Çermik çermik olalı…

Geçtiğimiz hafta Diyarbakır Çermik’te kitap şenliği vardı. Yazar buluşmalarının yanı sıra paneller ve konferanslarla kitap okumanın önemi gençlere anlatılmaya çalışıldı. Çermik merkez nüfusu 20.000’in üzerinde bir kasaba. Huzurlu, sessiz, sakin bir ilçe. Tarihi siluetine rağmen ekonomik yönden fazla gelişmiş olmasa da kalkınma noktasında oldukça iyi bir yerde sayılabilir. En azından ben böyle gördüm. Gelişmişlikle kalkınmışlık arasındaki farkı eğitim panelinde de dile getirmiştim. Çermik’e ayak basar basmaz, “Eğitim ve öğretmenin sosyal gelişmede rolü” başlıklı panelde yerimizi aldık. Yoksulluğun kendini saklamadığı böyle bir kasabada eğitimin sorunları ve de öneminin bir panelde tartışılması gerçek bir “kalkınmışlık” örneğiydi. Bunu söylemeden geçmedik. Büyük şehirlerde ve de merkezi yerlerde bile cesaret edilemeyen böylesi bir organizasyona Çermik gibi imkânları kıt bir Güneydoğu kasabasında cesaret edilmesi gerçekten takdire şayan. Her ne kadar resmi makamlara izafe olsa da bu programın gerçek kahramanları Zeynep Doğruyol, Hatice Doğruyol, sendikacı dost Ramazan Akkılıç ve programlar boyunca konukları hiç yalnız bırakmayan Çermik Milli Eğitim Müdürü Sayın Murat Bozdoğan’ın gayret ve çabalarını söylemeden geçmeyelim.

Kıt imkânlara rağmen Diyarbakır merkezde bile kolay kolay yapılamayacak denli geniş bir etkinliğe imza atan dostları samimiyetle kutluyorum. Böyle bir etkinliğe teşebbüs etmek bile başlı başına bir başarıdır. Kültür şenliği boyunca aklımdan çıkmayan ve de çıkmayacak izlenimleri şöyle sıralayabilirim:

  • Çarşıyı gezerken tanıştığımız esnafın Çermik’teki bu şenlikle yakından ilgilendiğini gördük. Kitap, kültür ve de yazarla ilçelerinin anılıyor olması onları gururlandırıyordu.
  • Çermikli liseli ve de ortaokullu gençlerin heyecanı görmeye değerdi. Çermik Fen Lisesi öğrencilerini kolay kolay unutacağımı sanmıyorum. Nezaket, içtenlik, vatanseverlik dolu cümlelerinin yanında okudukları şiir ve de türküler gençlere yönelik ümidimizi daha bir artırdı.
  • Çermik’te mahalli seçimin ne gerilimi ne de gürültüsü patırtısı var. Gündemde sanat, edebiyat var.
  • Çermik’te Haburman Köprüsü üzerinden geçtiğiniz en güzel köprülerden biri olacaktır, mutlaka deneyin.
  • Çermik bir kaplıca bölgesi. İtalya’dan sonra dünyanın en zengin su kaynağına sahip yer olarak biliniyor. Kaldığımız otelde bu kaynağa da ulaştık, suyun gücünü gördük.
  • Genç şairlerimizden Hasan Bozdaş’a Çermik’te rastlamak hoş bir sürpriz oldu. Bozdaş ve sevgili Ata ile Diyarbakır’ı Sur başta olmak üzere karış karış gezme imkânı bulduk. Doğrusu meşhur Diyarbakır Ulu Camii’ni görmüş olmak az şey değildi. Adil bir akşamı bize yaşatan dostlara selam olsun.
  • Cengizhan Orakçı ile yolculuğun her zaman çekilir bir tarafı var. Zira her yörenin deyişlerini, ezgilerini, türkülerini bilen şair dostumuz Diyarbakır’ın da türkülerinden bizi mahrum bırakmadı.
  • 15 Temmuz Ortaokulu’nda bizi bekleyen çocukların okuldan ayrılıncaya kadar peşimizi bırakmaması ve de ağızlarında şiirleşen cümleler, hele Eylem’in, “Kuran’da Allah zamanın üzerine yemin ediyor” diyerek hepimizi zaman bilincine çağırması unutulur gibi değildi.

Peki, bütün bu bizi heyecanlandıran güzelliklerin yanı sıra “keşke” diyebileceğimiz şeyler yok muydu? İsterseniz bir dahaki programa katkı olması hasebiyle bu ‘keşke’lerden iki tanesini söylemeden geçmeyelim:  Keşke fuarda kitap dağıtım şirketlerince alınan kitaplar o kadar fahiş fiyatlara çocuklara satılmasaydı. Bu çocuklardan kitap için para almak bile şık değil bana kalırsa. Belediye özel olarak çağırdığı iki zata hatırı sayılır telifler ödeyeceğine o paranın kırkta birini gençlerin kitap almaları için kitap çeki haline getirseydi fena mı olurdu?

Keşke öğretmenlerin fedakârlıklarıyla ilk kez gerçekleştirilen bu fuarda kaymakamlık iki yazara özel muamele yapmasaydı, bunun diğer yazarları rencide edici olduğunu düşünebilseydi. Güneydoğu’da güç şartlarda eğitim gören gençlerimiz ve de çocuklarımız için daha çok çaba sarf etmek gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?