Son Dakika Haberleri

Reklamı Kapat

Suriyeli üç çocuğun tarihe geçen sözleri

Çocuk deyince tasavvurlarınızda oyun ve oyuncaklar canlanır öyle değil mi? Zira çocuk hayatın provasını oyunlar ve oyuncaklar vasıtasıyla yapar, erişkinlerin davranışlarını oyun aracılığıyla taklit eder. Ondan ne istediğini sorduğunuzda yüzünüze utangaç bir yüz ifadesi ile bakar ve hayalindeki oyuncağı söyleyiverir. Çünkü oyun onun işidir, oyun onun hayatla kurduğu köprüdür. Fakat savaşın çocukları için bu mümkün değil. Onlar çocukluğun sokağına uğramadan geçer ve erişkinlerin rollerine zorlanırlar. Omuzlarına ağır bir yük biner çocukların ve bu yükü taşıyabilmek için var güçleri ile çaba gösterirler. Oyunlar artık sadece hayallerinde kalmıştır savaşın çocuklarının. Savaş, ölüm, yoksulluk ve mahrumiyetinin her türlüsünü getirir masum dünyalarına. Savaşın çocukları ne çocukluğu yaşabilirler ne de gençliğin tadına varabilirler. Artık vakit minicik cüsselerine yüklenen o ağır yükü taşımakla geçmektedir.

Suriyeli bir çocuk son nefesini verirken işaret parmağını kaldırıyor ve “Hepinizi Allah’a şikâyet edeceğim” diyor. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde, “Çocukların hepimize ait olduğuna” vurgu yapılır. Yani hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın hangi etnik ya da kültürel yapıya sahip olursa olsun çocukların haklarını korumak, onların güvenliğini sağlamak biz büyüklerin sorumluluğu altındadır. Eğer çocuklar evlerinin bahçelerinde özgürce oynayamıyor, gökyüzünde uçurtmalarını uçuramıyor, kendilerini güvende hissedemiyor ve yaşamlarını parçalanan ceset görüntüleri arasında geçirmek zorunda kalıyorlarsa, bunun vebali hepimizindir. Eğer biz onları koruyamamışsak, Suriyeli kız çocuğunun tarihe geçecek ve kulaklarımızda hep yankılanacak o sözünü her çocuğun söyleme hakkı vardır: “Hepinizi Allaha şikâyet edeceğim.”

Küresel terörizmin yağdırdığı bombalar nedeniyle enkazın altında kalan bir kız çocuğu, “Amca fotoğrafımı çekme üstüm müsait değil” diyor. Zira teröristler işgallerini sürdürürken bize ait diyebileceğimiz bütün değerleri tahrip ediyor. Mahremiyet sınırlarımızı deliyor, bireysel sınırlarımızı ihlal ediyor ve bizi cansız bir nesneye dönüştürüyor. İslam kültürü ile büyüyen bir kız çocuğu yıkıntılar altında kalıyor ve varlığıyla bütünleştirdiği kültürel değerleri korumak istiyor.

Görüyor musunuz? Teröristler bizim bütün rutinlerimizi yerle bir ediyor ve çocuklarımız yaşamlarının başında savaşın çirkin yüzü ile tanışıyorlar. Bizler incir çekirdeğini doldurmayacak meseleleri büyüterek çocuğumun psikolojisi bozuldu deyip terapistlere koşarken savaşın çocukları kirlenmemiş benliklerinde tonlarca acıyı birden taşıyorlar.

Suriye’de açlıktan ağlayan bir çocuk, “Allah’ım çok açım, bizi cennete al da orada doyalım” diye dua ediyor. Savaşın mağdur ettiği çocuk akranlarının hayal ettiği hayatı ve oyunların engin dünyasını hayallerine dahi getiremiyor. Zira küresel terörizm, bu çocukların sadece evlerini, anne babalarını ellerinden almadı aynı zamanda hayallerini, ufuklara uzanan düşlerini de aldı. Şimdilerde savaşın çocuklarını ayakta tutan tek güç masum yüreklerinden dökülen duaları…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Ya HAK - Bu savaşı ben istemiyorum sen istemiyorsun siyasilerde istemiyor gözüküyor ama bombalama kararı verenler ülke liderleri...o ülke liderleri de hep beraber devamlı görüşen müttefik...ortada hepsi tertemiz melek...Bu vebal kimin?

Yanıtla . 1Beğen 14 Mart 14:55
01

1453 Fatih - Allahım yeryüzünde hiç bir mümin kulun kalmadımı duası kabul olsun bir Müslüman yokmu duasını kabul edesin Yarap şu günahsız yavruların dualarını kabul eyle onları buduruma düşürenleri sen kahreyle Amin

Yanıtla . 1Beğen 14 Mart 14:38

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?