Sigara yasağı gerçekten var mı?

Kanunen yasaklanmıştır dediğinizde sorunlar çözülmüş oluyor mu? Yoksa sorun daha da mı büyüyor. O halde elde edilmek istenen sonuç nedir? Gerçekten bir sorunu çözmek mi, yoksa bir takım kâğıtlara bir takım yazıları kanun diye yazıp sonra sümen altı etmek mi?

19 Temmuz 2009’da tam olarak uygulanan kanun ile sigara yasağı geniş bir çerçevede uygulamaya girmişti. Gerçekten de bu konuda önemli adımlar atıldı. Hatırlayalım eskileri. Kamu dairelerinde, yolcu otobüslerinde, vapurda, kantinde her yerde fütursuzca sigara içilirdi. İçmeyenler için tam bir zulümdü. Ve herkes bu durumu meşru kabul ettiğinden, bu düşüncesizliğe çok fazla ses çıkarılamadı. 2008’de çıkarılıp, 2009’da tam olarak uygulanan sigara yasağı kanunu ile eskiye nazaran çok önemli iyileşmeler oldu.  Bu yasanın temel amacı sigara içmeyen kişilerin, sigara içenlerin dumanına maruz kalıp sağlıklarını kaybetmelerini önlemekti. Artık kamu dairelerinden tutun, yolcu otobüslerine ve hatta duraklara kadar, çok geniş alanda insanı koruyan sigara yasağı uygulamaya konuldu. Bu konuda yayın organlarında destekleyici kamu spotları yayınlandı. Sayın Cumhurbaşkanı, özellikle medya önünde birçok defa sigara içenlere karşı açıkça tepkisini gösterdi. Böylece, sigaraya karşı aynı zamanda psikolojik bir mücadele de yapılmış oldu. Gerçekten de rahat bir nefes aldık. 

Fakat geldiğimiz nokta, yine ülkemize has bir devamsızlık problemi. Bu köşede çok defa, iyi niyetlerle başlayan birçok başarılı uygulamanın zaman içinde sürdürülememesi ve fayda getirememesinden ve hatta zamanla bir zarara dönüşmesinden bahsediyoruz. Sigara yasağında durum tam olarak böyle değil. Gerçekten çok önemli kazanımlar elde ettik. Ancak istenilen bütünsel sonuç tam olarak alınamadı. Ve bu konuda ciddi bir denetimsizlik oluştu. Kanunları uygulamak ve denetlemekle alakalı kamu görevlilerinin çok da başarılı olduğunu göremiyoruz maalesef. 

Bu yazıyı okuduğunuz saatlerde hangi şehirde olursanız olun, bir hastanenin hem de acil servisinin önüne gidin. Muhakkak ki servisin önünde düşüncesizce sigara tüttüren birilerini görürsünüz. Düşünsenize, sağlık bulmak için gittiğiniz hastanelerde bile bu sağlıksızlığa ve düşüncesiz insanlara maruz kalıyorsunuz. İstanbul’da şimdiye kadar hiçbir hastane görmedim ki bu görüntü olmasın. Peki, buradaki o kadar güvenlik görevlisinin vazifesi ne? Otobüs duraklarının hali içler acısı. Her durakta yine aynı düşüncesiz insanlar. Sigara dumanından kaçmaktan, otobüsü kaçırıyorsunuz. Abartmıyorum inanın. Örneğin her gün oldukça kalabalık olan Yenibosna Kuleli otobüs durağına istediğiniz herhangi bir vakitte gelin ve gözlemleyin. Durak, baca gibi maşallah. Yıllardır bir kere bile denetlendiğine şahit olmadım. İlk zamanlarda metrobüs duraklarında karara uyulsa da şimdi o kadar anonsa rağmen bu duraklarda da yasak çiğneniyor. Aynı düşüncesizler, o kadar kalabalık metrobüs duraklarında da sıkılmadan etrafa dumanın zehrini veriyorlar. Ve yine şimdiye kadar hiçbir metrobüs durağında, güvenliklerin bu kişilere müdahalede bulunduğunu görmedim. Örnekleri çok daha fazla artırabiliriz. 
Bu konularda topyekûn denetleme ve caydırıcı cezalar uygulanmadan, sorun çözülemeyecek. Bakalım o günleri de görebilecek miyiz? 

Son sözümüz de bu düşüncesiz zehir dağıtıcılarına. Başka hiçbir insanın sağlığını tehlikeye atma hakkınız yok. Bilindiği gibi sigara yalnız içeni değil, aynı ortamda bulunanı da öldürmektedir.  Yani pasif sigara içimine bağlı olarak da akciğer kanseri, KOAH ve kalp hastalıklarının geliştiği gösterilmiştir. Üstelik kapalı alanlarda sigara yasağının yürürlüğe girdiği ülkelerde sigaraya bağlı ölümlerin azaldığı gösterilmiştir. Dolayısıyla sakın özgürlük filan demeyin.  Başkalarını öldürme özgürlüğü diye bir kavram olamaz! Yolda salına salına yürürken, bir taraftan da rahat rahat sigara içen düşüncesiz arkadaşım! Arkandan gelen insanları, hastaları, sigaraya alerjisi olanları, küçücük çocukları hiç düşünüyor musun? Hayır değil mi. Yolda, dışarıda bile mi içemeyeceğiz kardeşim mi diyorsun. Evet… İçemeyeceksin. Hiçbir ahlak kuralında başkasına zarar vermek kabul edilemez. 

Ahlaklı ve erdemli bir toplumda bütün sorunlar kanun gücü ile çözülmez. Ahlakı kabul eden her birey, yanlışı görür ve buna yeltenmez. Bu konuda da illaki kanun gücü değil, toplumsal vicdan ve ahlak devreye girmelidir. Ancak her geçen gün artan sigara tüketimi ve bu düşüncesizlik, bu konuda toplum olarak hiç de iyi bir yerde olduğumuzu göstermiyor. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Harun Yapıcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler