Reklamı Kapat

Bu mesele gözden kaçarsa…


Ülkemizin son on yılları daha önceden şahit olmadığımız olayları yaşıyoruz. 2000 öncesi ülkemiz için övünerek anlattığımız meseleden biri tarımda kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olmamızdı. Artık samanı bile ithal eden, ana toprağı coğrafyamız olan, dünyaya ülkemizden yayılan ürünleri yurt dışından alır hale geldik.


Diğer bir konu ise nüfusumuzun Batı’ya göre genç olması ve aile bağlarımız ile övünüyorduk. Batı’nın mevcut aile yapısı ile toplumsal açıdan sürdürülemez bir süreçte olduğunu, ülkemizin ise birbirine bağlı aile yapısı ve genç nüfusu ile ilerleyen zamanlarda istediği ivmeyi kazandığında istenilen refah toplumuna ulaşılacağını anlatırdık. Teknolojimiz olmasa da hâlâ gelişmekte olan bir ülke olmamıza rağmen genç nüfusumuzu eğitimli hale getirdiğimizde atalarımız gibi dünyada söz söyler konumuna geleceğini konuşurduk.


Ama gel gelelim artık bu düşünceler bir bir ortadan kalkıyor. Her ne kadar mevcut iktidar “en az üç çocuk” derken 2023 senesinde Türkiye’nin nüfus artışı durdu. Birkaç senedir düzenli olarak düşen doğum oranı artık durdu. Türkiye’nin ortalama yaşı 34’e yükselmiş durumda. Yani Türkiye’nin nüfusu yaşlanıyor.


Diğer övündüğümüz konu olan aile ve aile kurumumuz da can çekişiyor. Avrupa Birliği’ne uyum için çıkarılan kanunların olumsuz etkilerini, duran nüfus artışı oranlarında gördüğümüz gibi resmi makamlarca açıklanan evlenme-boşanma istatistiklerinde de görüyoruz. Her sene yükselen evlilik yaşı, evlenme oranlarının boşanma oranlarının geri düşmesi, aile kurumunun yeniden ciddi bir şekilde ele alınması gerektiğini topluma ve yetkililere haykırıyor.


Nüfus, dünyada söz söyleyebilmek adına stratejik bir konudur. Nüfusa sahip olanlar istedikleri yerde devlet kurma hakkını talep edebilir. Hepimizin gözlerinin önünde gerçekleşen işgalci İsrail’in Filistin topraklarında hak iddia edebilmek için 1917’den beri sistematik bir şekilde dünyanın dört bir yanından Yahudi nüfusunu Filistin topraklarına taşıdıkları bilinen gerçektir. Şimdi haberlerde “yerleşimciler” diye geçen kişiler başka ülkelerden getirilip Filistinlilerin topraklarına yerleştirilen ve vatandaş yapılanlardır. Bu kişilere İsrail hükümeti silah dağıtımı da yapmaktadır. Nüfusa sahip olmak bu kadar önemli.


Diğer açıdan ülkeler, ülke geleceklerini devam ettirebilmek için ekonomide istihdam edilecek genç nüfusa muhtaçtır. Devletler sigortacılık ve emeklilik kurumunu devam ettirebilmek, sosyal refah devleti olabilmek için yeterli sayıda genci ekonomide çalışır halde tutmak, o nüfusu üretim alanında tutmak zorundadır. Burada gerçekleşecek bir aksama başta sağlık sistemi olmak üzere hukuk alanına kadar etkileyecektir. Ve bu etkileme maalesef devleti yöneten kadroların önüne bir sorun, bir problem olarak çıkacaktır.


Aile kurumu ve nüfus meselesi seçim meydanlarında “en az üç çocuk” nidalarından öte bir güvenlik haline gelmiş durumda. Çok uzak bir zamanda değil, nüfusun bu değişen yapısından milletimiz adına endişe veren bir durumdur. Gazetemizin yayın organı olan Maaile Dergisi’nde dikkat için gerektiğinde Aile Bakanlığı’nı da muhatap alarak sık sık dile getirdiğimiz konular neredeyse çözülemeyecek bir yumak haline gelmiş durumda.


Ekonomik değişim yani 2002’den beri vahşi kapitalizme uyarak Amerikan tipi uygulanan faizci kapitalist ekonomi modelinin geleceği nokta burasıydı. Hiçbir kural tanımadan insanların emeğini sömüren, milletin kaynaklarının bir avuç kişi elinde dönen mal hale getirilen sistemin tıkanacağı ortada olan bir gerçekti. Bu ekonomik modelin zamanla toplumu değiştireceği, dönüştüreceği, tüm ilkeleri silinir hale getireceği konusunda da mevcut iktidarın üst yöneticileri uyarılmıştı.
Ülkemizin geldiği noktada aklı başında olan herkes endişe içerisindedir. Hem ekonomide, hem hukukta hem de sosyal yapımızdaki içine düşülen çukurdan kurtulmak için ciddi politikalar üretilmeli, uygulamaya konulmalıdır. Seçim kazanmak için üretilen hamaset ortamından çıkılıp ortaya çıkan enkazın ortadan kaldırılması için herkes elini taşın altına koymak zorundadır. Geçici bir koltuk için verilen mücadeleler olumlu olarak ülkenin sorunlarını, meselelerini çözmek için kanalize edilmelidir.


Milletimizin, ülkemizin meselelerini çözebilmek için de en kısa zamanda Millî Görüş’ün ortaya koyduğu ilkeleri hayata geçirmek zorundayız. Millî Görüş’ün toplumumuzun birliği için oluşturduğu harç, milletimiz için tek çözümdür. Ailemiz için, çocuklarımız için, ülkemizin geleceği için kendi menfaatini, çıkarını kenara koyarak çözümler üzerinde ter dökmek zorundayız.


Türkiye nüfus artışının durduğu meselesini gözden kaçırırsak ülke olarak, korkarız ki sonradan iş işten geçmiş olur.

Elimizin arasına alacağımız kafamız kalmamış olur. Açıklanan boşanma, evlenme ve nüfus oranları ortada.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Elif Örs - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Firzan Ayyildiz. - ALLAH RAZI OLSUN. ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN. YAZILARINIZ BU KAVMİN UYANMASINA VESİLE OLSUN İNŞAALLAH KARDEŞİM. ALLAH'A EMANET OLUN.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Şubat 07:37


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler