Son Dakika Haberleri

Reklamı Kapat

Yeni Bir Öneri

Yatay mimari dikey mimari tartışması süredursun İstanbul’da yakın zamanda herhangi bir mimariye yer verilecek bir toprak parçası bulmak mümkün olmayacak! Taşı toprağı altın denilen İstanbul’un, taşı toprağı beton olmuş durumda. Bu böyleyken insanların hayat gerçekleri bu şehirde ‘yığılmaya’ neden oluyor. İş mevzusundan dolayı İstanbul’a akış devam ediyor. İnsanımız boğulacaksam büyük denizde boğulayım ön kabulü veya önermesiyle kendini mega kentte buluyor. Bu anlamda İstanbul, içinde yaşayan her insan için kocaman bir gurbettir. İstanbul’da yaşayanlar kendine ait olmayan bir hayatı her gün yaşamak zorunda kalıyor. Neden kendine ait olmayan? Çünkü gurbet asıl hayat değil. İstanbul’un ‘duygululuğu’ buradan kaynaklanıyor. İstanbul bir bulvar yaşamdır. Böyle giderse de hiçbir zaman geleneksel olmayacak. Hâlihazırda herhangi bir geleneğin oluşmasının mümkünü yok bu şehirde. Peki, biz millet olarak gelenekçi bir millet değil miyiz? Elbette gelenekçiyiz. Ama bu geleneği ve dahası gelenekçiliği Batılılaşma uğruna devletimiz ortadan kaldırmaya çalışmış, çalışıyor. Burada gelenek kelimesi yerlilik anlamındadır. İstanbul’da yaşayanlar İstanbul’un yerlisi değil. Yerli olmamakla birlikte diğer bütün meseleler de gündeme geliyor. İstanbul’u her geçen gün daha da büyütecek projeler yapmak veya açıklamak Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sıkıntılarını daha da artıracaktır. Başta tarım ve hayvancılık olmak üzere bütün alanlarda dışa bağımlı hale gelecektir Türkiye. Bu, bir yere ‘yığılma’ meselesini devleti yönetenler ciddi düzenlemelerle önlemelidir. Peki, bu nasıl olmalı?

Devlet, İstanbul’da yaşayan lise ve üniversite mezunlarına yönelik KPSS benzeri bir sınav yapmalıdır. Bu sınava, kendi memleketinde yaşamak isteyenler girmeli. Yani kendi memleketine dönmek isteyenler. Sınav sadece İstanbul’da yapılmalıdır. İstanbul’da ikamet edenler girecek şartıyla yapılmalı. Yaş şartı olmayan bir sınav. Sınav yapıldıktan sonra atama yapılmalı. Atamada sınava girenlerin sadece kendi şehrini tercih etme şartı yer almalı. Bir şehir tercih edilecek o da kendi şehri. Başka şehir tercihi olmayacak. Bu sınavı ÖSYM yapmalı. Sistemde kim nereliyse sadece orayı tercih edecek şekilde düzenleme yapılmalı. Tercih yapacak kişiye kendi şehrinden başka bir şehri tercih etme imkânı olmamalı. Böylelikle hem kendi şehrine dönmek isteyenler döner hem de İstanbul daha yaşanır hale gelebilir. Böyle bir uygulama yapılsın İstanbul’un yarısı boşalır. Trafik sıkıntısı yarı yarıya düşer. Konut sıkıntısı ortadan kalkar. Tamam da devlet o kadar atayacak kurumu nereden bulacak denilebilir. Ona da çare önerimiz var?

Her şehirde öncelikle tarım çiftlikleri kurulmalıdır. Devlet kuracak bunları. Hayvancılık çiftlikleri kurulmalıdır. İsmi çiftlik olmayacak. Örneğin devlet keçi besleme ve yetiştirme kurumu olacak. Can eriği yetiştirme kurumu mesela. Bu işler kurumsal yapılacak. Devlet kurumu olacak. Tarım ve hayvancılığın her alanında kurumsallaşma olacak. Diyelim böyle bir devlet kurumu/binası oluşturuldu; çobanından bahçe sulayanına, ahır temizliği yapanından binada yöneticiye ve evrak işlerine bakanına kadar her alandan atama yapılacak. Kamu yönetimi mezunu yönetici olarak, tarım mühendisi uzman olarak vb. atanacak. Üniversitelerde bölümü olmayan alanlara da yakın bölüm mezunları atanacak. Böylece hem tarım ve hayvancılık kalkınır hem de insanlar devlet güvencesinde kendi şehirlerinde yaşar. Tabi bu sadece tarım ve hayvancılık ataması değil akla gelebilecek bütün alanlarda önce kurum yapılacak sonra atama olacak. Hâlihazırda var olan kurumlar aktifleştirilecek. Bunun biraz daha ayrıntılısı şu; her şehir neyi ile biliniyorsa o konuda devlet kurumu meydana getirilecek. Örneğin Maraş dondurması kurumu, Adana kebabı kurumu, Giresun fındığı kurumu, Amasya elması kurumu gibi.

Herkesin karnı kendi memleketinde doyarsa birçok sıkıntı ortadan kalkar!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Abduirrahman Serdar - Denemeği değer, güzel bir fikir. ilavesi de bizden olsun :

-Toplu Konut idaresi bu tercihlere göre, o şehirlerde ÜCÜZ Konut yapmalı,

- Bal, El Halısı imali (camilere - Devlet Desteği ile - bu halılar alınmalı)

- Aynı şehirde, asgari 5-10 yıl kalma zorunluluğu konulmalı

- Hepsi için mütenevvi Devlet Desteği verilmeli

Tayyip bey Başbakan olduğunda İstanbul için tesbitlerini ve söylediklerini hatırlasa !

Ne çare ki, ERGENE AVRAT Dövmesi kolaymış !

Allah, hepimize hidayet, samimiyet, uyanıklık ve İslam'ın SENCİLLİK'ini VERSİN

Yanıtla . 0Beğen 09 Mart 15:30

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?