Son Dakika Haberleri

Reklamı Kapat

AK Parti yakınlarını dinler mi?

Bismillâhirrahmânirrahîm;

ZENGİN kaynaklarını değerlendiremeyen; daima dış borçla yaşayan; eğitimi “tüketici” insan yetiştiren; tarımda soğan, patates, et gibi temel ihtiyaç maddelerini bile ithale başlayan; adalet mekanizmasına güvenin sarsıldığı; her alanda sıkıntılı bir ülke durumuna geldik. Uyarılara kulak tıkamanın acı akıbeti! Bu böyle gitmez!

Erbakan Hoca, 2002’de, AKP Hükümeti’nin güvenoyu aldığı günün akşamı, sorumluluk şuuruyla, kendilerini bekleyen problemler konusunda uyardı. Dinleyen kim? Vefat edinceye kadar da uyarılarını sürdürdü. Altınoluk’ta her Cuma çıkışı haftalık “gündem değerlendirmesi” yaptı. Bu konuşmaların hiçbiri hükümetin kontrolündeki gazete ve TV’lere yansımadı. Saadet Partisi’nin uyarıları da öyle!

AKP’liler, halk desteği sürdükçe kibirlendiler. “Sokakta yürüyen iki vatandaştan biri bizi destekliyor” demeye başladılar. Eski arkadaşlarının uyarılarını küçümseyerek, “Siz bize akıl vermeyin, oy verin” diyerek istişareye kapalı olduklarını gösterdiler.

Yıllar ilerledikçe kendi içlerinden de homurdananlar oldu. 2010’dan sonra, parti içinden de sorgulamalar başladı. “Gizlenemez” noktaya gelince kamuoyu da gelişmeleri öğrendi. Şimdi birçok partili yapılan yanlışların farkında. Uyarılarını sesli yapıyorlar. Bakalım, AKP bunlara kulak verecek mi? 

Millî Eğitim eski Bakanı Hüseyin Çelik, “Gemi su alıyor” uyarısı yapıyor; AKP kurucularından yüzde 98’inin sistematik olarak dışlandığını söylüyor; “Bunlar hain mi?” sorusunu yönelterek hatırlatıyordu: “Geminin dibi su alıyorsa, rahat ve lüks ortamda batarsınız!” (08.02.2016).

 

UYARILAR… UYARILAR…

AKP’NİN kurucu 4’lüsünden eski Başbakan Yardımcısı Abdüllâtif Şener, “Cumhuriyet döneminin en büyük yolsuzluğu yapılıyor” gerekçesiyle partisinden ayrıldı.

Kurucu 4’lü içindeki Meclis eski Başkanı Bülent Arınç, “Cumhurbaşkanı tarafsız olmak zorundadır” diyor; “Adalete güvenin yüzde 20’lere indiğini” (12.05.2015) hatırlatıyordu. AKP’nin toplama bir menfaat ortaklığına dönüştüğünü söyleyerek, “Biz’dik; ‘ben’ olduk. İnsan yol arkadaşını iyi seçmeli; bazı köşe yazarları Yezit’ten daha fazla cinayet işliyorlar” ifadesini kullanıyordu.

Yine Sayın Arınç gerginlik ve kutuplaştırma üslubuna da dikkat çekti: “Biz yüzde 50 oy alıyoruz; geride kalan yüzde 50 bizden nefret ediyor. Eskiden taraftarlarımız bizi sever; muhalifler saygı duyarlardı. Şimdi nefretle bakış seziyorum. Kemikleşme, kamplaşma var.” (Şubat 2015).

Arınç, akçeli kirli işlerin de üzerini açıyor; “Gökçek Ankara’yı parsel parsel sattı” diyordu.

AKP’nin hukukçu eski milletvekillerinden Burhan Kuzu canlı yayında, “Devletin içinde öyle israflar var ki, aman aman aman!” itirafında bulunuyordu.

İstanbul eski Milletvekili Mehmet Metiner, “İktidar şehvetine yenik düştük” diyor; “Zaman içinde kibirlendik, gururlandık, kendimizi halkımızdan farklı bir yere oturtmaya çalıştık” (17.07.2015) muhasebesini yapıyordu.

Yandaş medyadan en sık uyarıyı Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak yaptı: “Lâf ile verirler âleme binlerce nizamât” yazısında uyardı: “Meddahlık moda; trollerimiz var, amigolarımız var. Hani haksız yere kimseyi suçlamayacak; iftira etmeyecek; yalan söylemeyecek, hakaret etmeyecektik.” (03.01.2019).

 

İKTİDAR SARHOŞLUĞU

HÜKÜMETİN bekleneni veremeyişi, her şeyi alt üst etmesi karşısında, AKP Başakşehir İlçe Yönetim Kurulu Üyeliği de yapmış Timetürk yazarı Mustafa Sabri Başer, “Keşke Müslümanlar hiç iktidar olmasaydı” başlığıyla gerekçelerini açıkladı:

“Ne olduysa gücü ve iktidarı ellerine geçirdiklerinde oldu. İlkeler değişmeye, duruşlar gevşemeye başladı. Bizim hayat tarzımıza her türlü müdahaleyi yapanların kimliğine bürünür olduk.” (07.01.2019).

Konya eski Milletvekili, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, parayla tutulmuş “iletişim teröristleri”nden yakındı: “Kim bunlar? Troller.  Artık fikirler çarpışmıyor; troller karşı tarafa zarar vermeye çalışıyor. Söyleyeceğini söyle! Ama şahsiyetsiz kimlikler arkasına gizlenerek saldırma. Bunlar çete!” (27.11.2018).

Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni, Yeni Şafak gazetesi yazarı Hasan Öztürk, AK Parti’de alışılmışın dışında, bel altı vuran bir rekabet olduğunu; il ve ilçeleriyle özdeşleşmiş isimleri itibarsızlaştırmak için “satılık kalemler” kullanıldığını yazdı: “AK Parti içindeki bazı ekipler birbirini tasfiye etmek için akıl almaz yöntemler kullanıyorlar.” (27.11.2018).

AKP, baştan beri çözüm önerilerinde hep haklı çıkan Erbakan Hoca ve Saadet Partisi’ni dinlemedi. Şimdi, kendi içlerindeki irfan ve vicdan sahibi insanlar onları uyarıyor. Hiç değilse onlara kulak vermeliler. Seçimler gelir geçer. Aslolan ülkemizin geleceği! Birlikte yaşayan insanların her zaman birbirine ihtiyacı var. Erbakan Hocamızın bir ömür sürdürdüğü “nezaket” ve “dürüstlüğü” hepimize örnek olmalı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?