Reklamı Kapat

Ponzinin öncüsü Dudu ve Esma…

Gün geçmesin ki bir para toplama olayı,

Sonra toplanan paralarla ortadan kaybolma vak’ası duymayalım.

Bazen düşünüyorum da,

Bu toprakların insanı çok mu saf,

Parasını gözü kapalı verebilmekte,

Ya da çok mu tamahkâr,

Aman oturduğum yerde param artacak deyip,

Toplayıcılara koşturarak yetiştirmekte.

Geçmişte de böyle şeyler olmuş mu diye düşündüm de,

Her zaman bu toprakların insanı safça inanmış,

Kurnazlar da daima o safları sömürmüş,

Hatta bugün kadın bankacıların insanları kandırma olayları gibi,

Eskiden kadınlar bile peygamberlik geldi iddiası ile halkı aldatıp elindeki avucundakini toplamış.

1871’de Bolu sancağı içerisinde Devrek’e bağlı Adatepe karyesinde Dudu ve Esma adındaki iki kadın, kendilerine kitap geldiği iddiasıyla faaliyetlere başlamışlar, insanları sömürmüşler hatta katliamlar gerçekleştirmişler.

Dudu 35 yaşlarındadır, rüyasında gördükleri ile Hz. Ali’nin türbesinin evinin altında bulunduğu işaretini almıştır, evi yıkıp yeniden yaptırmalıdır.

Köyün imamı önce yalanlasa da, o da onay verir anlatılanlara.

Muhtar da bu harekete katılır.

Dudu ve kocası bu rüya planı ile insanların Hz. Ali hassasiyetini sömürür,

İlk büyük desteği de köyden Esma ve eşi vermişlerdir.

Dudu ve Esma bu hareketin öncülüğünü üstlenmişler eşleri de kendilerine yardımcı konumda plan sahneye konmuştur.

Harekete hızla katılım büyümüş, Dudu Hatun’ un evi yıktırılarak buraya bir türbe, bir tekke ve aşhane inşa edilmiştir.

Dudu komşularını korkutarak, “Siz de burada rahat edemezsiniz ve belaya uğrarsınız” deyip onların da evlerini yıktırarak yerlerine  “cennet” adını verdikleri bir bahçe, bir misafirhane ve bir mutfak yaptırmışlardır. Böylece peygamberlik iddiasıyla bir cemiyet kurmuşlardır.

Osmanlı arşivindeki belgelerde, çevre köylere de davet pusulaları gönderilmiş.

Arşivdeki pusulalar, sadece davet değil emir dili hatta tehdit de içermektedir.

Saf bir toplumu bulunca dünyevi hırs ve amaçlarını uygulamışlar.

Dudu Hatun insanları öyle sindirmiş ki, talep ettiği kurbanlar kuyruğa girmiş. Çevre köylere gönderilen pusulalarda en önemli vurgu “kurban”dır hatta bazı kişilerden ikişer kurban talep edilmiş. Konu ile ilgili hazırlanan mazbatada, “…yüz elli kadar sığır ve manda gibi hayvanlar dahi türbeye kurban namıyla kestirilip ziyafetler verilmiş.” Böylece günde 6-7 büyükbaş hayvan kurban adı altında kesilip yenmiş. Dudu ve Esma hatunların maddi ve manevi sömürüsü altındaki halkın korkudan gıkı çıkmamış, katılımcı sayısı yüzlerce kişiyi bulmuştu.

Belgelerde hep birlikte türbede namaz kılmakta, namazlar vaktinden iki saat önce kılınmış, duyulan top sesiyle, “gökten top atıldı namazlar kabul olundu” denilerek halk şenliğe davet edilmiş. Bu da yalandı, köyün arka tarafında namaz vakti görevlendirilen kişi barut patlatmaktaydı. Kendilerine katılmayanların evlerine gidip, cemiyete davet edip gelirken kurban getirmesini istemişler. Köyden biri olumsuz yanıt verince, darbedilmiş, Dudu Hatun’a anlatılınca, “katledin” emrini vermiş. Ardından bütün aile katledilir. Katliam sırasında Esma’nın kızları Hanife ve Kezban da anneleriyle birlikte en ön safta hareket etmişlerdir. Başka bir hanede de katliam tekrarlanmış, diğer bir aile de evden kaçarak katliamdan kurtulmuşlardır.

Öldürülenler ibret-i âlem için sergilenmiş, kimse onları gömmeye cesaret edememiştir. Cenazeler, Tabur Ağası gelinceye kadar 8 gün meydanda kalmıştır.

İstanbul’dan takviye birlikler istenmiş, Adatepe’ye baskın düzenlenip 122 kişi ile beraber Dudu ve Esma Hatunlar ile kızları yakalanmıştır. İstanbul’dan gelen ekip sorgulamayı sağlamış, sorgulananlar, kadınların gösterdikleri kerametlere inandıklarından bahsetmişler.

Dudu ve Esma, muhtar ve bir kişi, ibret-i âlem için katliam yaptıkları evlerin önünde idamlarına karar verilmiş, pek çok cemiyet ileri geleni kürek cezasına mahkûm olmuş. Ölenlerin yakınlarına Sultan Abdulaziz, kaybettikleri kişiler için para yardımında bulunmuş.

Toplanan kurbanlarla suni bir cennet kurup yoksul halkın ziyafetlerle ödüllendirilmesi, cemiyete üye kazandırmakta etkili olmuş. Bu safsatalara inanmayanlar, kurban vermedikleri, oyunu bozdukları için ortadan kaldırılmışlar.

Sonuç olarak, akıl dışılıklara inanan sayısı her devirde çok fazla.

Yüksek kâr beklentisi ile toplanan paralar, dünyada cennet için koşturulan kurbanlar;  gelecek asırda muhakkak yeni bir yöntem bulacaktır.

Geniş bilgi için bknz; Fatih Öztop, “Adatepe Fesat Cemiyeti”, Hanım Efendi, Ed. Emrah İstek, Beyan yay. s.207-239.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler