Reklamı Kapat

Faiz belası

Yüce Allah’ın (c.c.) yasak kıldığı, haram saydığı, yapmayın dediği her şey mutlaka bizim için zararlıdır. Emrettiği, yapın dediği şeylerde de muhakkak insanlık için faydalar vardır. Örneğin ZEKÂT ibadeti zengin olan kimselere farz kılınmış, emredilmiştir. Zekât, toplumsal bir yarayı tedavi etmek için sosyolojik olarak uçurumları kapatan, iletişimi sağlayan çok güzel bir yardım, bir İNFAK şekildir. NAMAZ ibadeti de yine bizim için temizliktir, spordur, kaynaşma ve dayanışmadır, tevazu ve duadır. Oruç vd. bütün ibadetlerin mutlaka bireysel veya toplumsal olarak, mali, ruhi veya bedeni pek çok faydaları vardır. (Başka yazılarımızda bunlara ayrıntılı değiniriz.) Aynen emredilen farzlardaki faydalar gibi, yasaklanan şeylerde de bizler için zararlı unsurlar olduğu bilimsel bir gerçektir ve pek çok hikmete binaen yasaklanmıştır. Merhametlilerin en merhametlisi Yüce Rabbim, DİNE, AKLA, NESLE, MALA VE CANA zarar veren her şeyi HARAM kılmıştır. Bizim için yasaklanmış olan en önemli konulardan birisi, bizim konumuz olan FAİZ veya diğer adıyla RİBAdır. Konumuz olan faiz, çağımızın belasıdır. Ekonomiyi kasıp kavuran, ticareti ve üretimi yerle bir eden bir veba gibidir. Ancak biz yine de Yüce Allah’ın emri veya nehyidir, buyruğudur diye uyarız, semi’na ve eta’na deriz. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de faiz konusunda şöyle buyurmaktadır:

Bakara Suresi, 275. ayet: “Faiz (riba) yiyenler, ancak şeytan çarpmış olanın kalkışı gibi, çarpılmış olmaktan başka (bir tarzda) kalkmazlar. Bu, onların: ‘Alım-satım da ancak faiz gibidir’ demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Kime Rabbinden bir öğüt gelir de (faize) bir son verirse, artık geçmişi kendisine, işi de Allah’a aittir. Kim (faize) geri dönerse, artık onlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.”

Bakara Suresi, 276. ayet: “Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır (bereketlendirir). Allah, hiçbir günahkâr nankörü sevmez.”

Bakara Suresi, 278. ayet: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın.”

Bakara Suresi, 279. ayet: “Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resulüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.”

Al-i İmran Suresi, 130. ayet: “Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.”

Nisa Suresi 160-161. ayet: “Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu hâlde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helâl kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkâr edenlere de acı bir azap hazırladık.”

Rum Suresi 39. ayet: “İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah’ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekât verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat artıranlardır.”

Bu ayetlerden de anlaşılacağı üzere Yüce Allah kesin bir dille FAİZİ haram TİCARETİ helal kılmıştır. İslam’da el emeği, alın teri, göz nuru önemsenmiştir. Efendimizin (s.a.v.), “İşçinin hakkını alın teri kurumadan ödeyiniz” talimatı, İslam’da EMEĞİN ne kadar önemli olduğunun bir ifadesidir. Vefat etmeden önce Resulullah (s.a.v.) Efendimizin son üç tavsiyesinden birisi de, günümüzün ifadesiyle çalıştırdığınız kimselere, elinizin altında çalışan yardımcılara ihtimam göstermemiz konusundaki son tavsiyesidir. Emek değerlidir ve kutsaldır. “Zaruratı Diniyye” veya “Zaruratı Xamse” denilen ve korunması ısrarla istenen beş değerden birisi MALdır. Can gibi mal da Rabbimin teminatı altındadır. Yüce Allah’ın bu kadar önem verdiği MAL, ancak emekle elde edilmelidir. Bu amaçla dinimiz, ticareti helal, emeksiz elde edilen FAİZİ ise haram kılmıştır. Ticarette, sanayide, sanatta EMEK vardır, alın teri ve el emeği vardır. Faizde emek yok SÖMÜRÜ vardır, kul hakkı ve fırsatçılık vardır.

“Hikmetinden sual olunmaz” diye bir söz vardır Türkçemizde. Ayrıca “bila keyf” keyfiyetine bakılmaz ifadesi de benzer bir anlam taşımaktadır. Allah (c.c.) yasaklamışsa FAİZİ bu bize yeter, hikmetini, neden ve niçinini aramayız, araştırmayız demektir. Keyfiyetini ve hikmetini bilmemekte olur Rabbim yasaklamışsa bize itaat düşer, faize bulaşmamak düşer. O bizim Rabbimizdir, Halıkımız ve Razıkımızdır. Hâkim’dir, Rahim’dir, Sanı-ı Zülcelal’dir. Bizi bir hikmete binaen yarattı ve sorumluluklar verdi. Emir ve yasaklar koydu. Bize düşen görev, bu emir ve yasaklara sorgusuz sualsiz icabet etmektir. Çünkü O, merhametlilerin en merhametlisidir ve bize zarar vermek istemez. Bu nedenle biz İBADET ve İTAAT amacıyla faizden, ribadan şeytandan kaçar gibi uzaklaşmalıyız. Ancak yukarıda değindiğimiz gibi emirlerinde bizim için maslahat, yasaklarında ise yine bizim için mazarrat vardır. Emirlerinde ve yasaklarında mutlaka fert ve toplum açısında fayda ve zararlar vardır. Yüce Allah bizim için bu kuralları, emir ve yasakları vazetmiştir, ilahi ferman olarak bildirmiştir. Yüce Mevla’ya ne kimse zarar verebilir nede fayda. O her şeyi bizim için yapar, hem dünyamız için hem de ahiretimiz için. İşte FAİZ yasağı da bu mantıkla yasaklanmış, haram kılınmıştır. Toplumun ekonomik yapısını İFSAD ettiği için, bizi bu zülüm ve sömürüden korumamız ve bu mağduriyete maruz kalmamamız için, kısaca MAL EMNİYETİMİZ için yasaklamıştır.

Son söz olarak diyoruz ki, dinimize kulak verelim ve itaat edelim. Faize dayalı ekonomik düzene itibar etmeyelim. Her zaman ve her yerde faiz belasıyla mücadele edelim. Rabbimize kulak vermiş olan salih kişilerle beraber olalım. Faizi meşru görenlerin Allah’a isyan eden kişiler olduğunu unutmayalım. Dünyayı da istiyorsak faizden uzaklaşmamız lazım, ahireti istiyorsak yine faizden uzaklaşmamız lazım, hem dünyayı ve hem de  ahireti birlikte istiyorsak yine FAİZDEN ŞEYTANDAN KAÇAR GİBİ kaçmalı ve uzaklaşmalıyız. Söylemesi bizden, hidayet ve muvaffakiyet Rabbimdendir. Allah’a emanet olunuz. Selam ve dualarımla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdurrahman Sevgili - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?