Son Dakika Haberleri

Reklamı Kapat

Garson devlet çay dağıtıyor

Milli Görüş’ün temel esaslarından biri de Kerim Devlet ve Garson Devlet Anlayışıdır. Garson Devlet demek, devletin vatandaşına garson gibi hizmet etmesi demektir. İktidar geçmişte öğrendiği bu devlet modelini unutmamış olacak ki, bugünlerde vatandaşa çay dağıtıyor. Güzel, dağıtsınlar da vatandaşın sadece bir kısmına yani yarısına dağıtıyor. Diğer yarısına ise tehditler yağdırıyor. Bütün bunları yaparken de, “Biz 82 milyonu kucaklıyoruz” deniyor. Bu nasıl kucaklamak ki, milletin yarısına “zillet, illet” diyor; bir parti başkanını hapis ve tazminat cezaları ile tehdit ediyor. Millet ittifakında yer almayan Saadet Partisi’ne iftira ederek, terör gruplarıyla aynı safta gösterme çabasına giriyor. Sonra da 82 milyonu kucaklamış oluyor (!) Buna bir takım yandaşlar ve menfaat çevrelerinden başka kim inanır? Çocuk dahi inanmaz. Tabi ne söyleyebilirler ki? Gündem değiştirme mecburiyetleri var. Aksi halde vatandaşa vadedecekleri bir şeyleri kalmadı. Kuyruklara bile “varlık kuyruğu” diyerek bir çıkmazın içine giriyorlar. Sormazlar mı “varlığın kuyruğu mu olur?” diye. Varlık varsa kuyruk neden var ki? Anlıyoruz, bunlar çaresizliğin ifadeleri. Bu çaresizliğe bir çare bulmak için de bir takım yandaş ve menfaatperest çevreler Saadet Partisi’ne iftira atarak yalancılık maharetlerini ortaya koyuyorlar. Bir kere Saadet Partisi’ni ezana saygısızlıkla suçlayanlar ağızlarını çalkalasınlar. Hele de İslam aleyhinde çıkarılan zinanın suç sayılmaması, domuzun kasaplık hayvan ilan edilmesi, LGBT faaliyetlerine izin verilmesi ve idamın kaldırılması gibi kanunlar çıkarken sessiz kalan, hatta yanında yer alan bazı kendini bilmezler, Saadet Partisi’ne iftira ve hakaret etme yarışı içerisindeler. Uyduruk haberlerle manipülasyon yapmaya devam ediyorlar.

Milletin asıl gündeminden bahsetmiyorlar. Etmiyorlar, edemezler, çünkü korkuyorlar. Milletin asıl gündemi yoksulluk, işsizlik ve zamlar... Bu sıkıntılara çare bulmakta acze düşen iktidar ve ortağı, muhalifleri tehdit ederek kendilerine çıkış yolu arıyorlar. Yani hır haklarını kullanıyorlar. Şimdi diyeceksiniz ki hır hakkı da neymiş? Erzurum’un mahallelerinden birisi de Çırçır Mahallesi’dir. Eskiden buranın sakinleri hırçın, kavgacı ve hemen her meselede hır çıkaran insanlar olarak bilinirdi ve kendileri de bunu kabul etmişlerdi. Bahse konu Çırçır Mahallesi sakinlerinden birisi zamanında, bugün de var olduğu gibi o günkü kuyruklardan birine girer. Ama hakkı olmayan sıraya girmek isteyince orada kavga çıkarır. “Ne oluyor, ne yapıyorsun böyle?” diyenlere, “Ben Çırçır’lıyım. Hır hakkımı kullanıyorum” der. Aynen iktidar cephesi de bugünlerde hır hakkını kullanıyor. Bu nereye kadar devam eder? Bilemiyoruz ama bu gidiş, gidiş değil. Aslında toplumun birliğe, beraberliğe, kardeşliğe ve vahdete ihtiyacı var. İktidar cephesi beka probleminden bahsediyor, lakin beka probleminin panzehiri olan birlik ve beraberliğe tehditlerle çelme takıyor ve adeta nefret tohumları ekiyor. Umarız ki, bütün bunlar bir kenara atılır ve sağduyu hakim olur. Unutulmamalıdır ki, bu bir yerel seçimdir, ölüm kalım savaşı değildir. Ümit ediyoruz ki, 31 Mart seçimleri ülkemiz adına hayırlara vesile olur, vesselam...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?