olur. Terör ülkemizi tehdit ediyor. Terörü besleyen, destek olan, kontrolünde bulunduran ABD’ye karşı uyanık olmalıyız. Doğu ve Güneydoğu’da teröre aldanan insanımıza yönelik pilot uygulamalar yapılmalı. Gençlerimizin ABD’nin sinsi planlarına alet olması önlenmeli. Akif’in Kurtuluş Savaşı’nda yaptığı görevi üstlenecek maneviyat erleri lâzım.

Siyasiler, insanımızı birbirinden soğutacak davranışlardan kaçınmalı. Hakaret, yalan, iftira, kara propaganda dış düşmanın savaşlar sırasında ülkeyi çökertmek için kullandığı “gri propaganda” yöntemidir. Sorumlu siyasetçi vatandaşını karalamaz; yakıştırmalar yapmaz; ithamlarda bulunmaz. Suçlular adalete teslim edilir; kararı yargı verir. Kişi, kişiyi cezalandıramaz. Değilse, insanlar birbirinden soğur; güven kaybolur.

Çanakkale’den alınacak dersler saymakla bitmez. İngiliz Amiral Garden 19 Şubat’ta ülkesine yazdığı mektupta, “14 güne kadar İstanbul’a ulaşacağız” diyordu. Gücü elinde bulunduranlar sonuçtan emindi. Fakat iman ve azmin gücünü unutuyorlardı. Koca Seyid cephane yüklü en büyük savaş gemisine tam isabetle infilak ettiriyor, savaşın seyrini değiştiriyordu. Mana, maddeye galip geliyor; Mehmetçik kendisini dünyaya hayran bırakıyordu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?