Reklamı Kapat

Yıkılan bilmem kaç bin binanın yerine bilmem kaç bin depreme dayanıklı bina yaptık!

Makalemizin başlığı biraz uzun oldu. Ama konumuz da bir hayli önemli. 10 binlerce insanımızın enkaz altında kalmasından bahsediyoruz.

Doğal afetlerin birçoğunun yeri, zamanı ve şiddeti kestirilemez ama teknolojinin de yardımıyla önlem için atılacak çok sayıda adım var.

11 ilimizi adeta yerle bir eden deprem felaketinin üzerinden bir yıl geçti. Hâlâ enkazını temizleyemediğimiz epeyi enkaz duruyor. Acımız çok büyük… Asırlar geçse de kolay kolay iyileşmeyecek türden… Yaralarımız derin… Cenazesine dahi ulaşamadığımız kayıplarımız var hâlâ…

Velhasıl bir yıl geçmesine rağmen tablo netleşmedi anlayacağınız.

Bugün biraz “ne yaptık” yerine “ne yapabilirdik” üzerinde durmamız gerekiyor sanırım…

Çünkü bu depremler, bundan önce olanlar gibi bundan sonrası için de son deprem değil gibi gözüküyor. İnşallah

korktuklarımız başımıza gelmez ama biz tedbir almakla mükellefiz. “Yıkılan binaların yerine yenisini yapmakla övünmek” yerine “binaların altında canlarımız kalmadan” ne yapmalıyız üzerine kafa yormamız gerek.

6 Şubat felaketinin bir benzerini yaklaşık 22 yıl öncesinde yaşamış bir ülkeyiz.

Bilimin bize sunduğu imkânlar neticesinde zamanı tam kestirilemese de yeri ve şiddeti yaklaşık olarak belli olan deprem felaketlerine karşı elimizi çabuk tutabiliriz en azından.

Hâlâ çok sayıda insanımızın evine kavuşamadığı deprem bölgesinde yıkılan ve altında on binlerce can kalan bilmem kaç bin binanın yerine bilmem kaç bin bina yapmak marifet değil.

Marifet, o binalar yıkılmadan müdahale edip insanlarımızın burnu kanamadan yıkıp yerine yenisini yapmaktır.

En azından bugün yapmakla övündüğümüz, yani yapabildiğimiz binaları depremden önce elimizi çabuk tutarak biz yapsaydık binlerce canımızı enkaz altında bırakmazdık.

Teknolojisi ve ekonomik gücü bizden geride olan birçok ülke bunu yapıyor.

Yani depremi beklemeye gerek yok, devlet ya da siyasi iktidar birçok şeyi yapabilir.

Eksikse yasa da çıkartılır, gerekli finansman da sağlanır. Elbette bütün ülkeyi yeniden yıkıp yapmak mümkün değil ama bir yerden de başlamak lazım.

Herkes her şeyi söyleyebilir ama 22 yılda yani çeyrek asırda neredeyse hiçbir şey yapmadığımızı acı bir şekilde 6 Şubat depremleri suratımıza çarptı.

Özellikle Marmara Bölgesi, yani ülkemizin ekonomik ve nüfus olarak bel kemiği benzer bir riskin altında deniyor. Allah muhafaza, yine bilmem kaç bin binanın yıkılıp yerine bilmem kaç bin binayı yapmayı beklemeden biz bir şeyler yapabiliriz. Gerekince yapıyoruz da...

Depremlere asrın felaketi diyerek, “Biz ne yapalım, olan asrın felaketiydi” gibi yapmacık bahanelere sığınma çabasının faturası çok ama çok ağır oluyor…

Meral Akşener Hanım, üzerine düşeni yaptı…

Bu köşeyi takip edenler hatırlayacaktır. Bir süre önce İYİ Parti Sivas büyükşehir belediye başkan adayı şahıs, aday tanıtım programında genel başkanının da gözlerinin içine bakarak Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu Bey hakkında seviyesiz iftiralarda bulunmuştu. İftiraların ortaya çıkması üzerine Saadet Partisi’nden ve kamuoyundan ciddi bir tepki gelmişti. Biz de bu köşede söz konusu tablonun sorumlusu olarak Meral Akşener Hanım’ı göstermiştik. Çünkü iftira olduğu bilinen bir söylemi alkışlamış ve üzerinden günler geçmesine rağmen düzeltici herhangi bir adım atmamıştı.
Temel Karamollaoğlu Bey de TV5’te Mustafa Yılmaz’ın programında Meral Hanım’ı arayarak, olaya tepki gösterdiğini belirtmişti.

Geçtiğimiz günlerde iftiranın sahibi Sivas büyükşehir belediye başkan adayı adaylıktan çekildiğini duyurdu. Olması gereken olmuştu.

Öyle gözüküyor ki, Meral Akşener Hanım gereken adımı atmış. Sivas adayına geri çekilmesi söylenmişti. Siyasette sıkça kullanılan “sağlık sorunları” gerekçe gösterilerek adayın çekilmesiyle mesele de kapanmış oldu. Biz de bu köşeden gerektiğinde eleştirdiğimiz Meral Hanım’ın hakkını, gerektiği için teslim etmiş olalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Adil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler