Reklamı Kapat

Sigara içmek, kul hakkı ihlalidir!

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın Erzincan’da yaptığı konuşmada, “Dünyada ve ülkemizde yıllarca ‘haram’ denilmediği için dikkate alınmayan sigara bağımlılığından insanlığı kurtarmamız lazım. Sigara haramdır ve her birimiz sigaranın haram olduğunu milletimize anlatmalıyız. Çünkü sadece bizim ülkemizde bir yılda 115 bin kişi hayatını kaybediyor. Bu ne büyük bir faciadır” ifadeleri basında ve sosyal medyada günlerce tartışıldı.

Sigaranın haram mı yoksa mekruh mu olduğu konusunda İslam âlimleri arasında farklı görüşler olsa da günümüzde sigaranın zararları tıbben daha iyi anlaşılmıştır. Bu şartlar altında hiç kimse sigaranın mubah olduğu yönünde fetva veremez. Bazı âlimler sigaranın haram olduğu, bazıları ise tahrimen mekruh olduğu yönünde fetva vermektedir.

Türkiye’de sigara yasağına yönelik ilk düzenleme Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Başbakan olduğu Refah-Yol Hükümeti tarafından 7 Kasım 1996 tarihinde 4207 sayılı “Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun” ile yürürlüğe girmiş, “Sağlık, eğitim-öğretim ve kültür hizmeti veren yerler ile kapalı spor salonlarında ve toplu taşımacılık yapılan her türlü nakil vasıtaları ve bunların bekleme salonlarında, kamu hizmeti yapan kurum ve kuruluşlardan beş veya beşten fazla kişinin görev yaptığı kapalı mekânlarda” sigara içilmesi yasaklanmıştır.

Bu tarihe kadar çocukların, hamilelerin ve her yaşta hasta insanların yanında, kapalı alanlarda, şehirlerarası otobüslerde, kamu kurumlarında, bekleme salonlarında kısacası insanların toplu kullanım alanlarında fütursuzca sigara içilmekteydi. Bugünden geçmişe baktığımızda toplu kullanım alanlarındaki sigara yasağının büyük bir hizmet olduğunu görmekteyiz.

7 Kasım 1996 tarih ve 4207 sayılı kanun, Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti tarafından 3 Ocak 2008 tarih ve 5727 sayılı kanunla genişletilmiştir. 19 Temmuz 2009 yılındaki değişiklikle de sigara içilmesi yasak yerler belirlenerek kapalı alanlarda sigara içilmesi yasaklanmıştır.

Sigaranın sağlığa zararlı ve israf olmasının dışında toplumsal yaşamdaki zararları da göz önüne alınmalı ve ona göre davranılmalıdır. “Küçük çocukların yanında sigara içen anne ve babalar, yolda yürürken ağzındaki aft, yara ve nefesiyle birleştirdiği sigara dumanını başkalarının üzerine üfleyerek caka satanlar, toplu kullanım alanlarında, otobüs ve metro duraklarında, bankamatik kuyruklarında, mitinglerde sigara içerek etrafındaki insanları rahatsız edenler, müşterinin yanında sigara içen ticari taksi şoförleri, toplu taşıma araçlarına leş gibi sigara kokusuyla binenler, caminin kapısına kadar sigarasını söndürmeyen ve pis sigara kokuyla cemaate katılanlar” kul hakkı kavramından habersiz olsa gerektir. Zira zerre kadar toplu yaşama kuralını bilen, empati yapabilen ve kul hakkına girmekten korkan insan bu şekilde davranmaz.

Kendi özel zevki için etrafındakilere zarar veren bu tipler, kendilerine, etrafındakilere ve tüm topluma en büyük kötülüğü yapmaktadır. Böyleleri için kendi zevklerinden başka hiçbir değer yoktur. Sağlıklı insanların bile sigara dumanından etkilenmesi bir tarafa, küçücük çocukların, hamile ve yaşlıların, alerjik-rinit ve astım hastalarının sigara dumanından daha fazla etkilendiğini akledemeyecek kadar duyarsız olanlar, kul hakkına girmekten imtina etmeyenler, kısacası bile bile insanlara zulmedenler, bir gün kul hakkı ihlaliyle karşılaşacaklarını, adalete, insafa ve merhamete muhtaç hale geleceklerini unutmamalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?